KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/9520 E., 2022/12530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davasında İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın taraf vekilleri tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştrir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; talebin kabulüne, 360.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş; karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, hükme esas alınan Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 20.11.2019 tarihli raporunda davacının sürekli işgöremezlik oranının toplam % 52.7 olduğu belirlenmiş olup bu rapor kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre hazırlanmış fakat hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki, maluliyet raporunda lezyon veya arazların sürekli olup olmadığı, iyileşmenin olup olmadığı irdelenmediği, maluliyet oranlarının bu hali ile çelişkili olduğu nazara alınarak davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından içerisinde plastik cerrahi, nörolog ve ortopedi uzmanının bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9520, K. 2022/12530, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama