KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/13580 E., 2024/2292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2408 Esas, 2022/1923 Karar
- Davalılar
- 1.... 2.... vekili Avukat ...
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
3.... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 29.07.2010
HÜKÜM/KARAR : Davanın açılmamış sayılması
İLK DERECE MAHKEMESİ
Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
2020/847 E., 2020/63 K.
Taraflar arasında görülen tazminat davasında yapılan yargılama sonucunda kararda yazılı nedenlerden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacı ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminat ile 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Birleşen Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/566 E., 2019/700 K. sayılı dosyası ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL tedavi ve estetik giderinin olay tarihi olan 25.06.2010 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Birleşen Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/548E., 2014/638 K sayılı dosyası ile; 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden veya başvuru tarihinin 8 gün sonrasından itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazada kusuru bulunmadığını davacı ...'ın aniden aracın önüne çıktığını, araçların kapı ve aynalarına tutunarak araçları durdurmaya çalıştığını ve bahşiş istediğini, olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Şanlıurfa'da 01.09.2020 tarihinden itibaren Ticaret Mahkemesi kurulup faaliyetine başladığı, dava tarihinin ise 30.07.2010 tarihi olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesinden sonra iki hafta içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi yönünde taraflardan birinin talebi bulunması halinde dosyanın Şanlıurfa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece 02.03.2022 tarihli ek karar ile de; 13.09.2021 tarihinde kesinleşen dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi yönünde taraflardan birinin talebi bulunmadığı gerekçesiyle HMK 20.md. gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, ek karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince, dosyanın incelemesinde yargılama sırasında davacı vekili olarak duruşmalara Avukat ...'ın katıldığının anlaşıldığı, vekaletname verilen ve yargılamada duruşmalara katıldığı görülen, gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı tarih itibariyle vekalet ilişkisinin sonlandırıldığına dair dosyaya herhangi bir bilgi, belge vs. de sunulmayan Avukat ...'a gerekçeli kararın tebliğ edilerek, kararın kesinleştirilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı,
kesinleşen karara karşı, davacı vekilinin 28.02.2022 tarihli dosyanın görevli mahkemeye gönderme talebinin, kararın 08.09.2021 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, dosyanın süresi içinde görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle yaşı küçük davacıda oluşan bedensel zararın tazmini talebine ilişkindir.
Asıl ve birleşen dava dosyalarının davacısı ... 01.01.2001 doğumlu olup kaza ve dava tarihinde 9 yaşında olup, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde ise reşit olmuş durumdadır. Davacı ...'ın karar tarihinde davacı asil olarak dosyaya sunduğu bir vekaletnamesi bulunmadığından dosyaya velayeten sunulan vekaletnamedeki vekillerin vekillik görevi de sona ermiş bulunmaktadır. Ancak ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı vekillik görevi sona eren vekil Avukat ...' a tebliğ edilmiş olmakla yapılan tebligat usule aykırı olmuştur. Bu nedenle mahkemece, davacı ...'a usule uygun olarak tebligat yapılarak görevli mahkemeye gönderme yönündeki süresinin başlatılması gerekirken yazılı şekilde verilen 02.03.2022 tarihli ek kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda izah edildiği üzere ilk derece mahkemesince görev yönünden verilen karar kesinleşmemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın da kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13580, K. 2024/2292, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama