KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/1213 E., 2024/13468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/868-2022/868
Karar Metni
904 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 18.03.2021 tarihli çift taraflı trafik kazasında karşı araç sürücüsü olan davacının yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 3.500,00 TL sürekli iş göremezlik ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL geçici bakıcı gideri ve 3.000,00 TL tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 18.03.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini,
sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 37.846,89 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 16.955,40 TL, geçici bakıcı gideri yönünden 8.477,70 TL olmak üzere toplam 63.280,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunduğu, davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygun şekilde düzenlendiği, ancak davalının tedavi giderleri yönünden sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 37.846,89 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 16.955,40 TL, geçici bakıcı gideri yönünden 8.477,70 TL olmak üzere toplam 63.280,00 TL tazminatın 09.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderleri yönünden poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı ile tedavi gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 18.03.2021 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih (18.03.2021) ile hükme esas alınan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı kurul raporunun düzenlendiği tarih (27.09.2021) arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Engel Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; kazaya ilişkin kolluk görevlilerince tanzim edilen kaza tespit tutanağının bulunmadığı, ceza soruşturmasında alınan kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu, davacının ise kusursuz bulunduğunun bildirildiği, Hakem Heyetince de davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Olayın oluş şekli ve dosyada mevcut belgeler gözetildiğinde İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporunun yetersiz ve denetime elverişli olmadığı görülmekle eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1213, K. 2024/13468, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama