KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/11891 E., 2024/118 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/107 Esas- 2020/386 Karar
- Davacılar
- 1-... 2- 3- 4-... 5-... vekilleri Avukat ...
- Davalılar
- 1-... vekili Avukat ... 2-...
- Dava tarihi
- 13.06.2011
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü
Karar Metni
1.169 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 01.12.2010 tarihli trafik kazasında kaza tarihini kapsar geçerli bir Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan, davalılardan ...’ın maliki ve sürücüsü olduğu aracın, karşıdan karşıya geçmekte olan davacıların desteği ve ortak murisi...’a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında...’ın vefat etmesi nedeniyle maddi ve manevi kayıplar yaşadıklarını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın davacılara maddi anlamda destek olmadığını, kaza sonunda reşit ve mümeyyiz olan davacıların maddi anlamda müteveffanın desteğini yitirmelerinin söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın müvekkilinin dikkatsizliği sonucu meydana geldiği iddiasını kabul etmediklerini, buna dair herhangi bir delil olmadığını, müvekkilinin öğrenci servisiyle yol alırken aracın yakıtının azaldığını fark edip hızını yavaşlattığını, etrafını kontrol ederek dikkatli bir şekilde benzin istasyonuna döndüğü sırada aracın yan tarafında uçuşan beyaz poşetleri fark ettiğini ve aracı durdurup indiğini, merhumeyi görünce karakola gittiğini, müvekkilinin değil merhumenin ihmalinin ve dikkatsizliğinin söz konusu olduğunu, manevi tazminat için talep edilen miktarın fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2011 tarihli ve 2011/219 Esas-2015/369 Karar sayılı kararıyla; kaza tarihinde davacıların 45, 46, 48, 51 yaşlarında oldukları, kız ve erkek çocukların destek süreleri yönünden yaş sınırlarının uygulanması gerektiği, erkek çocuklar için 18, kız çocuklar için 22 yaşın, desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edildiği, davacıların maddi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranları ve sosyal ekonomik durumları dikkate alınarak manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
maddi tazminata ilişkin talebin reddine, manevi tazminata ilişkin talebin kısmen kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00 TL den toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, manevi tazminat talebinin davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 2017/786 Esas 2019/9694 Karar sayılı 21.10.2019 tarihli kararı ile; davacılar lehine takdir olunan manevi tazminat az olduğundan hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, dava dilekçesinde davalı ...'ndan tazminatın "yasal limit noktasında" şeklinde talep edildiği ve bu davalı yönünden manevi tazminat talebinde bulunulmamış olmasına göre, mahkemece manevi tazminat talebi yönünden davalı ... lehine ücreti vekalet takdirinin doğru olmadığı,
cenaze dolayısıyla yapılması zorunlu olan masrafların ilgili Müftülük'ten sorulması suretiyle makul, uygun miktarda cenaze ve defin masrafı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, cenaze ve defin giderleri hususunda bir araştırma yapılmaksızın, olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak, yerleşmiş Yargıtay kararları ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu nun 53/3 maddesi uyarınca desteği sona erdiğinden, davacıların destekten yoksun kalma maddi zararlarının bulunmadığı, defin masraflarına ilişkin talebin değerlendirilmesinde İstanbul Mezarlıklar Daire Başkanlığının cevabi yazısı ile tek kişilik yer ücreti ve mezar yapımı bedeli toplamı olan 1.200 TL olarak bildirildiği,
müteveffanın davacıların annesi olması sebebiyle her bir davacı için takdiren 15.000'er TL manevi tazminatın hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 1.200,00 TL'nin 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 15.000,00'er manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığı ve mahkemenin kararında davanın maddi tazminat yönünden 1.200,00 TL üzerinde kısmen kabulüne karar verildiği, ancak yargılama giderleri ve karar ilam harcının ana paraya oranlanmayarak tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, yargılama giderleri ile karar ilam harcına hükmedilirken müvekkili kurum aleyhine manevi tazminata hükmedilmediği ve maddi tazminatın kısmen kabul edilerek 1.200,00 TL üzerinden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği gözetilerek yargılama gideri ile karar ilam harcının ana paraya oranlanarak hüküm kurulması gerekirken tamamına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olmayan aracın yaya desteğe çarpmasıyla oluşan trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı cenaze gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK''nun 438/7 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde yargılama giderlerinin nelerden ibaret olduğu açıkça sayılmış; yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen 326. maddesinde ise kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık durumuna göre paylaştıracağı düzenlenmiştir.
Davalı ... maddi tazminattan sorumlu olup manevi tazminattan sorumlu olmadığı gibi manevi tazminata ilişkin yargılama gideri ve harçlardan da sorumlu değildir. Mahkemece davacının manevi tazminat talebi hakkında yargılama gideri, karar ve ilam harcından davalı ... Hesabının diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna dair karar verilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HMK'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hükmünün 9. bendinin sonuna "davalı ... Hesabının bu tutarın sadece 81,00 TL'sinden diğer davalıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına" ibarelerinin eklenmesi, mahkeme hükmünün 10. bendinin sonuna "davalı ... Hesabının bu tutarın sadece 196,00 TL'sinden diğer davalıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... Hesabına iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11891, K. 2024/118, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama