KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/1930 E., 2023/6420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/454 E., 2022/867 K.
- Hüküm/karar
- Davanın reddi
Karar Metni
1.328 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... mirasçısı ...'dan alacaklı olduğunu, alacağın tahsilini teminen davalı borçlu aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2011/9724 ve İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2011/8736 ve 2011/9591 sayılı dosyalar ile takip yapıldığını, takiplerin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davalı borçlunun adına kayıtlı "İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, Alemdağ 509 parselde bulunan 8/1650 arsa paylı A8 Blok 5. Kat, 12 nolu bağımsız bölümdeki hissesini ve İstanbul ili, Sarıyer İlçesi, Zekeriyaköy 5 pafta, 1518 parselde bulunan B7 Blok 1. Kat, 2 nolu bağımsız bölümün diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı .... cevap dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmaz değerinin davacının istediği alacak miktarının çok üzerinde olduğunu, tasarrufun iptalini istemesinin yasaya aykırı bulunduğunu, davacının geçici ya da kesin aciz vesikası ibraz etmesi gerektiğini, taşınmazların rayiç bedelleri üzerinden satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde; Mayıs 2001 yılından Mart 2011 yılına kadar Sinpaş Boğaziçi Malikanelerinde bulunan evinde oturduğunu, bir oda daha büyük olan davaya konu evi Remaks Ahenk Elegant Emlak aracılığı ile satın aldığını, muris ...'nın ölmeden önce emlak şirketine vekalet verdiğini, dava konusu taşınmazı rayiç değeri ile satın aldığını, ödemeyi banka aracılığı ile yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının soy ismi ile kendi soy adının benzerliği nedeniyle kan bağı bulunduğu iddiasının doğru olmadığını, satışta olan gayrimenkulü öğrenince konut kredisi kullanarak satın aldığını, müvekkilinin petrol istasyonu sahibi olup maddi durumunun çok iyi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.07.2018 tarihli ve 2014/1040 Esas, 2018/786 Karar sayılı kararı ile; dava konusu gayrimenkullerin tapuda gösterilen değerleri ile gerçek değerleri arasında bedel farkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Zekeriyaköy, 5 pafta 1518 parsel sayılı 80/4420 arsa paylı .....
Nolu bağımsız bölümde kayıtlı olan taşınmazın ... adına kayıtlı iken 23.12.2010 tarihinde ...'ya satışına ilişkin tasarrufun, borçlu ... ve ...'nın İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2011/8736, 2011/9591 ve İst.
9. İcra Müdürlüğü 2011/9724 sayılı takip dosyalarındaki davacı alacağının tahsiline yeter miktarda olmak üzere iptaline ve tapuda tashihe gerek olmaksızın anılan takip dosyasında davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına, (Tasarrufun iptali istenen taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 420.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere), İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, Alemdağ Mah. 509 parsel 8/1650 arsa paylı....nolu çatı aralı bağımsız bölümün tamamının 04.12.2009 tarihinde Kadri Özeyranlı'ya satışına ilişkin tasarrufun iptali talebi tazminat istemine döndüğünden borçlu ... ve ...'nın İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2011/8736, 2011/9591 Esas ve İst.
9. İcra Müdürlüğü 2011/9724 sayılı takip dosyalarındaki Esas sayılı takip dosyasındaki davacı alacağının tahsiline yeter miktarda olmak üzere tazminatın (Ali Nihat Özeyrenlı'nın %50 payına karşılık gelen 107.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ...'ndan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Özeyranlıoğlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 30.06.2021 tarihli ve 2021/1868 Esas, 2021/3959 Karar sayılı ilamı ile;
"...
Dosya içerisindeki belgelerden dava konusu "İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, Alemdağ, 509 parselde bulunan 8/1650 arsa paylı A8 Blok 5. Kat 12 nolu bağımsız bölümdeki dairede borçlu muris ...'ya ait 1/2 hisse'nin ve dava konusu olmayan mirasçısı ...'a ait 1/2 hissenin 04.12.2009 tarihinde 200.000,00 TL bedelle ...'na,
İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Zekeriyaköy 5 pafta, 1518 parsel üzerinde bulunan 80/4420 arsa paylı B/ Blok 1. Kat 2 nolu bağımsız bölümün tamamı 400.000,00 TL bedelle ...'ya devredildiği,
Dosyadan aldırılan bilirkişi raporuna göre de 04.12.2009 tasarruf tarihinde dava konusu "İstanbul İli, Çekmeköy İlçesi, Alemdağ, 509 parselde bulunan 8/1650 arsa paylı A8 Blok 5. Kat 12 nolu bağımsız bölümleri dairede borçlu muris ...'ya ait 1/2 hisse'nin değerinin 100.000,00 TL (dava konusu olamayan ...'ya ait 1/2 hisse ile birlikte toplam 200.000,00 TL),
İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Zekeriyaköy 5 pafta, 1518 parsel üzerinde bulunan 80/4420 arsa paylı B7 Blok 1. Kat 2 nolu bağımsız bölümün ise tasarruf tarihi olan 23.12.2010 tarihindeki değerinin 420.000,00 TL olmasına, dava konusu gayrimenkullerin tasarruf tarihindeki gerçek değelerini ile tapuda gösterilen değerleri arasında misli aşan fark olmadığının anlaşılmış olmasına ve davalı ...'nun ve davalı ...'nun davalı borçlunun (muris ...) durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunun davacı alacaklı tarafından ispat edilememiş olmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu gayrimenkullerin tasarruf tarihindeki gerçek değerleri ile tapuda gösterilen değerleri arasında misli aşan fark olmadığının anlaşılmış olması ve davalı ...'nun ve davalı ...'nun davalı borçlunun (muris ...) durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunun davacı alacaklı tarafından ispat edilememiş olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu Çekmeköy'de bulunan taşınmazın dava açılmadan önce 06.12.2010 tarihinde dava dışı 4. Kişiye devredildiğini, bu nedenle bu taşınmaz yönünden davanın bedele dönüştürüldüğünü, davalı ... ile davalı ...'nun Urfa'nın Siverek gibi küçük bir ilçe nüfusuna kayıtlı olup, soyadlarının bile neredeyse aynı olduğunu, küçük bir ilçede emekli general muris ... ile iş adamı ...'nun birbirini tanımamasının mümkün olmadığını, yerel mahkemenin ret kararına istinaden davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin de A.A.Ü.T.'ne ve HMK'ya aykırı olduğunu, her bir davalı lehine 20.330,61 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İİK'nun 282 inci maddesi kapsamında borçlu ile lehine tasarrufta bulunan davalı arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Eldeki somut olayda, haklarındaki dava reddedilen davalı borçlu ... ile 3. kişi ... arasında ve davalı borçlu ... ile 3. kişi ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu halde davalılar ... ile 3. kişi ... yönünden daha düşük olan tasarruf değeri 105.000,00 TL üzerinden tek vekalet ücretine, yine davalılar ... ile 3. kişi ... yönünden daha düşük olan aciz vesikasına bağlanan alacak miktarı olan toplam 175.899,25 TL üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 5 numaralı bendinde yer alan "Davalılar vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 20.330,61'er TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine" ibarelerinin çıkarılarak yerine "Davalılar vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 16.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ile ...'na verilmesine, 27.384,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ile ...'ya verilmesine" ibarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1930, K. 2023/6420, 15 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama