KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3225 E., 2023/9497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/6714 - 2019/173
- Hüküm/karar
- Davalı İtirazının Reddine
- Sayısı
- 2019/40708
Karar Metni
1.226 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı kazada yaya olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 27.03.2019 tarihli dilekçesi ile talebini 71.987,48 TL ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet ve kusuru kabul etmediklerini, hesaplamanın uzman bilirkişiler tarafından yapılması gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile araç sürücüsünün tam kusuru ve davacının %8 maluliyet oranı esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda; başvurunun kabulüne 71.987,48 TL tazminatın 13.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden ret kararı verilmesi gerektiği, kusur raporu alınmadan karar verilemeyeceğini, maluliyeti kabul etmediklerini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olaya ilişkin savcılık dosyasında alınan dosyada mevcut kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun bulunduğu, maluliyet raporunun kaza ile illiyet kurulmak suretiyle hazırlandığı, tam vekalet ücretine hükmedilmesinde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek davalı itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepleri ile ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik sigortası bulunmayan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 ... Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak Hakem Heyeti tarafından kusur raporu alınmamış olup hükme esas alınan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan kusur bilirkişi raporunda araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu; davacı yayanın ise kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı belirtilmiştir.
Kovuşturmanın yapıldığı Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/572 - 2019/689 ... dosyasında hükme esas alınan kusur raporunda ise davacının iniş eğimli sokaktan kontrolsüzce ilerleyerek kavşağın sağından gelen ve geçiş önceliğine sahip araçların güvenli şekilde geçmesini beklemesi gerekirken aksine davrandığı için KTK.'nın 57/c maddesine göre asli kusurlu olduğu, sürücüsünün ise seyir yönüne gereken dikkat ve özeni gösterip her an yaya veya araç geçişi olabileceği, kavşaktan araç veya yaya çıkabileceğini değerlendirerek hızını güvenle durabileceği şekilde ayarlaması gerekirken ayarlayamadığı,
kazanın meydana gelmesinde KTK.'nın 52/b maddesine göre tali kusurlu olduğu belirtilerek bu rapor esas alınmak suretiyle karar verilmiştir. Görülmektedir ki bilirkişi raporları arasında çelişki oluşmuştur. Davalının sorumluluğu ile derecesinin belirlenmesi bakımından, kusur tespitinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde yapılması gerektiği dikkate alındığında, eksik incelemeyle karar verildiği izahtan uzaktır.
Açıklanan nedenler karşısında ...'nce; konusunda uzman bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamı incelenmek ve ceza dosyası dosya arasına alınmak suretiyle ile çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
3. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan İzmir Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesinin 06.07.2018 tarihli raporunda her ne kadar kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ise de, maluliyetin sürekli olup olmadığına dair "sürekli" ibaresi raporda yer almamakta olup kaza ile illiyet bağı kurulmadan maluliyet belirleyen rapor, yetersiz olup karara esas alınabilecek nitelikte değildir.
Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, başka bir üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığından, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı ve varsa maluliyet oranının, olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
4. 5684 ... Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 ... Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3225, K. 2023/9497, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama