KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2505 E., 2023/7689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/401 E., 2022/926 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli v e2015/55 Esas- 2016/182 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.02.2017 tarih, 2016/17927 Esas, 2017/1867 Karar sayılı ilamı ile hüküm, "Davacının yaralanması nedeniyle tedavileri tamamlanarak hangi tarihte sağlığına kavuşmuş sayılacağı, gelişen bir durum bulunup bulunmadığı,tedavilerinin ne zaman sona ereceği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği konusunda rapor alınmalıdır. Mahkemece bu hususta gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra gelişen durumun varlığı olup olmadığı da dikkate alınarak zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı tartışılmak üzere" karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı ...'un dava konusu trafik kazası nedeniyle tedavilerinin 14.03.2011 tarihi itibariyle sona erdiği ve bu tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği görülmüştür.
Bu nedenle de davacıda gelişen durumun bulunduğu ve karar düzeltme kararında belirtildiği üzere zararı maluliyet raporunun alındığı tarih itibariyle öğreneceği dikkate alınarak dava dilekçesinin ekinde sunulan maluliyete ilişkin raporun da 11.07.2011 tarihi olması dikkate alındığında KTK'nın 109/1 inci maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren başlayacak olup 11.07.2013 tarihinde dolmuştur.
KTK'nın 109/2 nci maddesindeki ceza davasındaki zamanaşımı süresinin de herhalükarda kaza tarihi olan 09.11.2006 tarihinden başlayacak olması dikkate alınarak, bu yönden de 09.11.2014 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
Davanın 19.01.2015 tarihinde açılmış olması dikkate alındığında gelişen durumun varlığına bağlı zamanaşımı süresinin KTK'nın 109/1 inci maddesindeki 11.07.2013 tarihinde, KTK'nın 109/2 nci maddesindeki 09.11.2014 tarihinde zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle davalıların ayrı ayrı ileri sürdükleri zamanaşımı defilerinin haklı olduğu dikkate alınarak davacının maddi ve manevi tazminat davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı reddine " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının uzun süre hastanede yatarak tedavi gördüğünü, zararın kapsamı öğrenilmeden eylem tarihinden itibaren dava açılmasının Borçlar Kanunundaki zararı öğrenme kavramına uygun düşmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın sebep olduğu trafik kazası sonucu yaralanma nedeni ile iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 vd. maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davacıda gelişen durumun bulunmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, zararı öğrenme tarihinden itibaren zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açıldığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı 179.90 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2505, K. 2023/7689, 8 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama