KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10473 E., 2025/4890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/504 D.İş- 2023/505 K.
Karar Metni
1.104 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ZMSS poliçesi bulunmayan motosikletin, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda 23.01.2021 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 8.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesinde; davacının .... sayılı dosyada geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğunu ve iş bu dosya ile mezkur dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan aracın türünün araştırılması gerektiğini ve motor hacminin 50 cc altında olması halinde müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin sorumluluğunun kaza tarihindeki ZMSS poliçe limitleri dahilinde ve ZMSS poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının asli ve tam kusurlu olduğunu,
davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini ve bu nedenle faizden sorumlu olmadığını, faize karar verilmesi halinde yasal faize karar verilebileceğini,
davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 430.000,00 TL tazminatın 04.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 12.640,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, kusur raporunun kazanın oluş şekli ile uygun olmasına, tazminat hesabının progresif rant yöntemine göre yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına göre buna yönelik itirazların reddine, davanın haksız fiilden kaynaklanmış olmasına göre buna yönelik itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 1. Fıkrasının davanın kabulü ile 430.000,00 TL tazminatın 04.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan aracın türünün araştırılması gerektiğini ve motor hacminin 50 cc altında olması halinde müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, olaya ilişkin olarak yürütülen ceza dosyasında davacının kaza anında kask takmadığının sabit olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını,
maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini ve bu nedenle faizden sorumlu olmadığını
belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ZMSS poliçesi bulunmayan motosikletin, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması suretiyle meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve prograsif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına, hesap olunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durumun somut olayda bulunmamasına, davalının sorumlu olmasına neden olan ZMSS poliçesi bulunmayan motosikletin motor hacminin 50 cc üzerinde olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.01.2023 tarihli maluliyet raporunda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sağ el bileği ve sağ diz hareket kısıtlılığına bağlı olarak %14 oranında olduğu kabul edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve önceki tüm raporların irdelenmesi ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacının yerleşim yerine en yakın Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanının da yer aldığı heyetten davacının davaya konu kaza sonucunda oluşan arazlarının da değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak,
davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, 23.01.2021 tarihli kaza nedeniyle 20.01.2023 tarihinde düzenlenen ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı, el ve diz arazı nedeniyle maluliyeti olduğu tespit edilen davacının bizzat muayene edildiği, 1 adli tıp uzmanı ve 1 ortopedi uzmanı ile 1 kulak burun boğaz hastalıkları uzmanının bulunduğu heyetten alınan raporun mevzuata ve usule uygun olduğu, yeniden maluliyet raporu alınmasına gerek bulunmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10473, K. 2025/4890, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama