İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/2009 K.2023/10361

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/2009Karar2023/10361Tarih5 Ekim 2023Okuma10 dk · 1.992 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2023/2009 E., 2023/10361 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1768 E., 2022/118 K.
Hüküm/karar
Davacılar Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulü
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/393 E., 2021/182 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.992 kelime·10 dk okuma

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili asıl davada; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacı ...'ın yaralandığını ve bakıma muhtaç ... gelecek şekilde malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla tedavi ve bakım masrafları için 2.500,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 9.500,00 TL, sürekli iş göremezlik zararı için 190.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle taleplerini artırmış, 20.01.2015 tarihli duruşmada tedavi gideri talebinden vazgeçtiklerini beyan etmiştir.

Davacı vekili birleştirilen davada; asıl davanın davacısı olan ...'ın davacı ...'ın babası olduğunu, davacının babasının yaralanması ve malul kalması nedeniyle davacıya bakamadığını ve davacıya daha önce ödediği nafakayı ödeyemez ... geldiğini açıklayıp 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Karşı davacı-davalılar ... ve ... Lojistik Ulus. Kara ve Deniz Nak. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kusura ve tazminat miktarına itiraz edip, karşı dava olarak aynı kaza nedeniyle ...'in de yaralandığını, uzun süre yatarak tedavi gördüğünü açıklayıp 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Gruopama Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; tedavi giderine karşılık olmak üzere davacıya 5.600,00 TL ödeme yapıldığını, kusur ve zararın hesap edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince asıl davada toplam 75.410,46 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl davada tedavi giderleri yönünden verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada manevi tazminat yönünden verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden; verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/445 Esas sayılı dava dosyası yönünden;

verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına,

asıl davada toplam 75.410,46 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl davada tedavi giderleri yönünden verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada manevi tazminat yönünden verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden; verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/445 Esas sayılı dava dosyası yönünden verilen hüküm istinafta kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş;

hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı maddi, manevi tazminat talebine ilişkindir.Davacılar vekili asıl davada, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve bakıma muhtaç ... gelecek şekilde malul kaldığını açıklayıp maddi, manevi tazminat talebinde bulunmuş, birleştirilen davada ise asıl davanın davacısının maluliyeti nedeniyle kızına destek olamadığı ileri sürülerek tazminat talebinde bulunulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince verilen 09.11.2017 tarihli davanın kısmen kabulüne dair karara karşı davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince karşı dava ve birleştirilen dava yönünden istinaf başvurularının reddine, asıl dava için istinaf başvurusunun kabulüyle sürekli iş göremezlik zararının hesaplanmasına yönelik olarak davacının gelirinin araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş.

İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen eksiklikler yönünde araştırma yapılarak davanın kısmen kabulüyle 75.410,46 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tahsiline, asıl davada tedavi gideri, manevi tazminat miktarının ve birleştirilen davanın istinafla kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, anılan karara karşı davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle asıl davada 75.410,46 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tahsiline, asıl davada tedavi gideri,

manevi tazminat miktarının ve birleştirilen davanın istinafla kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Varılan sonuç usul ve yasaya uygun değildir.

HMK’nin “Duruşma yapılmadan verilecek kararlar” başlıklı 353/1-a maddesinde; “(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;

a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:

1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması.

2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması.

3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması (…)

4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması.

5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, (…) karar verilmiş olması.

6) (Değişik:22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.” düzenlemesi mevcuttur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 356 ncı maddesi ise 353 üncü maddede belirtilen hâller dışında incelemenin, duruşmalı olarak yapılacağını hükme bağlamış, maddenin 7251 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi ile eklenen 2 nci fıkrasında da duruşma sonunda Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmek veya İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil gerekli kararları vereceği belirtilmiştir.

Duruşma yapılmasına gerek olmayan, HMK’nın 353 üncü maddesinin (a) fıkrasının 1 ila 6 nıcı bentleri arasında düzenlenen usuli hataların bulunduğu durumlarda bölge adliye mahkemesi ilk derece mahkemesinin kararını kaldırıp dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verir.

Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunda ileri sürülen sebeplerin doğru olduğuna kanaat getirirse bu durumda İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle İlk Derece Mahkemesince dava reddedilmiş ise, red kararını kaldırarak davanın kısmen ya da tamamen kabulüne; dava kabul edildiği hâlde reddi gerekmekte ise kabul ya da kısmen kabul kararını kaldırarak red kararı verir. Ayrıca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verecektir.

İstinaf incelemesi sonunda kararın nasıl verileceği Kanun’da ayrıntılı bir şekilde belirtilmemiş, sadece 359 uncu maddede kararın neleri içereceği düzenlenmiştir. Bu durumda 360 ıncı maddenin atfı sebebiyle İlk Derece Mahkemesindeki karar aşaması istinafta da geçerli olacaktır. Buna göre 294 üncü madde çerçevesinde, Bölge Adliye Mahkemesi iddia ve savunmaları dinledikten sonra yargılamanın bittiğini bildirerek kararını tefhim eder ve karar tefhimi, en az hüküm sonucunun tutanağa geçirilerek okunması suretiyle olur. Sadece hüküm sonucunun tefhimi hâlinde gerekçeli karar bir ay içinde yazılmalıdır m.294/4 (Özekes, Muhammet: Pekcanıtez Usûl, Cilt III, 15. Bası, İstanbul 2017, s. 2264).

Bölge Adliye Mahkemesi kararının hangi hususları içermesi gerektiği ise HMK’nın 359 uncu maddesinde düzenlenmiş; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği; başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerinin özetlenmesi ve ret sebeplerinin açıklanması kaydıyla kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesinin gösterilmesi ile yetinilebileceği hükme bağlanmıştır. İstinaf bölümünde aksine hüküm bulunmayan hâllerde ise ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanacaktır (HMK m.360).

Temyiz kanun yolu HMK’nın 361 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 361 inci maddesine göre, "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir". Görüldüğü üzere temyiz kural olarak Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına karşı başvurulabilen bir kanun yoludur. HMK’nın 362 nci maddesinde ise temyiz edilemeyen kararlar hakkında düzenleme yapılmıştır.

Somut olayda İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2017 tarihli kararında; tedavi gideri yönünden davanın açılmamış sayılmasına, geçici ve sürekli iş göremezlik zararı yönünden 64.351,56 TL'nin tahsiline, manevi tazminat yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın, karşı davada 2.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline; birleştirilen davada maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüyle 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.

Anılan karar davacı vekilince, hesaplamaya esas alınan gelir, bakıcı gideri, tarafların kusur durumu, yargılama sırasında yapılan geçici ödemenin mahsubu, manevi tazminat miktarı, birleştirilen davada maddi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğu gerekçeleri ve diğer sebeplerle istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince 16.07.2020 tarihli karar ile davacının hesaplamaya esas alınan gelir yönünden istinaf talebinin kabulüne, bu yönde araştırma yapılmak ve sonucuna göre karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine.

İlk Derece Mahkemesi kararının diğer yönlerinin ise dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğuna karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma/gönderme kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesi kararında işaret edilen hususlarda araştırma ve inceleme yapılmış, yapılan yargılama neticesinde 13.04.2021 tarihli karar ile davacının geçici ve sürekli iş göremezlik talebinin kabulüne, davacıların tedavi gideri manevi tazminat talebi, karşılık davadaki ve birleştirilen davadaki talepleri istinafla kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına,

davacının geçici ve sürekli iş göremezlik talebinin kabulüne, davacıların tedavi gideri manevi tazminat talebi, karşı davadaki ve birleştirilen davadaki talepleri istinafla kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Karar usul ve yasaya aykırıdır.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiğine göre HMK'nin 359 uncu maddesi doğrultusunda davacıların tüm talepleri yönünden infazı kabil bir karar verilmesi gerekmektedir. Hukukumuzda Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına ilişkin olarak "kısmi kaldırma kararı" müessesesi düzenlenmediği gibi istinaf incelemesi sonucunda bir kısım istinaf taleplerinin reddedilmesiyle anılan yönlerin kesinleşeceğine dair düzenleme bulunmamaktadır. İstinaf kararlarının hangi hallerde kesin olduğu HMK'nın 362 nci maddesinde sayılmıştır.

Hükme karşı çeşitli nedenlerle kanun yoluna başvurulması halinde reddedilen kısımların kesinleşeceğine ilişkin düzenleme temyiz kanun yolu için geçerli olup istinaf kanun yolu için böyle bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yargılamada hükme karşı aynı sebeplerle ikinci kez istinaf yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi halinde ilk istinaf sebeplerine ilişkin yönlerin kesinleştiği belirtilmekle yetinildikten sonra dava dilekçesindeki her bir talep yönünden infazı kabil karar verilmesi gerekmektedir. Aksi halde hüküm, infazı kabil olmayacağı gibi tarafların hükümde "karar verilmesine yer olmadığına dair kararda belirtilen tazminat kalemleri yönünde temyiz kanun yoluna başvurma hakkı da ortadan kaldırılmış olacaktır.

Eldeki davada "karar verilmesine yer olmadığına dair" verilen talepler yönünden hüküm, HMK'nın 362 nci maddesi kapsamında kesin nitelikte hükümlerden değildir. Bölge Adliye Mahkemesince dava dilekçesindeki talepler bölünerek temyiz denetim makamı yerine geçecek şekilde, bir kısım taleplerin kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması doğru değildir.

İstinaf bir kanun yolu olmakla birlikte temyiz kanun yolundan farklı olarak İlk Derece Mahkemesi kararının denetlenmesi yanında aynı zamanda gerektiğinde yeni bir yargılama yapılması ve hüküm mahkemesi gibi karar verilmesi söz konusudur.

İlk derece yargılamasındaki tahkikatın amacı, uyuşmazlıkla ilgili tarafların delillerini toplayıp değerlendirdikten sonra uyuşmazlığı çözüp karara bağlamak iken temyiz incelemesinin amacı denetimdir. İstinafta ise, hem ilk derece mahkemesinin gerçekleştirdiği tahkikat denetlenir, hem de gerekirse yeniden inceleme yapılarak karar verilir. Zira istinaf yolunda sadece hukukî denetim değil, aynı zamanda maddi vakıa denetimi de yapılmaktadır. Bu açıdan istinaf incelemesi, ne ilk derece yargılamasının ne de temyizin özelliklerini tam olarak taşımamaktadır.

Şu hâlde yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak hüküm mahkemesi sıfatıyla yeniden esas hakkında hüküm kurulmakla İlk Derece Mahkemesi kararı hukukî varlığını kaybetmiştir. Kaldı ki İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kuran Bölge Adliye Mahkemesince "istinafla kesinleşen yönler bakımından karar verilmesine yer olmadığına dair" karar verilmekle hukukî geçerliliğini yitirmiş İlk Derece Mahkemesi kararına yeniden hayatiyet kazandırmanın sakıncaları dikkate alındığında bu durum, infazda tereddütlere ve karışıklıklara neden olacak ve hükmün infazını engelleyecektir.

Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 359 uncu maddesine uygun bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2. Bozma ilamının neden ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2009, K. 2023/10361, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2009
Karar No
2023/10361
Tarih
5 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2009 K.2023/4917
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2010 K.2023/8776
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/2010 K.2023/4391
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/2011 K.2023/3595
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/2011 K.2023/5786
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2011 K.2023/8775

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.