KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/981 E., 2024/12683 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/6 E- 20217 299 K
- Hüküm/karar
- Usulden Reddine
Karar Metni
975 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçlu ... aleyhine takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığını, anılan şahsın 25.12.2014 tarihinde öldüğünü ve mirascılarının mirası reddettiğini, ancak dava konusu 5 adet (...., ..., ...., ... plakalı 5 adet araç) aracın borçlu ölmeden önce kendi namına ancak davalı eşi ... adına alındığını beyan ederek araç alım işlemlerinin iptali ile davacıya cebri icra yetkisi verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, süresinde verdiği cevap dilekçesinde yetkili mahkemenin Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE YARGILAMA SÜRECİ
1-Mahkemenin 02.06.2015 gün, 2015/214 E- 2015/ 354 K. sayılı kararı ile " Mahkemece, davalının Finike de ikamet ettiğinden yetkili mahkemenin Finike Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. 2-Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1-Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.02.2016 gün, 2016/1954 E.- 2016/2119 K. sayılı ilamı ile "Dosya içeriğinden davalı ...'in ikametgah adresi, mernis adresi ve dava dilekçesnin tebliğ edildiği adres Elmalı da bulunmakta olup süresinde yaptığı yetki itirazı ile yetkili mahkemenin Elmalı Mahkemeleri olduğunu belirtmiştir.
Öte yandan taraf teşkili, yetki itirazından sonra değerlendirmeye alınması gerektiği gibi HMK'nin 60.maddesi gereğince taraflardan birinin diğerinin yokluğunda yaptığı itiraz da geçerlidir.
Bu halde mahkemece, Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.Öte yandan taraf teşkili yetki itirazından sonra değerlendirmeye alınması gerekir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk derece mahkemesinin 27.04.2021 gün, 2017/6 E. - 2021/299 K. sayılı ilamı ile; "davacının alacağın gerçek bir alacak olduğunu ispatlayamaması sebebi ile davanın ön şart yokluğundan" reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde. Müteveffa ... aleyhine 2005 yılında takip başlatıldığı, takibe konu bonoların tanzim ve vade tarihlerinin 2004 ila 2005 yılları arasında olduğu, dava konusu araçların ise ise ... tarafından 2010-2012 yılları arasında satın alındığı,
davalı taraf alacağın muvazaalı olduğunu iddia etmekte ise de, alacağımız takip dayanağı bonolar ile ispatlanmış olduğunu, davalıların yargılama aşamasında ikrar yerine geçmek üzere müvekkil ile ticari ilişkileri olduğunu da kabul ettiğini, davalı ...'nin yaklaşık 10 yıl sonra gönderilen maaş haczi müzekkeresinin gereğini yerine getirmemesi sonucunda, şahsen sorumlu duruma düşmesi ve şahsi malvarlığına haciz uygulanması sayesinde öğrendiğini, davaya dahil edilen 4. kişi konumundaki ...'ın, davalı ...'in babası olduğunu, davalı ... ,
mirasın reddinin iptali talepli olarak açtığımız Finike Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/186 Esas sayılı dosyasında tanık olarak talimatla (Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/25 Tal.) vermiş olduğu beyanında borçlu ...'in, kızı olan ... adına kamyon aldığını ve bu kamyonları ...'nin ölümünden sonra sattıkları halde borçları ödeyemediklerini beyan ettiğini, diğer davalı ... ile alacaklı vekili Av. ... arasında yapılan görüşmelere ilişkin HTS kayıtları da dosyada mevcut olup , araçları devralmadan önce müvekkil ile ... arasındaki alacak borç-ilişkisini bildiğini, davalı ..., icra dosyası içeriğinden de görüleceği üzere,
... adına kayıtlı ... plakalı aracın rehin alacaklısı olduğunu, dava dosyası içeriğinden de görüleceği üzere tanık .... beyanında Konya'da faaliyet gösteren ... Otomotiv isimli bir firmadan davalı ... adına araç satın alındığını, araçların borçlarının ödenmemesi nedeniyle ... aleyhinde ...
İcra Müdürlüğünün 2012/12438 - 2012/4776 - 2012/4775 Esas sayılı dosyaları ile icra takibine girişildiğini, safahattaki tüm görüşmeler ve ödemelerin ... tarafından yapıldığını, davalı tanıklarından ... beyanında, ...'i komisyon işi yapılan iş yerinde hiç görmediğini, zaten orada bir bayanın bulunmasının uygun olmadığını, kamyoncu dolu bir yer olduğunu belirterek davalı ...'in komisyonculuk işiyle uğraşmasının mümkün olmadığını söylediğini, ev hanımı olan, 3 çocuklu bir bayanın nakliyecilik işiyle uğraşmadığının dosyadaki davalı tanık beyanları ve dosya içeriğinden anlaşılması,
... ile araçları sattığı ... ve ...'ın arasındaki satışın gerçek bir satış olmadığı, ...'ın müvekkil ile ... ve ... arasındaki tüm süreci biliyor olmasına rağmen 4 adet kamyonu aynı gün satın almış olması , davalı ... yönünden namı müstear yapıldığını gösterdiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava BK'nun 19.dayalı muvazaa nedeni ile nam-ı müstear olarak yapılan satış işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Tasarrfun iptali veya BK'nun 19.maddesine göre dava yönünden ise alacaklıdan mal kaçırmak isteyen borçlunun kendi adını gizli tutarak hukuki işlemi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Bu tür işlemlerde amaç alacaklılardan mal kaçırma olduğundan alacağın bu muvazaalı işlemin yapıldığı tarihten önce doğmuş olması gerekir.
Mahkemece davacının alacağının gerçek bir alacak olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Somut olayda davacı tarafından dava dışı müteveffa ... aleyhine 02.02.2004 -06.01.2004 keşide tarihli, 2004-2005 vadeli 13 adet bonoya dayalı olarak Konya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2005/7035 E sayılı dosyası ile 09.12.2005 tarihinde takibe geçildiği, takibin kesinleştiği, dava konusu araçların 2010-2011-2012 yıllarında davalı ... adına satın alındığı, davacı tarafından dava konusu icra dosyasından davalı ...'e birinci haciz ihbarnamesi ile maaş haciz müzakkeresi gönderildiği, davalı ... tarafından müzekkereye süresi içerisinde cevap verilmemesi sebebi ile icra dosyasına borçlu olarak taraf sıfatı ile eklendiği,
...'in vefatından sonra davalı ... tarafından maaş kesintilerinin de dosyaya yatırılmaya devam ettiği, 25.02.2015 tarihinde ... mirasçılarının mirası reddettiği, iş bu davanın açıldığı tarihte dava konusu araçların diğer davalılara devredildiği anlaşılmıştır.
Davalılar dava konusu alacağın gerçek bir alacak olmadığını iddia etmişse de yukarıda da belirtildiği üzere takibe konu senetlerin 2004 tanzimli olması, 2005 yılında takibe geçilmiş olması, davalı ...'in de borçlu olarak icra dosyasında taraf olarak görünmesi sebebi ile alacağın gerçek bir alacak olduğu kabul edilerek esasa girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/981, K. 2024/12683, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama