KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/13347 E., 2024/649 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/719 - 2021/720
- Sayısı
- 2021/İHK-25792
- Dava tarihi
- 09.04.2021
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulü / İtirazın Kabulü ile Davanın Usulden Reddi
- Sayısı
- K-2021/72641
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen 01.12.2014 tarihli kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 229.869,84 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce aynı talepler ile ilgili olarak dava açıldığını, verilen karar uyarınca davacıya yeterli ödeme yapıldığını, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, toplanan delillere göre davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davacı tarafından daha önce kesin hükme bağlanan tazminat talebi ile ilgili tekrar dava açılabilmesi için artan veya değişen bir durumun varlığının ispat edilmesi gerektiği, sunulan raporun bu gerekliliklere uygun şekilde düzenlenmediği, bu nedenle sigorta şirketine başvuru esnasında sunulan maluliyet raporu usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı bedensel zarar nedeni ile maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralanıp malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığı, gelişen durumun varlığının ispat edilemediği, davadan evvel tazminatın esası ve hesabı bakımından yeterli belgelerle sigorta şirketine müracat edilmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51 inci maddesinde "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi hükmü gereğince zarar görenin sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmiş olduğu anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince başvuru sırasında sunulan raporun karar vermeye elverişli olmadığı kabul edilmiş ise de TBK'nin 51 inci maddesi gereğince İtiraz Hakem Heyetince usulüne uygun rapor alınabileceği gibi davacıya bu yönde de süre verilebilecektir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı, HMK'nın 431 inci maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetince, davacının tüm tedavi evraklarının dosyaya temini ile davacının bizzat muayene edilerek davacıda bulunan arazlara ilişkin uzmanların da bulunduğu heyetten, davacının maluliyetinde davaya konu kaza ile illiyet bağı bulunan gelişen durum olup olmadığı hususunda rapor alınarak hasıl olacak sonuca karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13347, K. 2024/649, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama