KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/13016 E., 2024/12116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/21 Esas- 2022/102
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulüne
Karar Metni
1.405 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın ZMSS poliçesinin davacı şirket tarafından düzenlendiğini, söz konusu aracın 16.09.2010 tarihinde geçirdiği kaza sonucu ...'in vefat ettiğini ve sigortalı araç sürücüsünün alkollü olarak araç kullandığının tespit edildiğini, meydana gelen kaza nedeniyle davacı ... tarafından ... varislerine 25.810,00 TL. tazminat ödendiğini beyan ederek 25.810,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 14.02.2011 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigortalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesiyle; davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın ZMSS poliçesinin davacı şirket tarafından düzenlendiğini, söz konusu aracın 16.09.2010 tarihinde geçirdiği kaza sonucu ...'in vefat ettiğini ve sigortalı araç sürücüsünün alkollü olarak araç kullandığının tespit edildiğini, meydana gelen kaza nedeniyle davacı ... tarafından ... varislerine 25.810,00 TL. tazminat ödendiğini,
bu tazminatın rücuen tahsili için Hatay Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nin 2011/398 E. sayılı dosyası üzerinden davalıya karşı tazminat davası açıldığını ancak ... varislerine yapılan ödemeden sonra ... varislerinin Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/85 E.sayılı dosyası üzerinden davacı şirkete karşı tazminat davası açtıklarını, bu davada tarafların anlaşması üzerine ... varislerine davacı ... şirketinin 74.785,46 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faizler ile birlikte toplam 153.779,46 TL'lik daha tazminat ödemesi yaptığını beyan ederek,
153.779,46 TL tazminatın ödeme tarihi olan 20.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; araç kiralama şirketi olduklarını beyan ederek husumet itirazında bulunmuş, esas yönünden de davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2012 gün ve 2011/398 E. 2012/340 K. sayılı ilamı ile davalı şirketin oto kiralama işletmesi olduğu, kaza tarihinde dava dışı ...'a aracı kiraladığı, işleten sıfatının ve araç üzerindeki fiili hakimiyetin dava dışı sürücüde olduğu gerekçesi ile pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ... A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.12.2013 gün ve 2012/112422 E. 2013/2559 K. sayılı ilamı ile; davanın, trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin bir dava olduğu ve dosyada mevcut trafik sigorta poliçesinde, sigorta ettiren olarak davalı .... gösterildiği, kaza tarihinde aracın malikinin de ... Seyahat A.Ş. olduğu, bu durumda davacının, 2918 sayılı KTK'nın 95. ve Trafik Sigortası Genel Şartları’nın B.4.d. maddesi uyarınca, davalı sigortalıdan rücu hakkının ve buna bağlı olarak pasif husumet ehliyetinin bulunduğu hususunun gözetilmesi ile işin esasının incelenenerek karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 2013/627 Esas ve 2016/280 Karar sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının ...'e yapmış olduğu 25.810,00 TL'lik tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, ...'e yapmış olduğu 61.602,31 TL tazminatın, 6.914,85 TL faizin, 50.000,00 TL manevi tazminatın ve 5.612.50 TL faizin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri, vekalet ve diğer taleplere ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir. 2.Verilen karar taraf vekillerince verilen karar temyiz edilmiştir.
3. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2016/16090 Esas ve 2018/10478 Karar sayılı kararında, hükme esas alınan 12.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda; destek (1954 doğumlu) ...'in, yargı kararı uyarınca nafaka ödemek suretiyle destek olduğu eski eşi ...'ın destekten yoksunluk zararının hesaplanmasında evlenme ihtimali indirimi yapılmadığının görüldüğü, vefat eden bakımından, nafaka almak suretiyle yararlanan eski eşin, yeniden evlenmesi halinde bakım ihtiyacının sona erdiği ve yitirilmiş destek ediminin yeni bir destek edimiyle karşılanmış olacağı dikkate alınarak,
hayatta kalan (eski) eşin desteklik süresi içerisinde yeniden evlenme ihtimalinin belirlenmesi gerektiğini, Daire yerleşmiş içtihatları gereği; evlenme ihtimali oranları belirlenirken, destek gören (eski) eşin kaza tarihindeki yaşına göre, AYİM Evlenme İhtimali Tablosu'ndaki belirlemelerin esas alınması gerektiği, 07.04.1957 doğumlu olup kaza tarihinde 53 yaşında olan davacı ...'ın kaza tarihindeki yaşı ve 18 yaşından küçük çocuğunun bulunmadığı dikkate alınarak AYİM tablosuna göre evlenme ihtimali oranının belirlenmesi ve tazminattan bu doğrultuda indirim yapılması gerektiği,
eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmediği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4.Karara karşı, davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. 5. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2019/911 Esas ve 2020/5396 Karar sayılı kararı ile karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmuş, hükme esas alınan 12.11.2014 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda zaten bozma ilamında belirilen hususlara uygun olarak 07.04.1957 doğumlu ...'ın kaza tarihi olan 16.09.2010 tarihinde 53 yaşında olup AYİM Tablosuna göre 51-55 yaş aralığında kadın olduğu ve 18 yaşından küçük çocuğunun bulunmadığı anlaşıldığından, ... bakımından %1 oranında yeniden evlenme ihtimali indiriminin yapıldığı, bu hususun aktüerya bilirkişinin 17.05.2021 tarihli ek raporunda da belirtildiği,
bu kapsamda Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporuna göre, davacı ... şirketinin mirasçı ...'e yaptığı 25.800,00 TL'lik ödemenin tamamının rücu edilebilir mahiyette olduğu, mirasçı ...'e yapılan ödemeden 61.602,31 TL'lik tazminat ve 6.914,85 TL faizi ile,
ilgili poliçede manevi tazminat klozu bulunduğundan ve davacı tarafından mirasçılara ödenen kısım dikkate alınarak makul bulunduğundan 50.000,00 TL manevi tazminat ile 5.612,50 TL faizinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği, Hatay 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/85 Esas ve 2012/370 Karar sayılı ilamında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, dolayısıyla davacı yanın karardan ücreti vekalet ödemeye mahkum edildiğine dair ibare bulunmadığı,
kaldı ki dava aşamasından önce de mirasçılara ödeme yapmasının mümkün olduğu anlaşıldığından vekalet ücreti ve yargılama gideri talebine ilişkin kısmın reddine karar verilmesi gerektiği dikkate alındığında davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi gerektiği gerekçesi ile; "davacının ...'e yapmış olduğu 25.810 TL'lik tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, ...'e yapmış olduğu 61.602,31 TL tazminatın, 6.914,85 TL faizin, 50.000 TL manevi tazminatın ve 5.612,50 TL faizin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
yargılama gideri ücreti, vekalet ve diğer taleplere ilişkin kısmın reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı müvekkil şirket her ne kadar trafik kayıtlarına göre işleten olarak (aracın kayden maliki) görünse de aracın gerçek işleteninin ... olduğunu, müvekkil şirketin Hatay ve çevresinde müstakil olarak ve profesyonel biçimde oto kiralama (Rent a Car) işi ile iştigal eden aktif, malum ve meşhur bir firma olduğunu,... plakalı aracını 12.09.2010-20.09.2010 tarihleri arasında 8 günlüğüne ... isimli kişiye oto kiralama sözleşmesi ile kiralayarak teslim ettiğini ve aracın teslim edildiği andan itibaren işleten sıfatının ...'a geçtiğini,
kazanın bu şahsın kendi ihmali olan %100 kusur ve aldığı alkol etkisi ile meydana geldiğini, eksik ve hatalı olarak düzenlenmiş bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, her iki ... yönünden de tazminat talep edebileceklerin destek olunanlar sıfatını haiz olup olmadıklarına dair bir değerlendirmenin raporda hüküm kurmaya ve bozma ilamına uygun olmayan bir şekilde yapılmış olup bu kişilerin gerçekte de ölenlerin desteğine ihtiyaçları olup olmadığının araştırılmadığını, hesaplanan tazminattan gerekli indirim ve iskontonun yapılmadığını, manevi tazminat konusunun eksik araştırıldığını,
rücuya konu edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın davacının dava dışı sulhen murislere ödediğini iddia ettiği bir rakam olduğunu, davalı müvekkili söz konusu olayda bir an için işleten olarak kabul edilmiş olsa bile bu durumda da işletenin 3.kişilerin ağır kusurlarından sorumlu olmayacağını, alkolü sürücünün sözleşmeye aykırı olarak kazaya sebebiyet verdiğini, usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucunda ölüm nedeniyle tazminat ödeyen ZMSS şirketinin alkollü araç kullanma nedeniyle sigortalısından rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ilamına uyulmakla yeniden yapılan yargılamada aktüerya bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda karar verildiği anlaşıldığından, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13016, K. 2024/12116, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama