KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/11494 E., 2024/10125 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/835 E., 2018/103 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in oğlu ve diğer davacıların kardeşi olan motosiklet sürücüsü ... ile davalıya sigortalı araç sürücüsü arasında 29.08.2006 tarihinde meydana gelen kazada desteğin vefat ettiğini, davacıların maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, davalının kazada tam kusurlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı anne ... için şimdilik 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davacı ... vekili, 11.09.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 26.849,59 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı HDİ Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalıdan manevi tazminat istenemeyeceğini, davacı ...'e 10.245,00 TL destek tazminatı ödemesi yapıldığını ve sorumluluklarının kalmadığını, kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, olay tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
lk Derece Mahkemesinin 10.12.2013 tarihli ve 2011/101 Esas, 2013/368 Karar sayılı kararıyla; davacı ...'in oğlu ve diğer davacıların kardeşinin davalıya sigortalı araç sürücüsü ile 29.08.2006 tarihinde yaptığı kaza neticesinde vefat ettiği, davacıların destek tazminatı ve manevi tazimat talebinde bulunduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporu ile kazada sigortalı sürücüsünün %85 oranında, müteveffanın ise %15 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'in talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi amacıyla alınan hesap raporunda bakiye 26.849,59 TL tazminat miktarının belirlendiği,
davalı ... şirketinin dosyaya sunduğu 15.03.2013 havale tarihli dilekçe ekindeki 13.02.2013 tarihli "ibraname feragatname ve makbuz" başlıklı belge incelendiğinde davacıya 35.758,35 TL ödeme yapıldığı ve davalının ibra edildiği, davacı vekilinin duruşmada maddi tazminata ilişkin alacaklarının kalmadığını beyan etmesi üzerine maddi tazminata ilişkin talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacıların manevi tazminata ilişkin talepleri olduğu,
kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların yaşadığı üzüntü birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği gerekçesi ile maddi tazminat bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat bakımından davanın kabulüne, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.02.2016 tarih, 2016/831 Esas, 2016/1675 Karar sayılı ilamı ile;
"1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2-Dava, iki taraflı trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminatı istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında,davacı kardeşler ..., ..., ..., ..., ..., ... için takdir olunan manevi tazminatın fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar ..., ..., ..., ..., ... ile ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile maddi tazminat davası ile, manevi tazminat davasında davacılardan ...'e ilişkin dava Yargıtay bozma ilamı ile kesinleşmiş olduğundan bu hususa ilişkin yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacılar ..., ..., ..., ..., ... ile ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 1.500,00 TL manevi tazminatın 29.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müteveffanın kazada kusuru olmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 29.08.2006 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına, 15.02.2016 tarihli bozma ilamı ile kusur oranlarının kesinleşmiş olmasına, manevi tazminat miktarının yeterli olduğunun anlaşılmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11494, K. 2024/10125, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama