KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/11499 E., 2024/1284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/470 E., 2020/104 K.
- Dava tarihi
- 24.03.2015
- Hüküm/karar
- Davanın Usulden Reddi
Karar Metni
1.249 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu araç hasarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; yargı yolu bakımından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
30.03.2014 tarihinde maliki ve sürücüsü olduğu aracı ile seyir halinde iken yola daha önceden dökülen ve 1 km'den fazla devam eden madeni yağ sebebiyle yolda kaymaya başlayan aracın direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve aracın yoldan çıkarak yolun sağında bulunan su kanalına girdiğini ve sonrasında takla attığını, emniyet şeridinde durması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucu aracın kullanılamaz ... geldiğini ve araçta bulunan müvekkilinin eşi, ağabeyi ve yengesinin ölümden döndüğünü, bu nedenlerle araçta meydana gelen 10.000,000 TL değer kaybı bedeli,
2.000,00 TL araç mahrumiyeti bedeli ve 324,50 TL çekici ücreti olmak üzere davanın kabulü ile Karayolları Genel Müdürlüğünün hizmet kusuru sebebiyle 13.854,00 TL tazminata mahkum edilmesini, söz konusu tazminatın olay tarihi olan 30.03.2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini, davalı idare aleyhine 10.000,00 TL manevi tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hareket halindeki trafikte seyreden araçların herhangi birinden yağ döküleceğinin önceden tahmin edilmesinin imkansız bir durum olduğunu, dava konusu somut olayda da ilgili işletme bakım şefliği olan Selimpaşa İşletme ve Bakım Şefliğinin durum bilgisi ulaştıktan hemen sonra müdahale ettiğini belirterek davanın görev, husumet ve esastan reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece 11.12.2015 tarihli ve 2015/139 Esas, 2015/507 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebine yönelik davanın kısmen kabulüne, takdiren 11.091,00 TL hasar bedeli, 324,50 TL çekici bedeli olmak üzere toplam 11.415,50 TL maddi tazminatın hasar tarihi olan 30.03.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebine yönelik davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın hasar tarihi olan 30.03.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 04.10.2017 tarihli ve 2016/17229 Esas, 2017/8626 Karar sayılı ilamıyla özetle "...Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu'nun 19 uncu maddesinde “Adli, idari, askeri Bir kamu hizmeti görmekle yükümlü davalı idareye 2918 sayılı KTK'nun 7/a maddesinde; karayollarında mal ve can güvenliği yönünden gerekli işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırma görevleri verilmiş bulunmaktadır.
Bu görevin 2918 sayılı yasada verilmiş olması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardan dolayı idarenin Özel Hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucunu doğurmaz. Hizmet kusurunda kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerinde açılması gereklidir. Esasen 2918 Sayılı Yasanın hukuki sorumluluğa ilişkin 85 vd. Maddelerinde araç işletenin sorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Dosya kapsamına göre, aynı konuda İstanbul 8. İdare Mahkemesince 2014/1278 Esas- 2014/1081 Karar sayılı karar ile adli yargı yolunun görevli olduğu gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, verilen karar İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. Kurulu tarafından 2014/23576 Esas-2014/26024 Karar sayılı ile onanmıştır.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma sonrası dosyanın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesine gönderildiği, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince mahkeme tarafından yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosyanın iade edilerek; iki mahkeme arasında karşılıklı olarak verilmiş yetkisizlik veya görevsizlik kararı bulunmaması nedeniyle şartları oluşmadığı için bir karar verilmediği ve merci tayini şartlarının oluşması gerektiğinin belirtildiği, bu nedenlerle mahkemece yargı yoluna dair bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 114/(1) - b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması ve dava şartı bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamı sonrasında Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin iade kararı doğrultusunda, görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Kanununun 19 uncu maddesi gereğince yargı yeri belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya, Yargıtay bozma ve iade kararlarına aykırı olduğunu, İdare Mahkemesinde açılmış olan davanın görev yönünden reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, Hukuk Mahkemesinde açılmış olan davanın da yargı yolunun caiz olmaması ve dava şartı yokluğu nedeniyle reddedildiğini,
bu durumda davacının hak arama özgürlüğünün zedeleneceğini ve hakkına kavuşmasının engelleneceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı idare aleyhine, Karayolları Genel Müdürlüğünün yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayolunda can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlem almak ve aldırmak yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi sebebiyle (hizmet kusuru) araçta meydana gelen değer kaybı ve hasar bedeli talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 7, 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamından, konu hakkında davacı tarafından açılan davada, İstanbul 8. İdare Mahkemesince 2014/1278 Esas 2014/1081 Karar sayılı karar ile adli yargı yolunun görevli olduğu gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, verilen karar İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. Kurulu tarafından 2014/23576 Esas, 2014/26024 Karar sayılı kararı ile onanmıştır.
Daha sonra davacı vekilince bu kez İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesine aynı talep ile dava açılmış, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.10.2017 gün 2016/17229 Esas, 2017/8626 Karar sayılı ilamı ile ''Dosya kapsamına göre, aynı konuda İstanbul 8. İdare Mahkemesince 2014/1278 Esas, 2014/1081 Karar sayılı karar ile adli yargı yolunun görevli olduğu gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, verilen karar İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. Kurulu tarafından 2014/23576 Esas, 2014/26024 Karar sayılı kararı ile onanmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu'nun 19 uncu maddesinde “Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Bu durumda mahkemece, idari yargının görevli olduğu nazara alınarak Uyuşmazlık Mahkemesi Kanununun 19 uncu maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu gibi hüküm kurulması doğru görülmemiştir.'' denilerek hükmün bozulduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin önceki bozma ilamında, idari yargı tarafından verilmiş ve kesinleşmiş görevsizlik kararı bulunduğu ve eldeki davada idari yargının görevli olduğu dikkate alınarak 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince yargılamanın durdurulması ile dosyanın görev uyuşmazlığının giderilmesi bakımından Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi; Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından görev konusunda verilecek karara göre işlem yapılmasının belirtildiği ve mahkeme tarafından da bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma gereğine uygun biçimde işlem yapılmaması ve yargılamanın durdurulup görev uyuşmazlığının Uyuşmazlık Mahkemesince çözümünden sonra gerekli kararın verilmemesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11499, K. 2024/1284, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama