KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/1722 E., 2025/6464 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/332 E., 2022/1987 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 17.12.2021
- Sayısı
- K-2020/538 Esas 2021/380 Karar
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirkette iş akdi ile çalışırken sözleşmesinin feshedildiğini akabinde binde üç oranında pay satın alarak şirkete ortak olduğunu, davalının 28.05.2018 tarihli şirket genel kurul tutanağının sahte imzalarla tanzim edildiği yönünde şirket yöneticileri hakkında haksız şekilde suç duyurusunda bulunduğunu ve genel kurul kararının iptali için dava açtığını, Ticaret Bakanlığına ve CİMER'e yaptığı şikayetlerde de şirkette usulsüzlükler yapıldığı iddialarında bulunduğunu, hukuka aykırı şikayetler ve açılan dava nedeniyle müvekkili şirketin hisselerinin değerinin düştüğünü,
maddi zarara uğradığını aynı zamanda kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi zarara da uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; şirket ortağı olarak şikayet hakkını kullandığını, şikayeti nedeniyle başlatılan ceza soruşturmasının ve ticaret mahkemesinde açtığı davanın derdest olduğunu, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından yapılan şikayet üzerine yürütülen ceza soruşturmasında genel kurul kararında imzası olan bazı kişilerin imzalarının sahte olduğunun belirlendiği, sahtecilik suçundan daimi arama kararı verildiği, davalının şikayetini haklı gösterecek emarelerin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının davacı şirketin ortaklarından olduğu, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayet ve Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerine açtığı davaların şirket ortağı olmasından kaynaklı ve hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı, davanın reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu; davalı yönünden vekalet ücretinin de hukuka uygun olduğu gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının iş akdinin feshedilmesi nedeniyle intikam almak saikiyle hareket ettiğini, haksız isnat ve şikayetler nedeniyle şirketin maddi zarara uğradığını, şirket yöneticilerinin ve şirketin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, şikayet hakkının sınırlarının aşıldığını, maddi ve manevi zararın ispatlandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalının eyleminin yasal şikayet hakkı ve hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığının, davacı şirkete zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1722, K. 2025/6464, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama