KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12645 E., 2024/133 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1075 E., 2022/1075 K.
- Sayısı
- 2022/KIT-2124
- Davacılar
- 1-..., 2-...vekili Avukat ...
- Dava tarihi
- 14.10.2019
- Hüküm/karar
- Davanın kabulü- İtirazın kısmen kabulü
- Sayısı
- K-2020/5991
Karar Metni
1.196 kelime·6 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karara davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilinin temyiz başvurusu sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 27.03.2018 tarihinde, yaya olan desteğe davalıca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu desteğin hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla anne ve baba olan her bir davacı için ayrı ayrı 2.500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigortacının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslahla toplam taleplerini 131.805,63 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur durumunun bilirkişi raporu alınarak netleştirilmesi gerektiğini, davalının davacılara ödeme yaptığını, bu nedenle bakiye alacağın bulunmadığını, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, desteğin gelirinin asgari ücret olarak alınması gerektiğini, desteğin anne ve babasına gerçekten destek olup olmadığının ispatı gerektiğini, davacıların faiz taleplerinin olmadığını, bu nedenle faize hükmedilmemesi gerektiğini, aksi halde ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, ceza soruşturma dosyasının dosyaya kazandırılması gerektiğini ve vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, 10.01.2020 tarihli hesap raporunun denetime açık, anlaşılır ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 131.805,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 03.08.2020 tarihli 2020/İHK- 12684 sayılı kararı ile; davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 15.02.2022 tarihli 2021/7588 Esas ve 2022/2563 Karar sayılı kararı ile; " ...Somut olayda, trafik kazası sonucu ölen desteğin olay tarihinde 15 yaşında olduğu anlaşılmaktadır. Destek, dava konusu olayda ölmeseydi ana ve babaya bakması muhtemeldi. Ancak bu hususta zarar hesabı yapılırken desteğin çalışarak gelir elde etmeye başlayacağı yaş olan 18 yaşına gelmesi halinde ana ve babasına destek olacağı varsayılmalıdır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususun gözetilmeyerek 17-22 yaş arasının efor kaybı olarak hesaplanmış olması doğru görülmemiştirŞu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında hakemce, davacıların destekten yoksun kalma zararının hesabında ölen desteğin 18 yaşından itibaren gelir elde etmeye başlayacağı kabul edilerek zarar hesabının yapılması, bu hususta kazanılmış haklara halel gelmemek üzere, bilirkişiden ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde (AAÜT) yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17 nci maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçeleriyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak alınan 14.11.2022 tarihli ek hesap raporunun usule uygun olduğu, hükme esas alınması gerektiği, raporda davacılara yapılan kısmi ödemelerin ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmadığı konusunda da araştırma yapıldığı, davacıların bakiye alacaklarının olduğu, yapılan hesabın yerinde olduğu, hesaplamanın desteğin 18 yaşından itibaren gelir getirecek bir işte çalışabileceği varsayılarak yapıldığı,
usuli kazanılmış hakların gözetildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 42.566,40 TL, davacı ...için 67.840,25 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 110.440,65 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 12.10.2018 tarihinden işleyen yasal faizi ile davalıdan alınarak başvuranlara verilmesine, bakiye 21.346,00 TL'nin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 14.11.2022 tarihli ek hesap raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, teknik faiz uygulanmadan progresif rant yönteminin esas alınması gerektiğini, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru dilekçesinde faiz talebi olmamasına rağmen faize hükmedilmesinin talebin aşılmasına neden olduğunu, gelir elde etme yaşı olarak 22 yaşın esas alınması gerektiğini, davacılara ödeme yapıldığını, davacıların bakiye alacaklarının bulunmadığını, davacılara desteğin gerçekten destek olup olmadığının tespiti gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ek hesap raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, fahiş hesaplama yapıldığını, hakem heyetince başvurucunun ıslahtan önceki tazminat talepleri için başvuru tarihinden itibaren,
ıslahtan sonraki tazminat talepleri için ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacıların kızı olan destek yayaya 27.03.2018 tarihinde çarpması sonucu destek yayanın hayatını kaybetmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyularak alınan 14.11.2022 tarihli ek hesap raporunun usule uygun olduğu, davacıların ıslah dilekçesinde faiz konusunda taleplerinin bulunduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacılar vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12645, K. 2024/133, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama