KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12160 E., 2024/1346 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/739 D.İş-739 K.
- Sayısı
- 2021/İHK-25588
- Dava tarihi
- 26.01.2021
- Hüküm/karar
- Davanın kabulü/Davacı vekilinin itirazının reddi - Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile davanın kabulü
- Sayısı
- K-2021/88544
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, kaza tarihinde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçeleri ile talebini 52.325,88 TL'ye ve 61.487,91 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, karara esas alınamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B.İtiraz sebepleri Davacı vekili, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, ıslah hakkının kullandırılmadığını belirterek karara itiraz etmiştir.
Davalı vekili, usulüne uygun alınmayan maluliyet raporu nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 oranında teknik faizin birlikte kullanılmamış olmasının hatalı olduğunu, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, davacı vekilinin kötü niyetli bir şekilde ıslah yapmadığını, davacının müterafik kusuru nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin ve faizin hatalı belirlendiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne 52.325,58 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, usulüne uygun alınmayan maluliyet raporu nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 oranında teknik faizin birlikte kullanılmamış olmasının hatalı olduğunu, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, davacı vekilinin kötü niyetli bir şekilde ıslah yapmadığını, davacının müterafik kusuru nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin ve faizin hatalı belirlendiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde geçerli Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının bedensel zarar tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 88, 89, 90 ıncı maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 16 ıncı ve 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davadan önce davalı kuruma başvuru yapılmış olmasına, kusura ilişkin raporun olayın oluş şekline uygun olmasına, aktüer raporunda davalının talebi doğrultusunda hesaplama yapılmış olmasına, davacıda oluşan araz ile davacının kask takmaması arasında illiyet bağı bulunmadığından davacının meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunmamasına, faize yönelik kararda isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği tarihte Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelikin ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12160, K. 2024/1346, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama