KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/11195 E., 2024/1281 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/61 Değişik İş, 2023/95 Karar
- Davalılar
- 1.... 2.... 3.Hür Sigorta Anonim Şirketi vekili Avukat ...
Karar Metni
2.015 kelime·10 dk okuma·14 bölüm
Birleşen 2012/71 E, 2013/10 K. Sayılı Dosya HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.09.2005 tarihinde motosikletle seyir halinde iken davalı ...'ın kullandığı aracın çarpması sonucunda hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, kaza sonrası davacının kafa travması geçirdiğini ve buna bağlı olarak sağlığının birçok yönden bozulduğunu, davacının kazadan önce askerliğini komando olarak yaptığını ve son derece sağlıklı olduğunu, kazadan sonra ise rahatsızlıkları sebebiyle hayatının çekilmez ... geldiğini, mesleğini tam manasıyla icra edemediğini, iş gücü kaybına maruz kaldığını, maddi ve manevi olarak da yıprandığını belirterek şimdilik 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; 24.09.2005 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin maruz kaldığı zarar nedeniyle Devrekani Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/19 esas sayılı dosyası ile kısmi talepli dava açıldığını, talep edilen kısımdan arta kalan alacakları için iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek davanın Devrekani Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/19 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda öngörülen zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, kazadan kısa bir süre önce aracın bakımının yaptırıldığını, olay akşamı karşıdan gelen aracın uzun farlarını yakması ve davacıya ait motosikletin hiçbir aydınlatma aksamının bulunmamasının kazaya sebebiyet verdiğini, davacının motosiklet ehliyetinin de bulunmadığını, bu nedenle davalılara atfı kabil bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hür Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 2918 sayılı Kanun'da öngörülen zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mezkur poliçedeki kişi başına tedavi/sürekli sakatlık tazminatı limitinin 50.000,00 TL olduğunu, dava açılmadan önce davacı tarafın sigorta şirketine başvurmadığını, ayrıca davacı tarafça yapıldığı iddia edilen masrafların belgelenmesi gerektiğini belirterek öncelikle davanın reddini, zamanaşımı defi kabul edilmediği ve davanın kabulüne karar verildiği takdirde sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.12.2013 tarih ve 2009/19 E. -2013/109 K. sayılı kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 45.917,52 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 24.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,
davacının tedavi masrafı ve tedavi için yaptığı yol masraflarına yönelik talebinin reddine, davacının davalı Hür Sigorta A.Ş'ye yönelik talebinin 17.09.2013 tarihli ödeme ile karşılandığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2012/71 esas sayılı dosya yönünden davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-ı, 115/1 ve 115/2 nci maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 2014/14296 Esas 2017/3705 Karar sayılı ilamında özetle "...Somut olayda aktüer raporu 01.07.2013 tarihli olup bu rapora göre davacı vekili tarafından ıslah 25.12.2013 tarihinde yapılmıştır. Birleşen dava 29.06.2012 tarihinde açılmış ve asıl dava ile birleşmesine 08.02.2013 tarihinde karar verilmiştir. Buna göre ıslah birleşmeden sonra yapıldığına göre mahkemece davacının talebinin açıklattırılması sonucuna göre asıl ve birleşen dava yönünden hüküm kurulması gerekirken davacının talebi açıklattırılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir" şeklindeki gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde 26.01.2018 tarih ve 2017/83 E. -2018/12 K. sayılı kararı ile; asıl ve birleşen davalar yönünden, 26.01.2018 tarihinde 2017/83 Esas (Eski 2009/19 Esas) esas dosya yönünden, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak üzere olay tarihi olan 24.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,
9.000,00 TL iş göremezlik sebebiyle talep edilen maddi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak üzere olay tarihi olan 24.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine, 1.000,00 TL tedavi masrafı ve tedavi için yaptığı yol masraflarına yönelik talebinin reddine, davacının davalı Hür Sigorta A.Ş'ye yönelik talebinin 17.09.2013 tarihli ödeme ile karşılandığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2012/71 esas sayılı dosya yönünden, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
36.917,52 TL maddi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak üzere olay tarihi olan 24.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine, ıslah edilen rakamdan arta kalan 9.000,00 TL'lik tazminat talebinin reddine, davacının davalı Hür Sigorta A.Ş'ye yönelik talebinin 17.09.2013 tarihli ödeme ile karşılandığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
Mahkemenin 26.01.2018 tarih ve 2017/83E.-2018/12K. sayılı kararı davalı ... vekili ile davalı ... vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 20.02.2020 tarih ve 2018/2138 Esas, 2020/1791 Karar sayılı ilamında özetle, "Olay tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağına göre; davalı sürücünün seyir halindeyken aynı istikamette seyretmekte olan davacının kullandığı motosiklete arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada, davacı sürücünün motosikleti kurallara uymadan sürmek kuralını ihlal ettiği için %30 kusurlu, davalı sürücünün ise arkadan çarpmak ve hızını aracın yük ve teknik özellikleriyle yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiği için %70 kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Mahkemece, kusur yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 30.06.2010 tarihli, davacının %15, davalı sürücünün ise %85 kusurlu olarak tespit edildiği rapor ise esas alınarak, tespit edilen bu kusur oranlarına göre hesaplanan tazminat miktarları üzerinden hüküm kurulmuştur.
Yapılan yargılama esnasında 10.05.2010 tarihli duruşmada davacı vekili kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarının gözönüne alınarak tazminat hesabı için dosyanın bilirkişiye tevdini talep etmiştir.
Bu doğrultuda mahkemece, davacı vekilinin kaza tespit tutanağında tespit edilen kusur oranlarını kabul ettiği, davacı vekilinin kabule dayalı beyanı doğrultusunda kaza tespit tutanağında yer alan kusur oranlarının tazminat hesabında dikkate alınması gerekirken, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda yer alan kusur oranlarının hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. "
şeklindeki gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde 15.09.2021 tarih ve 2021/32 E. -2021/117 K. sayılı kararı ile.
2021/32 Esas (Eski 2017/83 Esas) sayılı dosya yönünden; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak üzere olay tarihi olan 24.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine, 9.000,00 TL iş göremezlik sebebiyle talep edilen maddi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak üzere olay tarihi olan 24.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,
1.000,00 TL tedavi masrafı ve tedavi için yaptığı yol masraflarına yönelik talebinin reddine, davacının davalı Hür Sigorta A.Ş'ye yönelik talebinin 17.09.2013 tarihli ödeme ile karşılandığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2012/71 Esas sayılı dosya yönünden; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 28.990,91 TL maddi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak üzere olay tarihi olan 24.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,
ıslah edilen rakamdan arta kalan 16.926,61 TL'lik tazminat talebinin reddine, davacının davalı Hür Sigorta A.Ş'ye yönelik talebinin 17.09.2013 tarihli ödeme ile karşılandığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
D3. Bozma Kararı Mahkemenin 15.09.2021 tarih ve 2021/32 E. - 2021/117 K. sayılı kararı davacı vekili, davalı Hür Sigorta A.Ş vekili ile davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/27090 E.-2022/8852 K. sayılı ilamında özetle; "...Eldeki davada mahkemece 2017/83 esas-2018/12 karar sayılı ve 26.01.2018 tarihli kararında davacının iş göremezlik zararı 45.917,52 TL olarak hesaplanmış, asıl davada 9.000,00 TL iş göremezlik zararının, birleşen davada 36.917,52 TL iş göremezlik zararının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2018/2138 esas, 2020/1791 karar sayılı bozma ilamı sonrasında davalı sürücünün %70 kusuruna göre hesaplanan işgöremezlik zararı 28.990,91 TL olarak hesaplanmış, asıl davada 9.000,00TL iş göremezlik zararının, birleşen davada 28.990,91 TL iş göremezlik zararının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Buna göre asıl davada hükmedilen 9.000,00 TL’nin birleşen davada 28.990,91 TL'den mahsubu ile birleşen davada bakiye zarara karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde asıl ve birleşen davada hükmedilen toplam iş göremezlik zararının gerçek zararın üzerinde olacak şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir."
şeklindeki gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Davacı vekilinin Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/27090 E. -2022/8852 K. sayılı kararının düzeltilmesine ilişkin talebinin Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.04.2023 tarih ve 2022/16108 E. -2023/4955 K. sayılı ilamı ile reddine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde 05.07.2023 tarih ve 2023/61 E. -2023/95 K. sayılı kararı ile.
2021/32 Esas (Eski 2017/83 Esas) sayılı dosya yönünden; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak üzere olay tarihi olan 24.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine, 9.000,00 TL iş göremezlik sebebiyle talep edilen maddi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak üzere olay tarihi olan 24.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,
1.000,00 TL tedavi masrafı ve tedavi için yaptığı yol masraflarına yönelik talebinin reddine, davacının davalı Hür Sigorta A.Ş'ye yönelik talebinin 17.09.2013 tarihli ödeme ile karşılandığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2012/71 Esas sayılı dosya yönünden; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 19.990,91 TL maddi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak üzere olay tarihi olan 24.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,
ıslah edilen rakamdan arta kalan 16.926,61 TL'lik tazminat talebinin reddine, davacının davalı Hür Sigorta A.Ş'ye yönelik talebinin 17.09.2013 tarihli ödeme ile karşılandığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz talebinde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davacı tarafın davasını 6100 sayılı HMK’nın 107 nci maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açtığını beyan ettiğini, mahkemece birleşen dava belirsiz alacak davası olarak değerlendirilerek hüküm kurulmuş ise de;
davanın belirsiz alacak davası olarak değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığını, 10.05.2010 tarihli duruşmada davacı vekilinin beyanında kaza tespit tutanağındaki kusur oranları göz önüne alınarak tazminat hesabı yapılmasınını talep ettiğini, bu beyanın HMK'nın 188/1 inci maddesi gereğince mahkeme önünde ikrar edilen vaka niteliğinde olduğundan (kusur oranını kabul etmemek kaydıyla) davacı vekili tarafından kabul edilen kusur oranı üzerinden hesap yapılması gerektiğini, davacının kaza öncesinde epilepsi rahatsızlığı bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın epilepsi hastalığının kaza nedeniyle ortaya çıktığının kabulünün doğru olmadığını,
davacının müterafik kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427, 428 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu 46 ncı maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Başkanlığına ve davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11195, K. 2024/1281, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama