KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10455 E., 2024/1488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi
- Ek karar tarihi
- 29.12.2022
- Sayısı
- 2020/1895 E.-2022/1998 K.
- Davalılar
- 1-... vekili Avukat ... 2-...
- Dava tarihi
- 17.04.2014
- Hüküm/karar
- İstinaf İsteminin Kabulü ile Ek Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulmak Suretiyle Tavzih Talebinin Reddi
- İlk derece mahkemesi
- ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/1175 E.-2017/611 K.
Karar Metni
1.875 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, daha sonra davalı ... vekilinin tavzih talebi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 10.09.2020 tarihli ek karar ile tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ek kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ek kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı ... vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 29.12.2022 tarihli ek karar ile kararın HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak verilmiş olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin temyiz talebinin HMK'nın 366. maddesi yollamasıyla 346/1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, ek karara yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değer oluşturur. Dosya içeriğine göre; davacının 2 adet icra takibine konu toplam alacağı 447.864,55 TL, tasarruf konusu vasiyetnamenin iptaline konu 2 adet taşınmazdaki 3/8 oranındaki miras hisselerinin toplam değeri ise 792.904,00 TL olup, bu durumda dava değerinin 447.864,55 TL olduğu anlaşılmaktadır.
6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK'ya eklenen EK-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2022 yılı için 107.090,00 TL’dir. Buna göre.
HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğundan bahisle davalı ... vekilinin temyiz talebinin reddine dair 29.12.2022 tarihli ek kararının kaldırılarak davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; 13.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat...geldi. Davacı ve davalı vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 13.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... ile davacının 11.11.1996 tarihinde boşandıklarını, boşanma kararı ile davacı lehine aylık 2.000,00 USD yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, nafakanın tahsili için davalı aleyhine Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2009/17950 E. sayılı ve Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10587 E. sayılı dosyaları ile takip yapıldığını, davalı ... ile diğer davalı borçlu Yahya'nın aralarında anlaşarak, davacı alacaklının nafaka alacaklarının tahsilini imkansız kılmak için babalarının düzenlediği vasiyetnameye konu taşınmazlar ile ilgili muvazaalı işlemler yaptıklarını, bu kapsamda davalı ...'nın ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/459 E. sayılı dosyası ile açtığı davada vasiyetnamenin tenfizini talep ettiğini, davalı ...'nun, daha önce açtığı vasiyetnamenin iptali davasını takipsiz bırakıp açılan davayı kabul ettiğini ve davanın kabulüne karar verildiğini, davalı ...'nun vasiyetnamenin iptali talebi ile açtığı davayı takipsiz bırakması nedeniyle 2002/429 E. sayılı dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu işlemlerin muvazaalı olduğunu, TBK'nın 19 uncu maddesi kapsamında davacının hakkına kavuşmasının engellenmesi amacını taşıdığını belirterek öncelikle ...Mah.
729 parsel sayılı taşınmazdaki 4640/25600 hisse ile... Mah. 4166 ada, 8 parsel sayılı taşınmazdaki 83/2374 hissenin davalı ...
Attila Özmumcu adına tesciline yönelik işlemlerin danışıklı olması nedeniyle hükümsüzlüğüne ve bu şekilde oluşturulan tapu kaydının iptaline, taşınmazın tapu kaydındaki hissesi oranında davalı borçlu ... adına tesciline, fer'i talebi olarak, muvazaalı işlemlere yönelik tasarrufun İİK'nın 277 inci maddesi uyarınca iptali ile belirtilen icra dosyalarındaki alacak ve eklentileri ile birlikte tahsili için davacıya haciz ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı ... adına başka taşınmazların da bulunduğunu, bu nedenle tasarrufun iptali davasının açılamayacağını, murisin davalı ...'ya karşı babalık vazifesini fazlasıyla yerine getirdiğini; ancak davalı ...'e karşı bu vazifesini yerine getirememesi nedeniyle bir kısım mallarını davalı ...'e vasiyet etmek suretiyle bu borcunu ifa etmeyi amaçladığını, vasiyetname ile ölüm arasında 19 yıllık bir sürenin olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'nun, davacının boşanma davası sonucu elde ettiği nafaka alacağını sonuçsuz bırakma amacına matuf olmak üzere, kendisi tarafından açılan vasiyetnamenin iptali davasını takipsiz bıraktığı ve davanın açılmamış sayılmasına dair kararı da temyizden feragat ettiği, yine diğer davalı, danışıklı işlemin tarafı olan kardeşi ... tarafından açılan vasiyetin tenfizi davasını da kabul ettiği, böylelikle, davalı ... adına olan diğer taşınmazlarından daha değerli olan taşınmazlarının davalı ... adına tescilinin sağlandığı,
yapılan işlemin muvazaalı işlem olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ... İli, ...Mahallesi, 729 parselde kayıtlı taşınmazdaki davalı ...'ya ait 4640/25600 hisse ile...
Mahallesi 4166 ada 8 parseldeki davalı ...'ya ait 83/2374 hisseli taşınmazlar yönünden, davalı ...'nun kendisinin açtığı mahkemenin 2012/424 esas sayılı iptal ve tenkis dava dosyasını takipsiz bırakmak ve temyiz etmeyerek kesinleştirmek ve davalılardan ...nun açtığı yine mahkemenin 2011/459 esas, 2012/19 karar sayılı vasiyetnamenin tenfizi davasını kabul etmek şeklindeki tasarruflarının iptaline,
Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2009/17950 esas sayılı ve Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10587 esas sayılı dosyalarındaki alacak ve eklentileri ile sınırlı olmak üzere iş bu taşınmazlardaki davalılar hissesi yönünden davacıya haciz ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.
IV. İLK DERECE MAHKEMESİ TAVZİH KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ek kararı ile; davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan tasarrufun iptali davasında; davalı ...'nun tavzih ve tashih talebinin kabulü ile, mahkemece verilen 2016/1175 esas 2017/611 karar sayılı 30.11.2017 tarihli 16.03.2018 kesinleşme tarihli hükmün 1. fıkrasının; davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan tasarrufun iptali davasının kabulü ile, davalılar adına kayıtlı; ... ...Mahallesi 729 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili ...
3. ASHM'ye ait 2011/459 esas 2012/19 karar sayılı dosyada ...'nun ...'nun açmış olduğu kök muris Mehmet Kemal Özmumcu'nun 83/2374 hissesine dair açılan vasiyatnamenin tenfizi davasını kabul etmek şeklindeki tasarrufun; dava konusu hakkında davalı ...'ya isabet eden 3/8 lik hissesi bakımından tasarrufun iptaline,
davacının alacaklı davalı ...'nın borçlu olduğu Ankara 29. İcra Müdürlüğüne ait 2009/17950 esas ve Ankara 23. İcra Müdürlüğüne ait 2012/10587 esas sayılı dosyalardaki alacak ve eklentileri ile sınırlı olmak üzere iptaline hükmedilen davalı ...'ya isabet eden 3/8'lik hisse bakımından haciz ve satış yetkisi tanınmasına şeklinde hükmün tavzihine ve tashihine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 10.09.2020 tarihli tavzih kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın kesin hükümle birlikte halledilmiş olmasından sonra mahkemenin işten el çekmiş sayılacağından yargıcın sona ermiş bir davada tekrar yargılama yapması ve bir karar vermesinin kural ve ilke olarak mümkün olmadığını, verilen ek kararın hatalı olduğunu, davalının talebinin yasa hükmünün açık ifadesi ile yazı ve hesap hataları ile ilgili olmadığından tavzih kararı verilemeyeceğini belirterek yerel mahkemenin verdiği ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükümlerin tavzihinin, hükmün müphem olması veya birbirine aykırı (çelişik) fıkralar ihtiva etmesi halinde, hükmün gerçek anlamının meydana çıkarılması için başvurulan bir yol olduğu,
hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanması veya tereddüt veya aykırılığın giderilmesini kararı veren Mahkemeden isteyebileceği, yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça, verilen hükmün değiştirilmesinin mümkün olmadığı,
hükümlerin tavzihinin de bunun bir istisnası olarak kabul edilemeyeceği, tavzih yoluyla kesinleşmiş olan hükmün sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği, bu nedenle davalı vekilinin tavzih talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile; ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.09.2020 tarihli ve 2016/1175 Esas, 2017/611 Karar sayılı ek kararının HMK'nun 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırılan ek kararın yerine geçmek üzere davalı ... vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme kararında, davacının talebi ile bağlı kalınarak diğer davalı-borçlu ...'nun miras hissesi(3/8) oranında tasarrufun iptaline karar vermişken, miras hisseleri (payları) hesaplanırken sehven, müvekkilinin hisselerinin tamamını kapsayacak şekilde hüküm tesis edildiğini, ...Mahallesi 443 ada, 729 parselde, diğer davalı-borçlu Yahya'nın miras payına göre müvekkilinden alması gereken miras payının 1740/25600 olması gerekirken, müvekkilin payının tamamı olan 4640/25600 hissesinin hükme yazıldığını,...
Mahallesi 4166 ada, 8 parselde, diğer davalı-borçlu Yahya'nın miras payına göre müvekkilden alması gereken miras payının 31/2374 olması gerekirken, müvekkilin hissesinin tamamı olan 83/2374 hissenin hükme yazıldığını, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi'nin verdiği tavzih kararının doğru olduğunu, davalı borçlunun miras hisseleri oranında karar verdiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6100 sayılı HMK'nın 305 inci maddesi kapsamında tavzih talebinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 305, 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme Hükmün tavzihi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesi. “(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
(2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekili 04.04.2008 tarihinde mahkemece verilen ve dava konularından 181 ada 3 parselle ilgili olarak verilen hükmün infaz kabiliyeti olmadığından bu hükmün tavzihini istemiştir. Tavzih kararı, ilamın infazına kadar istenebilir.
Somut olayda, davacı vekili, borçlu ...'ya muris babasından intikal edecek dava konusu taşınmazlardaki, miras hissesinin davalı ...'ya devredilmesini düzenleyen vasiyetnamenin, tenfizi işleminin borçlu tarafından kabul edilmesinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece talep kabul edilmiş ve davanın kabulüne yönelik karar kesinleşmiştir. Mahkeme 30.11.2017 tarih 2016/1175 Esas 2017/611 Karar sayılı ilamında " ...
İli, ...Mahallesi, 729 parselde kayıtlı taşınmazdaki davalı ...'ya ait 4640/25600 hisse ile...
Mahallesi 4166 ada 8 parseldeki davalı ...'ya ait 83/2374 hisseli taşınmazlar yönünden, davalı ...'nun kendisinin açtığı mahkemenin 2012/424 esas sayılı iptal ve tenkis dava dosyasını takipsiz bırakmak ve temyiz etmeyerek kesinleştirmek ve davalılardan ...nun açtığı yine mahkemenin 2011/459 esas, 2012/19 karar sayılı vasiyetnamenin tenfizi davasını kabul etmek şeklindeki tasarruflarının iptaline,
Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2009/17950 esas sayılı ve Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10587 esas sayılı dosyalarındaki alacak ve eklentileri ile sınırlı olmak üzere iş bu taşınmazlardaki davalılar hissesi yönünden davacıya haciz ve satış yetkisi tanınmasına " karar vermiştir.
Bu hükmün ilk bölümünde borçluya ait olarak ... İli, ...Mahallesi, 729 parselde kayıtlı taşınmazdaki 4640/25600 hisse, ... Mahallesi 4166 ada 8 parseldeki ait 83/2374 hisse olarak belirtilmiş ise de ikinci bölümde davalılardan ...nun açtığı yine mahkemenin 2011/459 esas, 2012/19 karar sayılı vasiyetnamenin tenfizi davasını kabul etmek şeklindeki tasarruflarının iptaline, hükmüne yer verilmiştir.
Borçlunun açılan tenfiz davasının kabulüne karar verilmesini sağlayarak kaçırdığı miras hissesi 4640/25600 hissenin 3/8 i, 83/2374 hissenin 3/8 i olduğundan iki fıkra arasında çelişki oluşturduğu gibi infazda da kuşku yaratacağı açıktır.Davalı ... vekilinin tavzih talebi bu anlamda yerinde olduğundan, İlk Derece Mahkemesince kabul kararı isabetli olup, Bölge Adliye Mahkemesinin tavzih kararını kaldırması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 29.12.2022 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ya verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden davalı ...'ya iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10455, K. 2024/1488, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama