İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/1342 K.2023/10781

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/1342Karar2023/10781Tarih16 Ekim 2023Okuma15 dk · 2.944 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2023/1342 E., 2023/10781 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ekim 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1505 E., 2021/2588 K.
Hüküm/karar
İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İlk derece mahkemesi
Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/299 E., 2021/240 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.944 kelime·15 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde. 06.08.2013 günü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın, İl Özel İdaresi tarafından ihale edilen Yapıcı Emlak Ltd.

Şti. tarafından yapımı devam eden yol üzerindeki menfez inşaat alanında bulunan açık vaziyetteki çukura düşmesi sonucu sürücü ...'ın vefat ettiğini, kaza tespit tutanağına göre inşaatı yapan firma ile gerekli gözetim ve denetim görevlerini yapmayan kurum yetkililerinin kusurlu olduklarının belirlendiğini, Sivas İl Özel İdaresinin 24.09.2013 tarih 16413 sayılı yazı içeriğine göre menfez yapım işinin denetiminden ... ... ve yol ve ulaşım hizmet müdürü ...'in sorumlu olduklarını, menfez inşaatını ise ... ile gayri resmi ortağı konumunda bulunan ...'in birlikte yaptıklarını,

inşaatı yapan firma yetkililerinin davalı ... ... ve ...'in inşaat alanına araç girmesini engelleyecek nitelikte gerekli önlemleri almamak sureti ile davalı inşaat işini ihale eden ve inşaatın gözetim ve denetiminden sorumlu olan Sivas İl Özel idaresinde kontrol mühendisi olarak görev yapan davalıların da gerekli gözetim ve denetim görevlerini yerine getirmediklerinden ...'ın ölümüne sebep olan kazada kusurlu olduklarının tespit edildiğini, müteveffanın ölüm tarihinde 22 yaşında olup ailesi ve çocuklarının maddi manevi desteğinden mahrum kaldıklarını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sağ eş ... için 600,00 TL,

çocuklar Emirhan ve Yasin'in her biri için 200,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile eş için 75.000,00 TL, çocuklardan her biri için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile tahsilini talep etmiş.

02.01.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile tüm davacılar yönünden toplam 260.394,30 TL (eş için 205.927,21 TL, Emirhan için 19.146,16 TL, Yasin için 35.320,93 TL olmak üzere) destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... (Ergo Sigorta) vekili cevap dilekçesinde; müteveffa yönetimindeki aracın davalı şirket nezdinde 27.03.2013-2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını, kaza tarihi itibari ile kişi başına sakatlanma ve ölüm teminat limitinin 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kazanın davacılar desteğinin kusuru ile meydana geldiğinden talebin teminat dışı olduğunu, kusur oranlarının tespiti gerekiğini, tazminat hesabının uzman bilirkişi tarafından yapılmasını, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, hatır taşıması indirimi yapılmasını, olay tarihinden faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu kazada kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, kusur ve sorumluluğun Yapıcı Emlak Oto İnş. Maden. Tarım. Hayv. İth. İhr. Tic. San. Ltd. Şti. ve diğer davalılara ait olduğunu, Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/167 E sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasının gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalılar ... ve ve ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, kaza nedeniyle Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/167 E sayılı dosyasında ceza yargılaması yapıldığını, davalı ...'ın tali, ...'in ise kusursuz olduğunu, ceza yargılaması sonunda beraat ettiğini, kazanın araç sürücüsünün aracı hızlı, dikkatsiz ve özensiz kullanmasından kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

SGK ya yazılan müzekkere sonucunda meydana gelen kaza ile ilgili herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğu, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 21.06.2016 tarih 2016/7998 -3597 Sayılı raporu ile müteveffa .... ...'ın kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu, yolun denetiminden sorumlu kuruluşun %25 oranında kusurlu olduğu, yüklenici firmanın ise %55 oranında kusurlu olduğu, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen hesap bilirkişi raporuna itibar edildiği, sigorta şirketi yönünden temerrüde düşürüldüğüne dair dosyaya davacı vekili tarafından herhangi bir belge sunulmadığı,

bu sebeple sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedildiği, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden kendilerine bir kusur izafe edilemediği için bu davalılar yönünden açılan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, aynı zamanda maddi ve manevi tazminat yönünden kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olan davalılar açısından her iki yönden de vekalet ücreti verildiği, aynı zamanda tarafların sosyal ve ekonomik durumu, müteveffanın kusuru göz önünde bulundurularak davacı eş ... için 20.000, 00 TL, davacı çocuklar ... ve Yasin

Turhan için 10.000,00'er TL manevi tazminata hükmedildiği, manevi tazminatın sigorta şirketinden istenilemeyeceğinden bu talebin reddine karar verildiği, manevi tazminat yönünden kabul ve red oranları üzerinden vekalet ücretine hükmedildiği, aynı zamanda kabul ve red oranlarına göre yargılama giderlerine hükmedildiği ancak sigorta şirketi yönünden poliçe limitindeki miktarın oranı baz alınarak yargılama giderlerine hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,

davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden açılan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı Euro Sigorta şirketine açılan manevi tazminat davasının reddine, maddi tazminat yönünden davacı ... için 181.189,80 TL, davacı ... için 14.863,73 TL, davacı ... için 29.093,13 TL'nin davalılar ... ve Yapıcı Emlak'dan olay tarihi 06.08.2013 tarihinden itibaren davalı Euro Sigorta (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde)'den ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine,

fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat yönünden davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Yapıcı Emlak'dan olay tarihi 06.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine

karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda davacı eşin yeniden evlenme şansı indiriminin kaza tarihindeki yaşa göre yapılması gerekirken, rapor tarihindeki yaşa göre hesaplandığını, kaza tarihinde 27 yaşında olan davacının yeniden evlenme şansı AYİM tablosuna göre %27 olup, toplam 2 çocuk için her bir çocuk yönünden %5 oranında indirim yapıldığında %17 oranında indirim yapılması gerekirken, %7 oranında indirim yapıldığını, %100 kusur oranı üzerinden tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, sigortalının kazaya karışan aracın işleteni Mustafa Karahan olduğunu,

sigortalı araç işleteni olan dava dışı Mustafa Karahan’ın kusurunun sürücünün kusuru kadar olduğunu, davalı şirketteki poliçenin diğer davalılar ... ve Yapıcı Emlak Oto Ltd.

Şti. ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, bu nedenle mahkemece, dosyada %20 - %25 - %55 kusur oranı tespit edilen rapor olmasına rağmen %100 kusur üzerinden davalı şirket aleyhine hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, bu durumun davacılar lehine haksız tazminat hesaplanmasına yol açtığını, sürücü zararına bağlı zararların trafik sigortası teminatı kapsamında olmadığını, sadece aracın kusuru oranında zararı karşılamakla yükümlü olduklarını, somut olayda, davacıların desteği ...'ın %20 kusuru ile meydana gelen trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini,

davacı eş ve çocukların %20 kusurlu sürücü müteveffa ...'ın desteğinden yoksun kaldığı gerekçesi ile kusuru oranında huzurdaki dava ile davalı şirkete husumet yöneltildiğini, davacıların davasının kabul edildiğini, sürücü zararlarına yönelik olarak YHGK'nin tesis etmiş olduğu karar ile herhangi bir tarih ayrımı gözetmeksizin sürücü zararlarının trafik sigortası teminatı kapsamında olmadığı hususunun açık şekilde içtihat haline geldiğini, sürücü kusuru ile meydana gelen trafik kazasında, sürücü zararına bağlı olarak davacıların talep etmiş oldukları destekten yoksun kalma tazminatının, trafik sigortası teminatı kapsamında olmadığını,

davanın davalı şirket yönünden reddi gerekirken, kabul edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda, müteveffanın annesinin ve babasının destek payları dikkate alınmaksızın hesaplama yapıldığını, tazminat hesabında bilirkişi raporunda destek payının hatalı paylaştırıldığının, murisin babası daha önceden vefat ettiği için annenin murisin babasına düşen payı da alması gerekmekte olup, murisin annesine ayrılan payın eksik olduğunu, murisin gelirinde annenin payının 1 değil 2 olarak hesaplanması gerektiğini, dava konusu kaza iş kazası olmasına rağmen iş kazası öneli verilmediğini,

davacılar için SGK’dan hesaplanacak peşin değerli gelir tespit edilerek tazminattan mahsup edilmediğini, mahkemenin bu hususu incelemeksizin karar tesis etmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminata tekabül eden harçtan sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, zira davalı şirketin davacıların manevi tazminat taleplerine ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; istinafa konu iş bu kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 2018/2436 E., 2020/955 K. sayılı "Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/625 E., 2018/225K. sayılı kararının kaldırılmasına"dair kararı akabinde verildiğini, söz konusu karara dayanılarak davalı idare ve diğer borçlular aleyhine Sivas İcra Dairesi'nin 2019/124684 E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, Sivas İcra Dairesi'nin 31.12.2019 tarihli karar tensip tutanağı gereği icra dosyasına nakit teminat yatırıldığını,

takibe dayanak ilamın kaldırılmasına karar verildiğinden teminatın Sivas İl Özel İdaresine iadesine karar verilmesini talep ettiklerini, zamanaşımı ve husumet itirazlarının incelenmediğini, davacı tarafa 19.12.2017 tarihli duruşmada ıslah için süre verildiğini, ıslahın süresi içerisinde yapılmadığını, bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı idarenin %25 oranında kusurlu olduğuna dair raporu kabul etmediklerini, Sivas-Merkez Armutlu Grup Yolu-Karabalçık Köy Yolu Sanat Yapısı yapılması işine ait ve yüklenicisinin Yapıcı Emlak Oto İnş.

Mad. Tarım ve Hayv. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti. olduğu, işyeri teslim tutanağının 9. maddesinde; “çalışma esnasında can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla çalışma alanı içerisinde ve yakınlarındaki gerekli trafik işaretleri, uyarı levhaları vb. önlemlerin alınması, kaza ve can kaybına karşı gerekli tedbirlerin alınması için ikaz edildi.

Bu çalışmalardan ötürü doğabilecek zarar ve ziyandan yüklenici firma mesul olacaktır.” Şeklinde düzenleme olduğunu, İdare ile Yapıcı Emlak Oto İnş. Mad. Tarım Hayv. İth. İhr. Tic. ve San. Ltd.

Şti. arasında akdolunan Sözleşme’nin 8. Maddesi gereğince özel teknik şartnamenin sözleşmenin eki olduğunu, Köy yolları Sanat Yapıları İşi Özel Şartnamesi’nin 19. maddesinde “Menfez yapılan yerle ilgili gerekiyorsa servis yolu yapılması ve bu yolun her türlü trafik emniyetlerinin alınması yüklenicinin sorumluluğundadır.” denilmekle sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu,

bahse konu sözleşmenin 17. 3. maddesi “Yüklenicinin iş ve işyerinin korunması ve sigortalanması ile ilgili sorumlulukları konusunda Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yer alan hükümler uygulanır.” düzenlemesini havi olduğunu,Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 9.6. maddesi ile de sabit olduğu üzere “işin devamı süresince meydana gelecek kazalardan, bu kazaların sebep olacağı can ve mal kaybından ve üçüncü kişilere verilecek her türlü zararlardan yüklenicinin doğrudan sorumlu olacağını,

yüklenici veya alt yüklenicilerin sigorta kapsamı içinde veya dışında kalan hareket ve fiillerinden dolayı meydana gelecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlülüğünün de yükleniciye ait olduğunu, kaldı ki Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 9.4. maddesinin.

“İşin devamı sırasında işyerinde yapılacak çalışmalar nedeniyle, işçilerle çevre halkının kazaya uğramalarını, zarar görmelerini ve işlerde zarar ve hasar meydana gelmesini önleyici tedbirlerin alınmasından da yüklenici sorumlu olup alınan bütün tedbirlere rağmen, yüklenicinin yaptığı işlerden dolayı üçüncü kişilerin kendilerine veya mallarına zarar verilmesi ihtimaline karşı mali mesuliyet sigortası yaptırmakla da yükümlüdür.” şeklinde olduğunu, fotoğraflarla sabit olduğu üzere, iddianın aksine, “yol güzergâhında 20 km hız sınırı ve daralan yolu gösteren trafik işaretleri bulunduğunu,

yine menfez çalışması yapılan yerde yüklenici şirket tarafından servis yolu yapıldığını,Kazanın sürücünün 20 km/saat hız sınırına ve trafik kurallarına uymaması nedeniyle meydana geldiğini, iddia olunan zarar ile İdarenin eylemleri arasında illiyet bağı olmadığını, trafik kazası tutanağı ile araç sürücüsü ...’ın 2918 sayılı K.Y.T.

Kanunu’nun 52/1-a (Araçların hızını…. dar köprü ve menfezlere yaklaşırken ….azaltmamak) maddesini ihlal ettiğinin” tespit edildiğini, sürücünün dikkatsizliği ve trafik kurallarına riayet etmemesi neticesinde kazanın meydana geldiğini, idareye atfı kabil bir kusur bulunmadığını, Sivas 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen savunma dilekçelerinde; “…sürücü ...’nın yoldan defalarca geçtiği, yolda çalışma olduğunu bildiği,

yolun her iki yönünde daralan yol ve hız sınırının 20 km olduğunu gösterir levhalar bulunmasına rağmen iftara yetişmek için hızlı araç kullanması neticesinde kazanın meydana geldiğinin” ifade edildiğini, kusura ve kusur oranlarına itirazları incelenmeden eksik inceleme neticesinde idare aleyhine kısmen kabul kararı verildiğini, idare aleyhine davaya konu olay sebebiyle Sivas 1. İş Mahkemesi’nin 2015/645 E. sayılı dosyası, Sivas 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1190 E. sayılı dosyaları ile de davalar açıldığını, derdestlik itirazlarının incelenmediğini, iş bu davaların bekletici mesele yapılmadığını,

hükmedilen manevi ve maddi tazminatın afaki olduğunu ve olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yasal dayanağının bulunmadığını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, kabul edilen tazminatlar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ölümle sonuçlanan trafik kazalarında KTK’nın 109 uncu maddesi gereğince 15 yıllık ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğinden, kaza tarihinden iş bu davanın açıldığı tarihe kadar söz konusu ceza zamanaşımı süresinin geçmediği, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı, davanın müteveffa yönetimindeki aracın trafik sigortası şirketi, menfez yapım işinden sorumlu idare, yüklenici firma ile menfez işinde görevli idare personeli ile yüklenici personeli aleyhinde açıldığı, davalı ... nezdinde 27.03.2013/2014 vadeli ZMSS poliçesi düzenlendiği,

kazanın 06.08.2013 tarihinde meydana geldiği, poliçe düzenlenme tarihi ve kazanın gerçekleştiği tarih itibari ile destek tazminatından davalı ... şirketinin sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ıslah talebinin mahkemece davacı tarafa verilen süre içinde yapılması, davalı idarenin ihale ile diğer davalı yüklenici firmaya verdiği yol yapım ve menfez işleri yönünden denetim yetkisinin ve zarar gören 3 üncü kişilere karşı hukuki sorumluluğu bulunduğundan davalı idare aleyhinde dava açılmasında isabetsizlik bulunmadığı,

davalı idare ile yüklenici firma arasında düzenlenen sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin tarafları için iç ilişkide geçerli ve bağlayıcı olup, zarar gören 3. kişi konumundaki davacılara karşı ilgili sözleşme hükümlerinin ileri sürülemeyeceği, kusura ilişkin raporun kazanın oluşuna uygun bulunması, hükme esas alınmasında isabetsizlik olmaması, zarar gören davacıların herhangi bir kusurunun bulunmaması, derdest olduğu ileri sürülen Sivas 1. İş Mahkemesinin 2015/645 esas-2019/470 karar sayılı dosyasının taraflarının farklı olması, davacıların söz konusu davada (araç sürücüsünün mirasçıları olmaları sebebiyle) davalı sıfatı ile yer alması,

derdestlik koşullarının bulunmaması, yine mahkemece yapılan inceleme sonucu, Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1190 Esas sayılı dosyasında davacıların farklı olduğunun, derdestlik bulunmadığının 30.11.2016 tarihli duruşma tutanağından anlaşılması, ek aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hükme elverişli olması, her ne kadar bakiye ömür sürelerinin tespitinde PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanılmış ise de, bu hususta davacı tarafın istinaf talebinin olmaması, TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması halinde tazminat miktarı daha fazla olacağından davalı tarafın istinaf talebinde bulunması nedeniyle bu hususun inceleme konusu yapılmaması,

davacı eşin evlenme ihtimalinin rapor tarihi itibari ile belirlenmesinin bu hususta görüş değişikliğine gidilen Yargıtay kararlarına uygun olması, bilinen durum varken ihtimallere dayalı tazminat hesabının isabetli olmaması, müteveffanın babası kendisinden çok önce vefat ettiğinden, babaya pay ayrılmasının gerekmemesi, davacılar ile dava dışı anneye ayrılan payların yerleşik Yargıtay kararlarına SGK tarafından davacılara iş kazası yada meslek hastalığı kolundan gelir bağlanmadığının bildirilmesi, davalı idarenin haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren faizle sorumluluğuna karar verilmesinde isabetsizlik olmaması,

davacıların elim kaza sonucu eş ve babaları olan müteveffayı kaybetmeleri, davalı idare ve yüklenici firmanın olayda asli oranda kusurlu olmaları, davacılar ile müteveffanın yakınlığı, davacı eşin, müteveffanın çok genç, diğer davacı çocukların henüz küçük olmaları, davacı taraf lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının kazanın oluş şekli, kaza tarihi, davacıların ve desteğin yaşları, kusur durumu, davacıların hayatta en yakınları olan eş ve babalarını kaybetmeleri nedeniyle yaşadıkları ve ömür boyu hissedecekleri elem, üzüntü, ıstırap, keder, acı, özlem, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik şartları,

paranın satın alma gücü, manevi tazminatın amacı, zenginleştirme ve fakirleştirme amacı taşımaması, ceza ve mamelek hukukuna ilişkin tazmin amacının güdülmemesi, caydırıcı olması, özendirici olmaması, 22.06.1966 tarih, 1966/ 7 Esas-7 Karar sayılı YİBK kararındaki kriterler, manevi tazminatın amacı ve ölçütleri gözetilerek tayin ve takdir edilmiş olduğu gerekçesiyle davalı ...Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ...Ş. vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Davalı ... vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan, desteğin sürücüsü olduğu aracın İl Özel İdaresi tarafından ihale edilen Yapıcı Emlak Ltd. Şti. tarafından yapımı devam eden yol üzerindeki menfez inşaat alanında bulunan açık vaziyetteki çukura düşmesi sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53, 56 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme

1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir

İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı ... için 14.863,73 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 10.000 TL manevi tazminata, davacı ... için 29.093,13 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Davalı taraflarca temyize konu edilen miktarlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekilinin adı geçen davacılara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekilince davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... ve davalı ...Ş. vekilinin davacılardan ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... ve davalı ...Ş. vekilinin davacı ...'a yönelik temyizi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve Ege Sigorta A.Ş.'ye yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1342, K. 2023/10781, 16 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1342
Karar No
2023/10781
Tarih
16 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/1343 K.2023/8854
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/1343 K.2023/4460
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/1344 K.2023/4453
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/1345 K.2023/4362
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/1345 K.2023/4455
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/1346 K.2023/4459

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.