KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/11343 E., 2024/186 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/405 Esas- 2023/122
- Davalılar
- 1- ... vekili Avukat ...
Karar Metni
2.156 kelime·11 dk okuma·12 bölüm
2- ...Turizm Hayvancılık Tarım Ve İşletmecilik A.Ş. vekilleri Avukat ..., Avukat ... 3- ...
DAVA TARİHİ : 14.08.2012
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul ve Karar Verilmesine Yer Olmadığı
Taraflar arasında görülen maddi ve manevi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
27.09.2000 tanzim ve 20.01.2001 vade tarihli 485.000 USD bedelli, borçlusu Vedat Tüfekçioğlu, alacaklısı ...Turizm İşletmecilik A.Ş. olan kambiyo senedinin davalı ... tarafından şirket adına ciro edilmek suretiyle müvekkiline verildiğini, senet bedelinin ödenmemesi üzerine davalıların 50.000 Alman Markı ödemeleri mahsup edilerek 431.000 USD üzerinden Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2002/5324 esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine kısmi icra takibi başlatıldığını, icra takibinin akabinde davalılar...ve...nin söz konusu bononun sahte olarak düzenlendiğinden bahisle müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunduklarını,
02.06.2003 tarihinde müvekkili hakkında Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/105 esas sayılı dosyası ile sahte senet tanzim ettiği gerekçesi ile yargılamaya başlandığını, yargılama sırasında 28.10.2008 tarihli bilirkişi raporunda ve 03.06.2009 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda imzanın davalı ...'in eli ürünü olduğu sonucuna varıldığını, müvekkilinin beraat ettiğini, bu defa da müvekkilinin davalılar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve davalıların sahte senet tanzim ettiklerinin mahkeme kararıyla kesinleştiğini,
müvekkilinin davalılar tarafından sahte olarak düzenlenen senet nedeni ile yaklaşık 130 kadar duruşmaya katıldığını ve Antalya'dan Konya'ya defalarca gidip gelmek zorunda kaldığını ve bu nedenle önemli miktarda yargılama masrafı ve vekalet ücreti ödediğini, kişilik haklarına saldırıda bulunulması nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesi için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...
Turizm Hayvancılık Tarım ve İşletmecilik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili olan şirketin dava dilekçesinde belirtilen ceza dosyalarının tarafı olmadığını ve bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, senetle ilgili ceza dosyalarında davacının hukuki haklarının saklı tutulduğunu veya hukuk mahkemesinde dava açılmak üzere muhtariyete dair hüküm bulunmadığını, davaya konu senetle ilgili olarak Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2003/1361 esas sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtayın ilgili kararıyla takibin resen iptaline karar verilmesi gerektiğini,
müvekkili şirkete karşı bu davanın açılmasının tamamen hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili şirket bakımından 10 yılı aşkın süredir devam eden hukuki mücadele sonucunda gerçeğin ortaya çıkacağını, bu nedenlerle öncelikle ilk itirazlar bakımından davanın reddine, aksi takdirde usule dair itirazları doğrultusunda haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın esastan reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu hususlarla ilgili zamanaşımı sürelerinin fazlasıyla geçtiğini ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacının kendisine herhangi bir para verdiğini veya kendisinden herhangi bir senet aldığını iddia etmediğini ve davanın husumet nedeniyle de reddinin gerektiğini, davacının hiçbir alacağı bulunmadığı halde Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2009/14837 esas sayılı icra dosyasından 400.000,00 TL para tahsil ettiğini, takip iptal edildiğinden bu miktarı iade etmesi gerektiğinden bu yönde dava açtığını, bu nedenlerle açılan davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet bakımından reddine,
aksi takdirde haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın esastan reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davacının davaya konu yaptığı senedi arz ettiği yöntem ile bizzat davacının düzenlediğini ve bu düzenlemeyi de davacının diğer davalı olan Mehmet'ten alacağını alabilmek amacıyla yaptığını, davacının dava dilekçesinde bahsettiği dava dosyaları ve icra takiplerinin kendisi ile bir alakasının olmadığını, davacı ile aralarında herhangi bir dava ve icra takibinin bulunmadığını, bu nedenlerle öncelikle zamanaşımı nedeniyle aksi takdirde hakkında varit olmayan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.01.2020 tarih ve 2020/34-2020/12 Karar sayılı ilk kararı ile; davaya konu söz konusu senedin davalı ... tarafından imzalandığı, diğer davalı ... tarafından ciro edilerek davacıya verildiği, senedin alacaklısının ise davalı şirket olduğu, davacıya karşı eylemin davalılar tarafından birlikte gerçekleştirildiği, yapılan eylemin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu,
davacının söz konusu senet nedeniyle bir kısım mahkemelerde davacı ve davalı olarak bulunduğu ve bundan dolayı zarara uğradığından bahisle maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de tarafların davacı ve davalı olduğu dosyalarda yargılama giderlerinin değerlendirildiği gerekçeleriyle maddi tazminat yönünden davanın reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili ile davalılardan ...Turizm Hayvancılık Tarım Ve İşletmecilik A.Ş. ve ... vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesinin 14.09.2022 tarih ve 2022/744 Esas- 2022/1303 Karar sayılı kararı ile; davacının davalıların kendisini bilerek sahtecilikle suçladıkları iddiasıyla işbu davayı açtığı, davalılara isnat edilen eylem 765 sayılı TCK’nın 267. maddesi kapsamında iftira suçu niteliğinde olduğu, iftira suçu yönünden suç tarihi, davalılar tarafından davacı hakkında savcılığa verilen şikayet dilekçesinin tarihi olan 13.01.2003 tarihi olup, eylem tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’da ceza davası zamanaşımı süresi ise aynı Kanunun 102/4. maddesi uyarınca 5 yıl olduğu,
eldeki dava 14.08.2012 tarihinde açılmış olup dava açıldığı tarihte ceza davası devam etmediğinden, uzamış (ceza) zamanaşımı süresinin olay tarihinden hesaplanması gereği de göz önüne alındığında 5 yıllık zamanaşımı süresinin 13.01.2008 tarihinde dolduğu, yine davacı hakkında Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/312 Esas, 2009/383 Karar sayılı ilamla verilen beraat kararının Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği tarih olan 18/07/2011 tarihinden itibaren de 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60/1.
(6098 sayılı TBK’nın 72/1.) maddesindeki bir (iki) yıllık sürenin de dava tarihi itibarıyla dolduğu , ilk derece mahkemesi tarafından, süresinde ileri sürülen zamanaşımı itirazı nazara alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile zamanaşımının dolmadığı kabul edilerek davanın esasının incelenerek karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılardan ...Turizm Hayvancılık Tarım ve İşletmecilik A.Ş. ve ...’in istinaf kanun yolu başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın 14.08.2012 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, davalılar ...Turizm Hayvancılık Tarım ve İşletmecilik A.Ş. ve ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire'nin 04.11.2021 tarih ve 2020/2355 - 2021/8239 Karar sayılı kararı ile; davacının davalılardan ...Turizm A.Ş. ve ...’e yönelik tüm temyiz itirazlarını reddetmiş, davalı ...’e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde.
"Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (CMK) 324/1. maddesi uyarınca "Harçlar ve tarifelerine göre ödenmesi gereken avukatlık ücreti ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla devlet hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu olayla ilgili ceza yargılaması Konya’da yapılmış olup, davacının ikamet adresi olan Antalya’dan yargılamayı takip için Konya’ya gidip geldiği, yol masrafı ile konaklama gideri yaptığı sabit olup, bu giderler ceza dosyasındaki CMK'nın 324. maddesi kapsamındaki yargılama giderlerinden olmayıp davacının olay nedeniyle uğradığı maddi zararıdır.
Davacının, aleyhine yapılan yargılama sürecine yönelik yol giderleri (konaklama hariç) yönünden talebinin kabulü gerekir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar vermiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... Tur. Hayvancılık Tarım İşletmeciliği A.Ş. ve ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin kararın Yargıtayca bozma konusu yapılmaması nedeni ile kararın kesinleşmiş olması sebebi ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasına ilişkin kararın Yargıtayca bozma konusu yapılmaması nedeni ile kararın kesinleşmiş olduğu,
bozma konusu edilen davalı ... aleyhine açılan yol giderlerine ilişkin maddi tazminat davasının ise 23.10.2017 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının konaklama hariç yapabileceği yol giderinin 5.000,00 TL olabileceğinin hesap edilmiş olması nedeniyle bu talebin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL yol gideri masrafının dava tarihi olan 14.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine dair. "1-Davalı ... Tur.
Hayvancılık Tarım İşletmeciliği A. Ş ve ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin kararın Yargıtayca bozma konusu yapılmaması nedeni ile kararın kesinleşmiş olması sebebi ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasına ilişkin kararın Yargıtayca bozma konusu yapılmaması nedeni ile kararın kesinleşmiş olması sebebi ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davalı ... aleyhine açılan yol giderlerine ilişkin maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL yol gideri masrafının dava tarihi olan 14.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, 4-Fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, anılan karara ilişkin olarak daha önce verilen davanın kabulü yönünde kararın Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kaldırılarak zamanaşımı nedeniyle davalılar ... ve ...Turizm A.Ş. açısından maddi ve manevi tazminatın reddine karar verildiği ve karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, bu kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini ancak kesin hükmün varlığına rağmen, davalılar lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yeniden vekalet ücretlerine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
davalılardan ... yönünden Yargıtayca bozma konusu yapılan maddi tazminata ilişkin olarak bilirkişi raporu alınmadan, güncel şartlar göz ardı edilerek eksik gerekçe ile eksik miktarda hüküm kurulduğunu belirterek arz edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalılar tarafından sahte olarak düzenlendiği iddia edilen 27.09.2000 tanzim, 20.01.2001 vade tarihli 458.000 USD bedelli senet nedeniyle davacının çeşitli mahkemelerde yargılanmış olması, davacı ve davalı sıfatıyla mahkemelere katılmış bulunması nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci ve 60 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemenin 08.01.2020 tarihli ilk kararı ile maddi tazminat yönünden davanın reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiş,
hükmün davacı vekili ile davalılardan ...Turizm Hayvancılık Tarım ve İşletmecilik A.Ş. ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile davalılardan ...Turizm Hayvancılık Tarım ve İşletmecilik A.Ş. ve ...’in istinaf kanun yolu başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın 14.08.2012 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, davalılar ...Turizm Hayvancılık Tarım ve İşletmecilik A.Ş. ve ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 04.11.2021 tarihli kararıyla; davacının davalılardan ...Turizm A.Ş. ve ...’e yönelik tüm temyiz itirazlarını reddine, davalı ...’e yönelik temyiz itirazlarının ise kabulü ile kararın bozulmasına karar verildiği,
mahkemenin davalılardan ...Turizm A.Ş. ve ...’e yönelik kararının bozma ilamı dışında kalarak kesinleştiği, mahkemenin 17.03.2023 tarihli son kararıyla da. "1-Davalı ... Tur. Hayvancılık Tarım İşletmeciliği A. Ş ve ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin kararın Yargıtayca bozma konusu yapılmaması nedeni ile kararın kesinleşmiş olması sebebi ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına," karar verildiği, ancak davalı ... Tur.
Hayvancılık Tarım İşletmeciliği A. Ş. ve ... lehine yeniden vekalet ücreti takdir edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davalı ... Tur. Hayvancılık Tarım İşletmeciliği A.Ş. ve ... yönünden verilen ilk karar kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru ise de temyiz eden davacı aleyhine, bu davalılar lehine olacak şekilde daha önce hükmedilen vekalet ücretinden daha yüksek tutarda vekalet ücreti takdir edilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının "7-Davalı ... ve Davalı ...
Turizm Hayvancılık Tarım Ve İşletmecilik A.Ş. dava ve duruşmalarda kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca maddi tazminat yönünden red edilen kısım üzerinden hesaplanan 15.200,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsil edilerek adı geçen davalı tarafa verilmesine," ve 9 uncu "9-Davalı ... ve Davalı ...
Turizm Hayvancılık Tarım Ve İşletmecilik A.Ş. dava ve duruşmalarda kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca manevi tazminat yönünden red edilen kısım üzerinden hesaplanan 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsil edilerek adı geçen davalı tarafa verilmesine," bentleri hükümden çıkartılarak kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11343, K. 2024/186, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama