KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/9818 E., 2024/6078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2381 E. 2022/978 K.
- Hüküm/karar
- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine/ Davanınkısmen kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/269 Esas 2021/825 Karar
Karar Metni
995 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dışı sürücünün 31.08.2018 tarihinde karıştığı kaza sonucu davacıların desteğinin vefat ettiğini, sigortalı araç sürücüsünün aşırı hızlı ve alkollü araç kullandığını, ceza davasında mahkumiyetine karar verildiğini, davacıların ölenin mirasçıları ve destek göreni olduğunu, kazaya karışan aracın davalı ... şirketince Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalandığını,
davacıların dava açmadan önce sigorta şirketine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97 nci maddesi uyarınca başvuru yaptığını ancak sonuç alamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir müvekkili yönünden 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin görevli olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispata muhtaç olduğunu, davacıların desteğinin motosiklette yolcu olduğunu, motosikletin tek kişilik olup istiap haddinin aşıldığını, davacıların müteveffadan destek gördüklerinin ispata muhtaç olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi ödeme var ise bu hususun re'sen gözetilmesi gerektiğini, davacıların ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz isteyebileceklerini ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların desteğinin meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeni ile davacıların destekten yoksun kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın sigortacısı olması nedeni ile meydana gelen zarardan sorumlu olduğu davacı ...’in davasının reddine, davacı ... ’in davasının kısmen kabulü ile davalı ... şirketinin sorumluluğu ZMSS poliçe teminat limiti ile sınırlı olması koşulu ile 692,45 TL’nin temerrüt tarihi olan 26.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacılar ... ve ...’in davalarının kabulü ile davalı ... şirketinin sorumluluğu ZMSS poliçe teminat limiti ile sınırlı olması koşulu ile davacı ... için 131.390,85 TL ve davacı ... için 3.280,80 TL olmak üzere toplam 134.671,65 TL’nin temerrüt tarihi olan 26.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde ; davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile değil Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiğini, itiraz ettiklerini, itirazlarının dikkate alınmadığını, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla ve mahkemece yapılan müterafik kusur indirimi isabetli olmakla birlikte somut olayın oluş özelliği ve müteveffa sürücünün kaza anında hiçbir güvenlik önlemi almaması sebebiyle takdir edilen indirimin hakkaniyetin sağlanması noktasında yeterli olmadığını, kararda müteveffa ...'in %60 oranında kusurlu bulunduğu bilirkişi raporu baz alınarak hüküm kurulduğunu,
bilirkişi raporuna sunmuş oldukları itirazlarının dikkate alınmadığını, davaya konu kaza sebebiyle hayatını kaybeden müteveffanın mirasçısı olmanın tek başına destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için yeterli olmadığını, davacıların müteveffa dışında başka destekçilerinin olup olmadığının tespitinin gerçek zararın tespiti bakımından önem arz etmekte olup bu hususlar irdelenmeksizin ve müteveffanın davacılara destek olduğu somut olarak kanıtlanmaksızın verilen hükmü kabul etmediklerini,
mahkemece davacılara SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı veya aylık bağlanıp bağlanmadığı hususları irdelenmeden kurulan hükmün hukuka uygun olmadığını, kusur tespitine yapmış oldukları itirazların değerlendirmeye alınmadığını, yetersiz kusur tespitine göre verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu, yapılan hesaplamada mahkemece verilen tazminat miktarlarının davacıların sebepsiz zenginleşmesine yol açacak nitelikte fahiş ve kabul edilemez olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak kabul edilen kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davasının ıslah talepleri dikkate alınmak suretiyle kabulüne karar verilmesinde, davalı vekilinin tüm istinaf taleplerine ilişkin ilk derece mahkemesince gerekli araştırmanın yapılmasına, davacıların desteğinin motosiklet sürücüsü olup kask kullanmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı anlaşılmasına göre verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleri ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden motosiklet sürücüsünün yakınlarının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davanın görevli mahkemede açılmış olmasına, müterafik kusur indiriminin yapılmış olmasına, dosya içerisinde yer alan kusur raporlarının denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9818, K. 2024/6078, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama