KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10752 E., 2025/11558 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/471 D.İş- 2023/471 K.
- Sayısı
- 2023/İHK-37503
- Sayısı
- K-2023/216929
Karar Metni
1.140 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın, diğer bir araca çarptığını ve bu aracın sürücüsünün de çarpmanın etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucunda 18.10.2021 tarihinde yaralamalı üç taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve talep arttırım dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; davacı tarafça başka bir dosyadan aynı kaza nedeniyle geçici iş göremezlik talebinde bulunulduğu, iş bu dosya ile geçici iş göremezlik talebinde bulunulan dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusur durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini,
temerrüt tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, tarafların ceza dosyası kapsamında uzlaşıp uzlaşmadıklarının tespit edilmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 430.000,00 TL tazminatın 28.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 63.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının progresif rant yöntemine göre yapılmış olmasının Yargıtay kararları gereği olmasına,
kusur raporunun kazanın oluş şekline uygun olmasına göre davalının buna yönelik itirazlarının reddine ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendindeki 63.200,00 TL vekalet ücreti ibaresinin kaldırılarak 9.200,00 TL vekalet ücreti ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, kusur raporunun hatalı olduğunu, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bakiye ömrün kaza tarihine göre belirlenmesi gerekirken rapor tarihine göre belirlenmesinin hatalı olduğunu ve 0.2 yıl fazla hesaplama yapıldığını,
hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davaya konu kazanın aynı zamanda iş kazası olduğunu, bu nedenle davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın, diğer bir araca çarpması ve bu aracın da çarpmanın etkisiyle davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması suretiyle meydana gelen üç taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Davacı tarafça dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 28.10.2022 tarihli raporunda davacının davaya konu kaza nedeniyle maluliyetinin; sol alt ekstremite eklem açıklığı maddesine göre %12 oranında, dirsekte oluşan araz nedeniyle %1 oranında, el bileğinde oluşan araz nedeniyle %6 oranında, yanakla birlikte burun ve frontal kemikte çökme nedeniyle %6 oranında ve hasta sıvı, yarı katı diyetlerden bazılarını sınırlı alabiliyor maddesine göre %8 oranında olmak üzere balthazard formülü ile toplandığında kişinin tüm vücut özürlülük oranının %29 olduğu ifade edilmiştir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan ve iki adli tıp uzmanı ile bir ortopedi uzmanı tarafından düzenlenen 30.06.2023 tarihli raporda davacının davaya konu kaza nedeniyle maluliyetinin yanakla birlikte burun ve frontal kemikte çökme nedeniyle %6 oranında, diz fleksiyon kontraktürü için %5 oranında, dirsekte oluşan araz nedeniyle %1 oranında ve el bileğinde oluşan araz nedeniyle %6 oranında olmak üzere balthazard formülü ile toplandığında kişinin tüm vücut özürlülük oranının %17 olduğu kabul edilmiştir.
Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde plastik cerrahisi uzmanı ile kulak burun boğaz uzmanının olmadığı görülmüş olup, hükme esas alınan raporun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının dava konusu olay nedeniyle tüm tedavi evrakları getirtilip değerlendirilerek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle, davacının yerleşim yerine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde plastik cerrahisi ile kulak burun boğaz uzmanlarının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak,
davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10752, K. 2025/11558, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama