KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/2938 E., 2023/12061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/439 E., 2022/600 K.
- Hüküm/karar
- Reddine
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı......, Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3820 sayılı dosya ile takibe geçildiğini, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davalı borçlunun alacağın tahsilini engellemek maksadı ile adına kayıtlı gayrımenkullerini diğer davalılara devredildiğinin belirlendiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve ... vekili, müvekillerinin davaya konu villaları değerinde satın aldıklarını, iyi niyetli olduklarını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.06.2016 tarihli ve 2014/187 E., 2016/289 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 18.11.2020 tarihli, 2020/1177 Esas ve 2020/7281 Karar sayılı ilamı ile "icra takibi sırasında 04/05/2015 tarihinde aciz belgesi düzenlendiği, tasarrufun ise 17/06/2009 tarihinde yapılmış olduğu, tasarrufun, aciz tarihinden geriye doğru 2 yıl içinde yapılmadığı,
bu nedenle İİK 278 maddesine göre bedel farkından dolayı iptale karar verilemeyeceği, bunun dışında davacı tarafın, davalı borçlu şirket ile 3. kişiler ... ve ... arasında İİK.'nun 280. maddesi anlamında tanışıklık, akrabalık yahut iş arkadaşlığı gibi durumların varlığı nedeniyle, borçlunun durumunun veya ızrar kastının bilindiği veya bilinebileceğini de ispat edemediği,
davalı borçlu şirket tarafından taşınmazların devredildiği 3.kişiler ... ve ...’ın kardeş olmaları, aynı gün aynı tapu senedi ile borçlu şirketten taşınmazları satın almaları, borçlu şirketin çalışanının satışa aracılık etmesi de, davalı 3.kişilerin borçlu şirketin durumunu veya ızrar kastını bildiği veya bilebileceğini göstermeyeceğinden davanın reddine karar vermek gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığı" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, aciz vesikasının düzenlenme tarihinin hak düşürücü sürenin hesabında etkili olmadığı, davalı borçlunun çok öncesinde acze düştüğü icra dosyasından anlaşıldığı, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu beyan edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3/2 maddesi delaltiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427 ve devamı maddeleri,
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davalı 3. kişilerin ..., ... davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun ispat edilememiş olmasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekillinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2938, K. 2023/12061, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama