KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/1393 E., 2025/14352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2377 E., 2022/2473 K.
- İlk derece mahkemesi
- Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2021/95 E., 2022/219 K.
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı müvekkiline ait aracın el fireni çekili vaziyette park halinde iken aniden geri geri hareket edip kanala düşerek hasarlandığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmaması üzerine Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/171 E sayılı dosyası ile açılan davada araç bedelinin ödenmesine karar verildiğini, mahkemenin vermiş olduğu karar üzerinden sigorta şirketi ile uzlaşma sağlandığını ve aracın kaza tarihindeki bedelinin 12.01.2021 tarihinde davalı ... şirketi tarafından hesaba yatırıldığını,
aracın Aksaray-Ortaköy arası yolcu taşımacılığı yapan hat minibüsü olduğunu, müvekkilinin her ay yaklaşık 15.000,00 TL zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aracın kaza tarihinden ödeme tarihine kadar çalıştırılamaması nedeniyle uğranılan zararlar ile mahrum kalınan kâr bedeli olarak 1.000,00 TL tazminatın sigorta şirketine başvuru ve ihbar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, değer arttırım dilekçesiyle talebini 248.299,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın tüketici mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğini, arabuluculuk yoluna başvurulmamış olması nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının talebinin teminat dışı olduğunu, kazanç kaybının ödenmesi için poliçeye kloz eklenmemiş olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun, pert olan aracın bedelinin ödenmiş olması ile sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı tarafça dava açılmadan önce Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) maddi ve manevi tazminat için dava açıldığı, ilgili dosyada yapılan yargılama neticesinde verilen kararın istinaf kanun yoluna götürülmesi sonrasında Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2020/1164 esas ve 2021/187 karar sayılı ilamında "...
Davaya konu aracın araç sürücüsünün kusuru ile eğimli yerde el freni çekilerek aracın bırakılmış olması, dosya kapsamındaki belgeler ile kazadan yaklaşık iki ve üç ay önce yapılan, gerek 13.02.2019 tarihli aracın en son yetkili serviste yapılan bakımında, gerekse 27.03.2019 tarihli Tüvtürk muayenesinde araçta fren dahil herhangi bir bakımsızlık tespit edilmemiş olması..." hususlarının tespit edilmiş olduğu, böylece somut olayda yer alan taraflar ile aynı taraflar arasında görülen Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dosyasında yapılan incelemede, aracın freni ile ilgili bir sorun olmadığı, bakımsızlık olmadığının tespit edilmiş olduğu,
yapılan bu tespitin işbu dosya yönünden de bağlayıcı nitelikte olduğu, davalı ... şirketinin davacının oluşan maddi zararını karşılamaması nedeni ile dava açılması yoluna gidildiği, üstelik davalı ... şirketinin kasko poliçesi kapsamında davacının maddi zararını gidermekle, aracın perte ayrılması gerekiyorsa ona göre işlem yapmakla yükümlü olduğu,
davacının kazanç kaybına uğramasının davalı ... şirketinin kendi kusurundan kaynaklandığının sabit olduğu gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 248.299,00 TL'nin 31.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortacının sorumluluğunun ödeme tarihindeki sigortalı emtianın rayiç değeri üzerinden belirlenecek zararı ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı kasko şirketinin haksız eylemi nedeniyle hem TTK hem de BK'nın genel hükümleri uyarınca meydana gelen zarardan sorumluluğunun olduğunu, müvekkiline ait aracın minibüs hattına doğrudan bağlı olan ve sadece o araç ile taşıma yapılabilecek D belgesine sahip ve bu D belgesinin başka şekilde kullanılamayacağı bir araç olduğunu, bu nedenle ikame araç kullanılmasının mümkün olmadığını, bir an için başka bir aracın kiralanabileceği kabul edilse dahi günlük kira bedelinin yerel mahkemenin verdiği aylık zarardan daha fazla olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıya ait aracın meydana gelen kazada hasar görmesi üzerine Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında aracın kaza tarihinden ödeme tarihine kadar çalıştırılamaması nedeniyle uğranılan zararlar ile mahrum kalınan kâr bedeli talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1393, K. 2025/14352, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama