KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2634 E., 2024/3493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/791 E., 2022/719 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü
Karar Metni
804 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni, sürücüsü, Zorunlu ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacı ...'in yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, iki defa ameliyat olmak zorunda kaldığını, davacı ...'in ve diğer davacıların bu durumdan manevi olarak zarar gördüklerini, davacının iş göremezlik ve tedavi masrafları nedeniyle maddi zararlarının bulunduğunu açıklayıp belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada 5.000,00 TL maddi tazminat ile, davacı ... için 35.000,00 TL, davacının nişanlısı ve anne, babası için ayrı ayrı 10.000,00 TL, davacının kardeşleri için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 107.086,32 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece.
Dairemizin 20.09.2021 tarih, 2021/18184 Esas, 2021/4949 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, davacı ... için toplam 54.424,24 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 22.08.2015 tarihinden itibaren davalı ... yönünden ise 07.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, tedavi giderleri yönünden maddi tazminat talebi kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
davacı ...'in manevi tazminat talebi kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 2.000,00 TL,
... için 2.000,00 TL ve ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 22.08.2015 tarihinden itibaren davalı ... yönünden ise 07.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm; davacılar vekili, davalı ...
A.Ş. vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; bozma ilamı ile kesinleşen yönlerde yeniden inceleme yapılamayacak olmasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkemece davacıda oluşan zararın belirlenmesi amacıyla alınan 10.06.2019 tarihli raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle davacının zararı belirlenmiş, mahkemece de anılan rapor hükme esas alınarak karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine, Dairece 20.09.2021 tarih, 2021/18184 Esas, 2021/4949 Karar sayılı ilam ile; "...önceki karara esas alınan 10.06.2019 tarihli aktüer raporundaki diğer veriler aynı kalmak ve işlemiş/işleyecek devre hesabında 2019 yılının esas alınmak suretiyle) hesap yapılması için ek rapor alınıp karar verilmesi..." gerektiği gerekçesiyle hükmü temyiz eden davalılar yararına hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasının ardından alınan raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmıştır.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamında işaret edilen doğrultuda rapor alınmayarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Her ne kadar Dairemizin yerleşik içtihatları gereğince hesaplamada progresif rant yönteminin uygulanması gerekir ise de 10.06.2019 tarihli aktüer raporunda kullanılan hesaplama yöntemi (%1,8 teknik faiz) davacı taraf yönünden kesinleşmiş olmakla davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmaktadır. Dairenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamında da 10.06.2019 tarihli aktüer raporundaki verilerin kullanılarak hesap yapılması gerektiği belritilmiştir.
Açıklanan nedenlerle dairenin bozma ilamı doğrultusunda 10.06.2019 tarihli aktüer raporundaki veriler uygulanmak suretiyle rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3-Davalı ... AŞ, kazaya karışan aracın Zorunlu ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısı olup kaza tarihinde geçerli teminat limitleriyle sınırlı sorumludur.
Dosya kapsamından Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla davalı ... aleyhine dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı ... şirketinin tek bir teminat limitiyle sorumlu olduğu gözetildiğinde eldeki bu davada davalı ... şirketinin sorumlu olduğu teminat limiti miktarının açıkça kararda gösterilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup her bir davacı yönünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde toplam/tek vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2634, K. 2024/3493, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama