KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10401 E., 2025/7164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/342 E., 2023/130 K.
Karar Metni
1.743 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar ... ... ve ... vekili ile davalı vekili tarafından ve birleşen davada davanın reddine dair verilen kararın davacı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacılar vekili, davalıya trafik sigortalı çekicinin, müvekkillerinin desteğinin yolcu olarak bulunduğu otobüse çarparak desteğin ölümüne neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacı çocuklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... için 50,00'şer TL davacı eş ... için 700,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile tazminat taleplerini davacı eş ... için 48.027,34 TL'ye, davacı çocuklar ... için 6.846,90 TL'ye, ... için 5.791,58 TL'ye, ... için 6.847,90 TL'ye, ... için 16.041,42 TL'ye, ... için 19.648,14 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, ... ve ... için bilirkişi raporu ile belirlenen bakiye destekten yoksun kalma tazminatının tahsili için ek dava olarak dava açıldığı belirtilerek 7.850,56 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karıştığı iddia edilen aracın 07.02.2011-07.02.2012 tarihleri arasında ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile davalıya sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı davalının sorumluluğunun ölüm durumunda kişi başına 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacılar ... için 54.113,00 TL, ... için 3.961,00 TL, ... ... için 3.215,00 TL, ... için 3.960,00 TL, ... için 9.177,00 TL, ... için 10.830,00 TL olmak üzere toplam 85.256,00 TL'yi bu davacılara ödemeye hazır olduklarını, davacı ...'ın desteğin ölümü tarihinde reşit olması nedeniyle destek zararının bulunmadığını, davacının avans faizi talebinin yersiz bulunduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti alınamayacağını savunmuştur.
III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR
Mahkemenin 12.02.2013 tarih ve 2012/ 78... /46 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... hakkında açılan davanın reddine, davacı eş ... için 44.281,52 TL, davacı çocuk ... için 6.592,03 TL, davacı çocuk ... ... için 5.581,77 TL, davacı çocuk ... için 6.594,10 TL, davacı çocuk ... için 15.453,26 TL, davacı çocuk ... için 18.954,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkeme kararına karşı davacılar vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.07.2014 tarih ve 2013/7357 Esas ve 2014/13843 karar sayılı kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
2-Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 2015/58 Esas ve 2019/723 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, ... için 48.020,34 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ... için 6.846,90 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ... için 5.791,58 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
... için 6.847,90 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ... için 16.041,42 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ... için 19.648,14 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
... için 50,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleştirilen ...
6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/498 E. 2015/425 K. sayılı dosyasında; davanın kabulü ile; ... için 7.077,43 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ... için 773,13 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
3-Mahkeme kararı davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.02.2021 tarih ve 2020/5 75... /1335 karar sayılı kararı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile; ... için 44.281,52 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,... için 6.592,03 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
fazlaya dari talebin reddine,... için 5.581,77 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, ... için 6.594,10 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, ... için 15.453,26 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
fazlaya dair talebin reddine, ... için 18.954,04 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, ... için 50,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair hükmün kesinleşmiş olması sebebiyle bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, birleşen davada ... yönünden davanın reddine,
... için 773,13 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair hükmün kesinleşmiş olması sebebiyle bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; gerek asıl davada gerekse birleşen davada bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntemin, bakiye ömür tablosunun, paylar, kusur oranları ve gelire ilişkin verilerin hatalı olduğunu, birleşen davada davacı ... yönünden davanın reddini hatalı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; poliçe teminat limitinin tükendiğini,karardan sonra icra takip dosyasına ödeme yapıldığını bu ödemelerin hükmedilen tazminattan düşülmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir
1-Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına ve özellikle davaya konu kazaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında, olayda 23 kişinin öldüğü ve 14 kişinin yaralandığının olaydan hemen sonra tespit edildiği, zarar görenlerin çokluğu konusunda tereddüdün söz konusu olmadığı;
davalı vekili tarafından dosyaya sunulan, hasar ödemelerinin dayanağı mahkeme kararları ve hasar ödeme belgeleri ile ibranameler incelendiğinde, davalı sigortacının dava dışı 3. kişilere garame hesabı yapmadan ödeme yaptığı ve bu suretle poliçede kaza başına öngörülen limiti tükettiği; davalı sigortacının, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/2. maddesi gereğince, davacılara karşı da sorumluluktan kurtulabilmesi için öngörülen "başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme" ve "iyiniyetle ödeme yapma" şeklindeki şartları sağlayamadığı;
basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde, garameten paylaştırma ile ödeme yapma konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen davalının kusurlu eylemi nedeniyle, hak sahibi davacıların tazminat alacaklarını azaltılamayacağı; davalının düzenlediği poliçede, kişi başına ölüm teminat limiti aşılmadan davacıların tazminat alacaklarının belirlendiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, davalının zarardan sorumlu olduğuna ilişkin mahkeme kabulünün yerinde olmasına,
davalı tarafın eldeki davada icra dosyasına yaptığı ödemelerin ise infazda dikkate alınacak olmasına göre asıl davada davalı vekilinin tüm, davacılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki 2. bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Mahkemece verilen 12.02.2013 tarih ve 2012/78 esas ve 2013/46 Karar sayılı ilk karar davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince davalı tarafından yargılama sırasında yapılan ödemelerin güncellenmeden düşülmesi gerektiği sebebi ve diğer sebeplerden bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, Mahkemece, davalı tarafından yapılan ödemeler güncellenmeden hesaplanan tazminattan düşülerek ... için 48.020,34 TL ve ... için 19.648,14 TL destekten yoksun kalma tazminatının 31.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı tarafça temyiz edilmiş, bu kez Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince davalı vekilinin bir kısım temyiz itirazları reddedilmiş, diğer temyizi yönünden de sigorta şirketinin mahkemece bozma öncesi verilen karara karşı temyiz yoluna başvurmadığı da gözetilip davacıların usuli kazanılmış haklar korunarak, KTK'nın 96/2. maddesi kapsamında davalı ... şirketinin sorumluluğunun tartışılarak sonucuna göre hüküm tesisi için karar bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, dava konusu kazada çoklu hasar olmasına karşın, davalı ... şirketinin harici ödemelerinin KTK 96/2 maddesi kapsamında iyiniyetli olmadığı bu nedenle de poliçe limitinin tükendiğine ilişkin savunmalarının yerinde olmadığı,asıl davada mahkemenin 12.02.2013 tarih ve 2012/78 E. 2013/46 K. sayılı kararında hüküm altına alınan miktarlar yönünden davalı tarafın temyizinin bulunmadığı, davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle ... için 44.281,52 TL, ... için 18.954,04 TL tazminata hükmedilmiştir.
Ancak Mahkemenin ilk karar yönünden davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu değerlendirmesi hatalıdır; zira, Mahkemece verilen ilk karar davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yargılama sırasında ödenen miktarların, hesaplanan tazminattan güncellenmeden düşülmesi gerektiği belirterek adı geçen davacılar lehine bozulmuştur.
Bu kapsamda bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 2015/58 Esas ve 2019/723 Karar sayılı kararı ile davalı tarafından yargılama sırasında ödenen miktarlar güncellenmeden düşülerek davacı ... için 48.020,34 TL, davacı ... için 19.648,14 TL tazminata hükmedilmiş, bu miktarlar bakımından adı geçen davacılar için usuli kazanılmış hak oluşmuş, taraflar yönünden bu miktarlar kesinleşmiştir.
Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacı ...'ın birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle asıl davada davalı vekilinin tüm, davacılar ... ve ... vekilinin diğer, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar ... ve ... vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya ve davacı ...'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılar ... ve ...'a iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, mahkemece ... için 44.281,52 TL, ... için 18.954,04 TL tazminata hükmedilen ilk kararın davacıların temyizi üzerine bozulmasından sonra mahkemece verilen ikinci kararda ... için 48.020,34 TL, ... için 19.648,14 TL tazminata hükmedildiği,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10401, K. 2025/7164, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama