KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2221 E., 2025/12429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1880 E., 2022/1439 K.
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. 23.04.2018 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunan karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, eldeki davadan önce davalıya yaptıkları başvuru sonucu davalının 30.03.2020 tarihli ibraname uyarınca müvekkiline 69.991,57 TL tazminat ödediğini, söz konusu ödemenin eksik olduğunu,
bu nedenle bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL tazminatın 30.03.2020 tarihli ibranamenin temerrüt tarihi kabul edilerek bu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya tazminat ödediğini, davacının müvekkilini ibra ettiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, davacının maluliyet durumunda artış olup olmadığı yönünden rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/50458 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ile davalıya sigortalı aracın sürücüsünün uzlaşması nedeniyle şüpheli hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, 09.11.2018 tarihli uzlaştırma raporuna göre, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden herhangi bir talepleri olmadan uzlaştığı, 5271 sayılı CMK'nın 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrasında.
"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.” şeklinde hüküm bulunduğu, anılan kanun maddeleri ve içtihatlara göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağı, ilam mahiyetinde olan ve aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gereken uzlaşma raporuna göre maddi tazminat yönünden uzlaşan davacının artık maddi tazminat davası açma hakkı bulunmadığı,
bu durumun uzlaşma nedeniyle aynı eylemden sigorta poliçesi sebebiyle hukuki sorumluluğu üzerine alan sigorta şirketini de kapsadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uzlaşma raporu düzenlenmekle davacının tazminat davası açma hakkının ortadan kalktığı, uzlaşma raporunun ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerektiği, uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tüm zarar sorumlularına karşı tazminat davası açılamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar edimsiz uzlaştıkları için müvekkilinin tazminat talep etme hakkının zayi olmadığını, kaldı ki davalı ... tarafından müvekkiline tazminat ödemesinde bulunulduğunu, ancak ödeminin eksik olduğu iddiasıyla eldeki davanın açıldığını, davalının uzlaşmaya yönelik bir savunmasının dahi olmadığını, uzlaşma nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesince davacı ile davalıya sigortalı aracın sürücüsü arasında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/50458 soruşturma sayılı dosyası kapsamında uzlaşmanın sağlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Şu durumda, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan iptal hükmü uyarınca işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2221, K. 2025/12429, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama