KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12653 E., 2024/4581 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/191 Değişik İş, 2022/206 Karar
- Sayısı
- 2022/İHK-7118, 2022/İHK-7119
- Hüküm/karar
- Kabul/İtirazların reddi
- Sayısı
- K-2022/10598
Karar Metni
1.757 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddi kararı verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası(ZMSS) ile teminat altına alına araçların 04.06.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda Doğa Sigorta AŞ'ye sigortalı araçta yolcu olan müvekkillerinin oğlunun vefat ettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince her bir davacı için ayrı ayrı 100,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Doğa Sigorta AŞ'den tahsilini; her bir davacı için 12.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... AŞ'den tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan ödeme ile davacıların zararının karşılandığını, davacıların zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, sigortalı aracın sürücünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacıların zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkili tarafından davacıların zararının karşılandığını ve ibraname düzenlendiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporlarına itibar edilerek davacı ... için 219.938,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının Doğa Sigorta AŞ'den 14.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 221.833,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... AŞ'den tahsiline; Davacı ... için 78.460,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının Doğa Sigorta AŞ'den 14.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 76.565,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... AŞ'den tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; kazaya karışan iki aracın da ticari olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili itiraz dilekçesinde; davacılar tarafından eksik belge ile başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, müteveffanın ileride evlenme ihtimalinin hesaplamada dikkate alınmadığını, davacıların zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacılar yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğini, davacıların zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, raporda davacıların yaşının yanlış hesaplandığını, destek paylarının hatalı belirlendiğini, müteveffaya ait gelir belgesi bulunmadığından asgari ücretin esas alınması gerektiğini, davacılar yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar Doğa Sigorta AŞ'nin ve Axa Sigorta AŞ vekillerinin itirazları yönünden davacılar tarafından yapılan başvurunun usulüne uygun olduğu, hükme esas alınan hesap raporunun denetime elverişli olduğu, davacıların zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmamasının yerinde olduğu, davacılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı; davacılar vekilinin itirazları yönünden yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiş; ayrıca davalılardan Axa Sigorta AŞ tarafından karara süresinde itiraz edilmediğini belirtmiştir.
Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenler İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenler İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalılar tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucunda davalı ... AŞ'ye sigortalı araçta yolcu olan davacıların oğlunun vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 49, 51 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin(AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı tarafından zararın belirlenmesi için yeterli olan belgeler ile başvurulmuş olmasına, davalılardan Doğa Sigorta AŞ tarafından sigortalanan aracın ruhsatına göre hususi kullanımda olmasına, davalılardan Axa Sigorta AŞ tarafından süresinde karara itiraz edilmiş olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına,
yapılan ödemenin zararı karşılamadığının anlaşılmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı ... AŞ vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılardan Doğa Sigorta AŞ'nin diğer temyiz itirazlarına gelince; a. 2918 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.
Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez.
Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez.
Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalı ... AŞ vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında alınan ifadelerden davacıların desteği ile davalı ... AŞ tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün arkadaş oldukları anlaşılmaktadır. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalının süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek 6098 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalı ... AŞ'nin sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
b. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3. Davalılardan Axa Sigorta AŞ'nin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu trafik kazası nedeniyle davalı ... AŞ tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın sürücüsü Murat Öztürk'ün Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/80 Esas ve 2022/309 Karar sayılı dosyasında yargılandığı, yargılama sırasında gerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 12.07.2021 tarihli raporda, gerekse İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi bilirkişi heyetinden alınan 11.10.2022 tarihli raporda Axa Sigorta AŞ tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiği, Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince de sanık Murat Öztürk'ün beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan kusur raporu ise tek bilirkişi tarafından düzenlenmiştir.
6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza hakiminin beraat kararı ile bağlı değil ise de kaza tespit tutanağına göre davacıların oğlunun yolcu olduğu aracın sürücüsünün hiçbir fren ve kazıntı izi olmaksızın 3 şeridi terk ederek kazanın meydana geldiği katılım şeridine girdiği ve davalılardan Axa Sigorta AŞ tarafından sigortalı olan araca arkadan çarptığı, kaza saatinin gündüz vakti ve havanın da açık olduğu, kaza tespit tutanağı, ceza dosyası kapsamı ve dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler de dikkate alındığında Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/80 Esas sayılı dosyasında alınan 12.07.2021 tarihli ve 11.10.2022 tarihli raporların olayın oluşuna daha uygun olduğu, davalı ... AŞ tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün olayda kusuru olmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda; davalı ... AŞ'nin ZMSS poliçesi ile teminat altına aldığı aracın sürücüsünün, davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu ceza mahkemesi dosyasında alınan kusur raporları ve dosyada mevcut diğer belgeler ile sabit olduğundan İtiraz Hakem Heyetince davalılardan Axa Sigorta AŞ yönünden başvurunun tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalılardan Doğa Sigorta AŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2/a ve b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Doğa Sigorta AŞ vekilinin; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Dosya kapsamından, ceza yargılaması sırasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 12.07.2021 tarihli raporda ve İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi bilirkişi heyetinden alınan 11.10.2022 tarihli raporda davalı ...Ş. tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği; hakem heyetince hükme esas alınan 03.12.2021 tarihli adli trafik bilirkişi raporunda ise davalı ... AŞ tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün %75, davalı ...Ş. tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün ise % 25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği ve bu haliyle çelişki ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
İtiraz Hakem Heyetince; kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun 3. bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12653, K. 2024/4581, 13 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama