İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/10451 K.2024/3874

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen Birleşen Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/488 Esas sayılı dosyasının kabulü ile birleşen Ankara 4. Asliye Hukuk…

Esas2023/10451Karar2024/3874Tarih29 Nisan 2024Okuma10 dk · 2.083 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2023/10451 E., 2024/3874 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Nisan 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2015/687 E., 2020/812 K.
Hüküm/karar
Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.083 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen Birleşen Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/488 Esas sayılı dosyasının kabulü ile birleşen Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/66 Esas sayılı dosyasının kabulüne ve birleşen Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/545 Esas sayılı dosyasında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde;davalılardan ...'ın maliki olduğu, davalı ...

Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olan, diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki...plaka sayılı otomobilin ......., Caddesi üzerinden, Ulus istikametine hızla seyir ederken dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde müvekkiline çarptığını, davalılardan ... ve ...'ın tam ve asli kusurlu olduklarını, müvekkili davacının turizm, taşımacılık ve inşaat sektöründe çalışarak ailesinin geçimini temin ettiğini, eşi ve çocuklarının herhangi bir gelirlerinin bulunmadığını, yaşadığı kaza sonucu müvekkilinin felç olduğunu, davalılardan herhangi bir şekilde maddi veya manevi bir destek görmediğini,

maddi manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminat ve yaşadığı büyük üzüntü sonucu çektiği acıların bir nebze olsun telafisi için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş, 12.09.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle toplam talebini 313.310,34 TL'ye yükseltmiştir.

Davacı vekili birleşen Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/545 Esas sayılı dosyası dava dilekçesinde: 04.04.2010 tarihli trafik kazasında davacının ağır yaralandığını ve felç olduğunu, sigorta şirketinin herhangi bir maddi ve manevi desteğinin olmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 8.500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/488 Esas sayılı dosyası dava dilekçesinde: 04.04.2010 tarihli trafik kazasında yaralanan davacı için sarfedilen 1.717,50 TL tedavi giderinin davalı ...'ndan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/66 Esas sayılı dosyası dava dilekçesinde; bozma ilamına uyularak Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/687 Esas sayılı dosyasında yargılamaya devam edilerek 16.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının 19.028,32 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 14.170,73 TL sürekli bakıcı gideri zararı olduğunun tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 16.07.2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 19.028,32 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 14.170,73 TL sürekli bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 33.199,05 TL’nin kaza tarihi olan 04.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçesinde; davanın reddini istemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 22.04.2014 tarihli ve 2010/210 Esas, 2014/151 Karar sayılı kararıyla; asıl dava ve birleşen davada 166.813,90 TL maddi tazminatın; davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve poliçe limiti 159.582,12 TL ile sınırlı kalması kaydı ile davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketinden olay tarihi olan 04.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl davada, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin 16.04.2015 tarihli ve 2014/14082 Esas, 2015/6017 Karar sayılı ilamıyla; "...Mahkemece hükme esas alınan 03.02.2013 tarihili aktüer bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararının hesaplanmasında, davacının kiraladığı servis aracının işletilmesi sırasında fazladan sarfettiği bir efor olmadığı belirtilerek aylık net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmıştır.

Vergi dairesince davacının dolmuşla yolcu taşıma faaliyetinden dolayı vergi mükellefi olduğu bildirilmiştir. Zabıta araştırmasında da davacının servis aracı olduğu belirtilmiştir. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları da davacının kazadan önce münibüsle servis işi yaptığını açıklamışlardır.

Bu durumda, davacının iş gücü kaybı tazminatının belirlenmesinde, asgari ücret dışında ayrıca servis işletmeciliği yapan bir kişinin bu işte fikri ve bedeni katkısının belirlenerek davacının aylık geliri ve gerçek zararı tespit edilmelidir.

Mahkemece hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması bu açıdan doğru görülmemiştir...Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.

Zira, M.K.nun 4 üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş, olayın oluş şekli ve maluliyet oranına göre hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir...Yargılama sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın 59 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı yasanın 98 inci maddesi gereğince, yasada öngörülen tedavi giderleri yönünden artık ...'nun sorumluluğu kabul edilmiştir.

Mahkemece 2918 sayılı yasanın 98 inci maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden sigorta şirketinin sorumluluğu kalmamakla bu giderler yönünden sorumluluk ...'na geçtiğinden eldeki davada yasal hasım olarak ...'nun davaya dahil edilmesi ve yasa kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden ...'nun sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir. ..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, yargılama devam ederken murisin 12.04.2015 tarihinde vefat ettiği ve mirasçıların davaya devam ettiği; birleşen 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/488 Esas sayılı dosyasıyla davalı ... aleyhine tedavi giderlerinin tahsilinin istendiği, bozmadan önceki 18.02.2013 tarihli hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuyla fatura ve belgelere dayanılarak 1.717,50 TL olarak belirlendiği anlaşıldığından davalı SGK'dan tahsiline karar verilmiş;

birleşen Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/66 Esas sayılı dosyasıyla 16.07.2019 tarihli bilirkişi heyetince belirlenen sürekli iş göremezlik zararı ve 14.170,73 TL sürekli bakıcı gideri zararı olan toplam 33.199,05 TL’nin kaza tarihi itibariyle davalılar ... ve ...'dan tahsili istenmiş olup hüküm kurmaya elverişli 16.07.2019 tarihli bilirkişi heyetince belirlenen 33.199.05 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiş;

birleşen Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/545 Esas sayılı dosyasıyla davalı sigortadan meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuş olup davalı tarafça 159.582,12 TL ana paranın ödendiği anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş: asıl dava yönünden ilk kararda verilen 166.813,90 TL maddi tazminattan davalı sigortanın ödediği 159.582,12 TL'nin çıkarılmasıyla geriye kalan 7.231,78 TL'nin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş;

son olarak olayda tarafların kusur oranı, manevi tazminatın caydırıcılık özelliği, davacıların olayda babalarını kaybetmesinden dolayı duydukları elem ve ızdırabın etkisi gibi özellikler göz önünde tutularak 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ten tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın asıl dava yönünden kısmen kabulü ile.

7.231,78 TL'nin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline davacıya verilmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten tahsiline davacıya verilmesine,

asıl dava yönünden tedavi giderleri yönünden davanın kısmen kabulü ile 1.717,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı SGK'dan alınarak davacıya verilmesine,birleşen Ankara 14. AHM 2010/545 Esas 2010/498 Karar sayılı dosyasında davacı tarafça ödeme yapıldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen mahkememizin 2020/66 E 2020/52 K sayılı dosyasında 33.199,05 TL'nin olay tarihi olan 04.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; gerekçe ile hüküm çeliştiği gibi bozma kararına uyulmasına rağmen bozma öncesi usuli kazanılmış hak ve aleyhe bozma yasağını ihlal ederek hüküm oluşturulduğunu, dosya temyiz aşamasındayken %100 felç olan davacının trafik kazasına bağlı sebeplerden 12.04.2015 tarihinde vefat etmesi nedeniyle hesaplamanın 12.04.2015 tarihine göre değil kök rapor ve diğer raporlarda dikkate alınan bilinen dönem (04.04.2010-31.12.2013 bilinmeyen dönem (01.01.2014-05.03.2042) aktif ve pasif dönem sonuna göre hesaplanması gerektiğini,

usulî kazanılmış hakları görmezden gelinerek hesaplama yapıldığını usuli kazanılmış hak ve aleyhe bozma yasağını ihlal eder nitelikte hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, manevi tazminatın çok düşük olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde: mahkemenin kendine has bir usul izleyerek yargılamayı yürüttüğünü, yine kendisine has bir karar vererek yargılamayı sonlandırdığını, kararın tamamen hatalı olduğunu, davacının bilirkişi raporuna göre davasını 12.09.2013 tarihinde ıslah ederek maddi tazminat talebini 313.310,34 TL'ye çıkarttığını, bozmadan önce mahkemece 166.813,90 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminata kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karar verildiğini, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin kararı davacı ...'un vefat ettiğini nazara almadan bozduğunu,

davacının kaza dışında bir sebeple 12.04.2015 tarihinde vefat etmiş olması karşısında tazminat hesabının kaza tarihi olan 04.04.2010 tarihi ile vefat tarihi olan 12.04.2015 tarihleri arasındaki dönemi kapsaması yönünde olduğunu, davacının toplam zararının 33.199,05 TL olduğunu, sigorta şirketince davacıya ödeme yapıldığını ve alacağı kalmadığını, mahkemenin hüküm kurarken vekalet ücreti ve yargılama giderlerini hatalı belirlediğini, manevi tazminatın bozmaya da aykırı olarak çok yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu yaralanan ve maluliyet oluşan davacının sürekli iş göremezlik, sürekli bakıcı gideri ve tedavi gideri zararının davalılardan tazmini talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427, 438 ve 439 uncu maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (mülga) 41 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle mahkemece uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına göre, davacılar vekili ve davalı ... ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince; davaya konu trafik kazası nedeniyle davacının zararı belirlenirken, kaynağına, sebebine, zarar veren ile zarar gören arasındaki hukuki ilişki ve her somut olayda farklı şekillerde gündeme gelebilecek benzeri ölçütlere göre, zararın niteliği, kapsamı ve miktarı değişen özellikler göstereceğinden, hükmedilecek tazminat, hiçbir şekilde zarar miktarından fazla olamayacak ve zarar miktarı da tazminatın azami sınırını geçemeyecektir. Bu nedenle, tazminat miktarının belirlenmesinde, zarar görenin gerçek zararının esas alınması zorunlu olup; burada ilke, zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcunun da, o miktarda olmasıdır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden asıl davacının 12.04.2015 tarihinde vefat ettiği ve yargılamaya mirasçıları tarafından devam edildiği anlaşılmaktadır.

Tazminat hukukunun temel prensiplerinden olan gerçek zarar ilkesi gereğince de 04.04.2010 tarihli trafik kazası nedeniyle asıl davacıda oluşan sürekli iş göremezlik ve sürekli bakıcı gideri zararının davacının ölüm tarihi olan 12.04.2015 tarihine kadar gerekmektedir ve bilirkişi kök ve ek raporlarında bu hususa da yer verilerek belirtilen tarih aralığı için gerçek zararı ölüm tarihine kadar doğan sürekli iş göremezlik zararının 19.028,32 TL, sürekli bakıcı gideri zararı ise 14.170,73 TL olarak hesaplanmış ve sigorta şirketi tarafından ölüm tarihinden önce yapılan 251.869,00 TL ödemenin, zararın tamamını karşıladığı tespitine yer verilmiştir.

Davacı tarafın gerçek zararının ölüm tarihi olan 12.04.2015 tarihine kadar hesaplanan 33.199,05 TL olduğu, asıl dava yönünden davalı ... tarafından yapılan ödemenin müteselsil sorumluluk ilkesi gereği tüm davalılar açısından sonuç doğuracağı ve bu ödemenin infazda dikkate alınacak bir husus olduğu da gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

3. Davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı taraf vekili Birleşen Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/66 Esas sayılı dosyasında, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 16.07.2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 19.028,32 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 14.170,73 TL sürekli bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 33.199,05 TL olarak hesaplanan davacı zararının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Ancak, davacılar vekilince talebe dayanak gösterilen 16.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda da davacının zararının sigorta şirketi ödemesiyle fazlasıyla karşılandığı belirtilmiş olup aynı konuda asıl dava ile de hüküm kurulduğu gözetilerek, birleşen davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

4. Mahkeme tashih kararında, 2 bentte düzeltme yapılırken "asıl dava" ifadesi çıkartılmadan doğrudan "birleşen dava" ifadesinin eklenmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme böümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının davacılar vekili ve davalılar ... ile ... yararına, (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle ... ile ... yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalılara iadesine,

Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10451, K. 2024/3874, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10451
Karar No
2024/3874
Tarih
29 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/10452 K.2024/4127
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/10458 K.2024/4175
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/10462 K.2024/4007
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/10463 K.2024/5052
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/10466 K.2024/4453
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/10468 K.2024/4619

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.