KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10306 E., 2024/207 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/908 E - 2021/909
- Sayısı
- 2021/İHK-39201
- Dava tarihi
- 31.05.2021
- Hüküm/karar
- Davalı İtirazının Reddine/Davanın Kısmen Kabulüne
- Sayısı
- 2021/149309
Karar Metni
1.462 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.09.2015 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı kazada sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını, ödemenin gerçek zararı karşılamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik zararı için 4.000,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 500,00 TL, bakıcı gideri zararı için 500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL''nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 20.09.2021 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 79.711.00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı konuda mahkemede dava açıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kesin hüküm bulunduğunu, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri ihtiyacı yönünden kesin hüküm kurulduğunu, davacıya mahkeme kararı gereği 39.400.65 TL ödeme yapıldığını, ardından davacının yaptığı başvuru sonrası 44.412 TL ödeme daha yapıldığını, bakiye tazminat alacağının kalmadığını, maluliyeti kabul etmediklerini, maluliyette artış olmadığını, kusuru kabul etmediklerini, yeni genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 79.711 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin 1.000,00 TL'lik talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal etmiş olduğundan tahkim başvurusuna konu edilemeyeceğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının sürekli iş göremezlik talebinin de kesin hükümle sonuçlanmış olduğundan dava şartı yokluğundan başvurunun reddi gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, maluliyet tespitinde kullanılan Yönetmelik'in hatalı olduğunu ve raporun maluliyet artışını ispata elverişli olmadığını, mevzuata aykırı olarak yapılan hesaplama üzerinden karar verilmesinin haksız olduğunu, tazminat hesaplamasında TRH 2010 Tablosu kullanılması,
%1,8 teknik faiz uygulanması ve progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemin kullanılması gerektiğini, 1/5 oranında vekalet ücretline hükmedilmesi gerekirken, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mevcut başvurunun artan maluliyet iddiasına dayanması nedeniyle kesin hüküm itirazının yerinde görülmediği, poliçe tanzim tarihine göre maluliyet raporunun mevzuata uygun , kaza ile illiyet bağı kurularak artan maluliyet oranını gösterir ve denetime elverişli olduğu, güncel Yargıtay kararları doğrultusunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yöntemine göre yapıldığı, tam vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87 ,89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
17.09.2015 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 24.12.2020 tarihli Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan rapor kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlanmıştır. Bunun yanı sıra davacı dava açarken maluliyetinin arttığı iddiasında bulunmuş olup söz konusu raporda bu hususta somut verilere dayalı yeterli inceleme yapılmamıştır.
Davacıya %11.2 iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir.
Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.
Söz konusu rapor, oluşturulacak farklı bir uzman doktor heyetince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir.
Öncelikle, maluliyet oranındaki artışın nedenlerinin denetime açık şekilde belirlenmesi, kaza sonrasında ve davacının aldığı ilk maluliyet raporu sonrasında davacı tedavi gördü ise buna ilişkin tüm tedavi belgelerinin getirtilmesi, ondan sonra davacıdaki maluliyet oranının artmasında veya maluliyetin artmasının önlenmesinde davacının üzerine düşen yükümlülük olup olmadığının, maluliyet oranının artışında davacıya da izafe edilebilecek bir kusur bulunup bulunmadığının araştırılması gereklidir.(TBK 52 md.)
Buna göre, maluliyet oranının tespiti ve ilk başvurudaki maluliyet raporu incelenerek, maluliyet oranları arasındaki farkın değerlendirilmesi hususlarının konusunda uzmanlık gerektiren hususlardan olduğu gözetilerek, İtiraz Hakem Heyetince, maluliyet oranının artmasında davacının kusurunun olup olmadığı, maluliyet oranının artmasında özellikle de bu artışın sebebinin davacının da alabileceği önlemler olup olmadığı;
zararın artmasına katkısının/kusurunun olup olmadığının, davalının bu maluliyet artışından sorumluluğunun bulunup bulunmadığının, davacıya önerilen tedavilerin bulunup bulunmadığının ve davacı tarafça bunların yerine getirilip getirilmediğinin veya bu tedbirler ve tedaviler yerine getirilse idi dahi aynı şekilde maluliyet durumunda artış olup olmayacağının davacının tüm tedavi belgelerinin de dosya kapsamına kazandırılarak,
konusunda uzman heyetten kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nisbi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10306, K. 2024/207, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama