KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3401 E., 2025/4650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/84 D.İş, 2023/85 K.
Karar Metni
1.090 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 10.04.2014 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alınan aracın davacı yayaya çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, sigorta şirketi tarafından 29.07.2020 tarihinde 52.233,00 TL ödeme yapılmış ise de bu ödemenin eksik olduğunu ileri sürerek,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 16.11.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 205.424,83 TL 'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartının sağlanmadığını, kesin hüküm itirazında bulunduklarını, başvuru sahibinin kaza ile illiyetli maluliyetinin yanlış ve fahiş tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının olması gerekenin üzerinde bulunduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 205.424,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı açısından teminat yatırılıp yargılama kısmına bu aşamadan sonra geçilmesi gerektiğini, İtiraz Hakem Heyeti kararıyla 500,00 TL teminat miktarı belirlenmiş ise de usule uygun olmadığını, yatırılan teminat bedelinin taraflarınca yapılan masraf ve zararı karşılamadığını, davacı tarafından başvuru konusu olay ve taleple ilgili STK nezdinde 2020.E.97531 ve 2021.E.152629 sayılı ikame edilen davaların reddine karar verildiğini, bu nedenle davanın kesin hüküm bulunduğundan reddi gerektiğini, medikal firma görüşü ile sağlık raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini,
davaya dayanak sağlık raporunun hatalı ve yüksek tespitler içerdiğini ayrıca raporun uzman doktorlar heyette yer almadan ve davacı bizzat muayene edilmeden hazırlandığı, dolayısıyla usulüne uygun alınan bir rapordan bahsedilemeyeceğini, olaya yakın 2015 ve 2016 tarihli raporlarda eklem hareket kısıtlılığı tarif edilmediği değerlendirildiğinde hem maluliyet oranı hem de illiyet hususunda ciddi çelişkiler mevcut olduğunu,
dosya kapsamındaki maluliyet raporları arasındaki fahiş çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi veya dosyadan el çekme kararı verilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu tespit edilmesinin hatalı olduğunu, davacının kontrolsüz bir şekilde karşıdan karşıya geçmekle %100 ve asli kusurlu olduğunu, tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın PMF Yaşam Tablosu esas alınarak yapılması gerektiğini,
davacı lehine nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 10.04.2014 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinde çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Kırklareli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 21.04.2022 tarihli raporda, davacının 10.04.2014 tarihli kaza sonucu sağ tibia fraktürü, sol femur fraktürü, sol illiak kanat kırığı, mesane rüptürü, solda peronal sinir hasarı ve sağ humerus proksimal kırığı tanısı aldığı belirtilerek Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet oranının %34,2 olduğu rapor edilmiştir. Hakem Heyetince davacının %34,2 maluliyeti esas alınarak karar verilmiştir.
Öncelikle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'dir. Ancak Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği sadece %60 maluliyet ve üzeri için hükümler ve ekli cetvel içermekte olup %60'ın altında maluliyet bulunması halinde maluliyet oranı belirlenirken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne ekli cetvellerin esas alınması gerekmektedir.
Bu bakımdan maluliyet oranı %34,2 olup, % 60 altında olduğundan raporda maluliyet tespit edilirken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne ekli cetvellerin kullanılmasında bir usulsüzlük bulunmamakta ise de raporu düzenleyen heyetin içinde maluliyetin niteliğine göre ortopedi uzmanının bulunmadığı anlaşılmakta olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, yaralanmanın mahiyeti nazara alınarak içerisinde ortopedi uzmanının da bulunduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından,
davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde kaza tarihinde geçerli olan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği (%60 altında maluliyet bulunduğundan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine ekli cetvellerin kullanılması ile) hükümlerine göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
b.5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3401, K. 2025/4650, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama