KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/1857 E., 2024/13720 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1105 E., 2022/1106 K.
Karar Metni
884 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile çarpışmasıyla oluşan 31.05.2019 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 45.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; plakası belirlenemeyen aracın varlığının somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, sorumluluklarının kusur ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, daha önce açılan dosyanın temyiz sonucunun beklenmesi gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1.8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatlarından sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı şirketin kazaya karışan aracın plakası ve sürücüsü tespit edilemediğinden işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 358.051,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.948,20 TL geçici bakıcı gideri tazminatının 03.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının derdest dosyasının bulunduğunu, plakası tespit edilemeyen aracın varlığının somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmediğini, TRH Yaşam Tablosu ile %1.8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bakıcı giderinden sorumluluklarının olmadığını, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1. 5684 sayılı Kanun'un "Sigortacılıkta tahkim" kenar başlıklı 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası şöyledir; “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” Bu düzenleme gereğince başvuru sahibinin sigorta tahkim yoluna başvurmadan önce aynı uyuşmazlık açısından genel mahkemelerde dava açmamış olması gerekir. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği de ön inceleme aşamasında raportör tarafından incelenir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi uyarınca raportör, dosya üzerinde yapacağı ön incelemede uyuşmazlığın mahkemeye intikal edip etmediğini araştırır.
Somut olayda; davacı vekilinin dava konusu uyuşmazlık ile ilgili Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/486 Esas sayılı dosyasında davalı taraf aleyhine dava açtığı, bu davada takipsizlik nedeni ile işlemden kaldırılma kararı verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış dava bulunduğu ve mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklar hakkında 5684 sayılı Kanun'un 30/14 maddesi gereğince Komisyona başvuru yapılamayacağı ve bu nedenle başvurunun usulden reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sigortacılık Kanunu'nun 30/14. maddesinde "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz" düzenlemesi yer almakta olup bu düzenleme özel bir dava şartıdır. Aynı taraflar arasında aynı konuda açılan derdest davalar ile kesin hüküm oluşturan davalar madde kapsamında değerlendirilmelidir.
Davanın açılmamış sayılması kararı nihai bir karardır. Yargıtay HGK'nın 07/02/2001, 20-100/108 sayılı kararında da belirtildiği gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 nci maddesine göre, davacının açılmamış sayılacağı kararı yasanın emredici nitelikte hükmü gereği olup başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden yürürlük kazanır.
Davanın açılmamış sayılması, bu konuda herhangi bir davanın bulunmadığı anlamına gelir. Bu sebeple daha önce açılan fakat HMK'nın 150/6 ncı maddesi hükmü uyarınca açılmamış sayılan dava dolayısıyla daha önce ortaya çıkmış bulunan sonuçlar (örneğin zamanaşımı kesilmesi veya sürenin durması gibi) açılacak olan ikinci dava bakımından kesinlikle dikkate alınmaz. Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır (HMK'nın 150/7). Bu sebeple açılmamış sayılan davada verilen dava dilekçesindeki talep miktarı sonradan açılacak davalar bakımından önleyici veya sonuç doğurucu etki meydana getirmez. Maddi hukuk bakımından açılmamış sayılan davanın mevcut kabul edilmemesi gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1857, K. 2024/13720, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama