KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/13500 E., 2025/14582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/149 E., 2011/509 K.
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacıya ait evin yakınındaki taş ocağını işlettiğini, kayaların parçalanması için patlayıcı madde kullanılması neticesinde davacının evinin duvar ve zeminlerinde zarar meydana geldiğini, delil tespiti dosyası ile zararın belirlendiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 9.563,40 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin dava konusu patlamanın olduğu yerde faaliyetinin bulunmadığını belirterek davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davada asıl dava açılması gereken ve borçlu olduğu iddia edilen tüzel kişiliğin ... Madencilik Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. değil, ... İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olması gerektiği, ... Memurluğundan alınan 28.06.2011 tarih ve 2011/4464 sayılı yazısından anlaşıldığı üzere her iki şirketin tüzel kişiliğinin ve ticaret ünvanlarının farklı olduğu, ...
İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'nin sicil numarasının 9579 olduğu, ticari ikametgahının ... Köyü ... Yolu Üzeri Merkez Van adresi olduğu, ... Beton Madencilik Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ise sicil numarasının 8734 olduğu, ticari ikametgahının ... Caddesi ... Yanı ... Apt. Kat:... No:...
Van olduğu, faaliyet alanlarının farklı olduğu, TMK'nın 47 nci vd. maddeleri kapsamında birbirinden bağımsız kişiliği olan tüzel kişiler oldukları, davacı vekilinin dava dilekçesinde yanlış tüzel kişiliğe husumet yönelttiği, ıslah yolu ile davalı tarafın değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı olarak gösterilen ... Madencilik Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin, ...
Şirketler Grubunun bir firması olduğunu, yanlış husumet tevcihi söz konusu ise burada yanlış husumet değil olsa olsa temsilcide yanılma söz konusu olduğunu, gerçek hasımın kim olduğunun yargılama aşamasında gelen cevabi yazılardan anlaşıldığını, isim benzerliğinden dolayı düşülen hatanın temsilcide yanılma olarak değerlendirilmesinin makul bir hata olarak kabul edilmesi gerektiğini, her iki şirketin de ticari unvanlarının hemen hemen aynı olduğunu, bir kişi dışında her iki şirketin de ortaklarının aynı kişilerden oluştuğunu,
davanın gerçek hasma yöneltilmesi yönünde verdikleri dilekçenin kabulü ile yargılamaya devam edilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; dava dilekçesi başlığında, ... Madencilik Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'nin davalı taraf olarak gösterildiği, asıl dava açılması gereken ve borçlu olduğu iddia edilen tüzel kişiliğin ... İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olması gerektiği, davacı vekilince davanın doğru hasıma yöneltilmesi talebini içeren dilekçe sunulduğu, mahkemece davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava ve karar tarihi itibari ile geçerli olan mülga HUMK 77 nci maddesi uyarınca, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması gerektiği dikkate alınarak davanın hasımda değil temsilde yanılma sonucu açıldığı kabul edilerek davacıya davalı adınının düzeltilmesi için ... verilip düzeltilme ve dava dilekçesinin şirkete tebliği yolu ile sonuca gidilebilecekken yazılı şekilde karar verilmiş olması uygun bulunmamıştır.
Maddi hatadan kaynaklanan taraf değişikliğinde, dava dilekçesinin hazırlanması sırasında, bir tarafın sehven yanlış gösterilmesi nedeniyle oluşan bu maddi hatanın, tarafın isim veya unvanında şekli bir düzeltme yapılarak giderilmesi söz konusudur. Taraflar dava dilekçesinde gösterildiği için davacı tarafta maddi hata yapılabileceği gibi davalı tarafta da yapılabilir. Ancak, maddi bir hatanın var olduğunun kabul edilebilmesi için maddi hata yaptığını iddia eden davacı tarafın, davasını aslında doğru kişi adına açtığı ya da doğru tarafa yönelttiği hususunun dava dilekçesinden anlaşılabilmesi gerekir. (Hukuk Genel Kurulu, 21.10.2021 tarih ve 2017/4-2813 E., 2021/1285 K.).
Tüm bu açıklamalar, ortaya konulan yasal düzenlemeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.10.2021 tarihli, 2017/4-2813 Esas ve 2021/1285 Karar sayılı ilamına göre somut olay değerlendirildiğinde; davacının evinin yakınındaki taş ocağındaki çalışmalar nedeniyle davacının evinde oluşan zararın tahsili istemiyle açılan eldeki davaya ilişkin dava dilekçesinin başlık kısmında davalı olarak ... Madencilik Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti. gösterilmiş ise de dosya kapsamına kazandırılan belgelerden davanın ... İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'ye yöneltilmesi gerektiği, davanın isim benzerliği nedeniyle ... Mad. Tur. En. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yöneltildiği ve bunun ticaret sicil kayıtları (özellikle şirket ortak ve yetkilileri ile ticari ikametgahları) birlikte değerlendirildiğinde temsilde yanılma niteliğinde olduğu nazara alınarak davalı olarak ...
Madencilik Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yazılmasının maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı adındaki maddi hatadan kaynaklanan taraf değişikliği talebinin kabul edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir, kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13500, K. 2025/14582, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama