KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3403 E., 2025/2836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1066 D.İş, 2022/1066 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-64029
- Sayısı
- K-2022/267624
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.10.2021 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının aracına maddi hasar verdiğini, kaza tespit tutanağından görüleceği üzere kazanın davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile meydana geldiğini sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL onarım bedeli tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 29.09.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 43.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığını, davalı nezdinde tanzim edilen poliçe kazadan sonra yaptırıldığından ve dolayısıyla uyuşmazlığa konu kaza poliçe ve vade tarihleri arasında gerçekleşmediğinden davalı şirketin başvuru konusu kazaya ilişkin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 43.000,00 TL'nin 09.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya dayanak teşkil edilen poliçenin rizikonun gerçekleşmesinden sonra düzenlendiğinin dosyaya sunulan delillerden anlaşılmakta olduğunu, bu itibarla poliçe geçersiz olduğundan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, poliçenin Gaziantep'te 19.10.2021 tarihinde saat 20:59:41'de 1 nüsha olarak tanzim edildiğinin ve yine poliçenin düzenlenmesiyle birlikte saat 20:59:41'de poliçe bedelinin ödendiğinin banka ekran görüntüsünden tespit edildiğini,
kaza tespit tutanağında kazanın 19.10.2021 tarihinde saat 21.00 'de meydana geldiği görülmekte olup sigortalının kaza ile neredeyse aynı anda ZMSS poliçesi düzenlemek için acenteyle iletişim halinde olması, prim ödemesini gerçekleştirmesinin hayatın olağan akışına uymadığını, ayrıca kaza saati ile poliçe düzenlenme tarihi dikkate alındığında rizikonun gerçekleştiğinin bilinmiyor olmasının da kabulü gerektiğini, bu durumda sigorta akdi kurulduğu sırada rizikonun gerçekleştiği, sigorta ettiren tarafından bilindiğinden poliçenin geçersiz olduğunu,
bu geçersizlik mutlak anlamda geçersizlik niteliği taşıdığından üçüncü kişilere de sirayet edeceğini, kaza tespit tutanağında trafik kazası gerçekleştikten sonra olay yerine gelen trafik polisleri tarafından geriye dönük tahmini bir saat yazıldığı ve kazanın meydana gelmesinden sonra yapılan alkol kontrolü saatinin de 21.00 olduğu göz önüne alındığında kaza meydana geldikten sonra oluşan hasarın sorumluluğundan kurtulmak saikiyle kazanın gerçekleşmesinden sonra poliçe tanzim edildiğinin açık olduğunu, kaza tespit tutanağının tek başına hüküm kurmak için yeterli olmadığını,
tahkim yargılamasında iddialarını karşılar nitelikte yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan itirazlarının reddine karar verildiğini, kaza günü ve saati itibariyle dava konusu trafik kazası cadde üzerindeki polis trafik kameraları tarafından kayda alınmış olup bu kayıtların dosyaya celbi sonucu inceleme yapıldığında meydana gelen kazanın poliçenin düzenlenmesinden önce gerçekleştiğinin sabit olacağını, yapılan incelemenin hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığını, %20-25 iskonto uygulaması piyasa koşullarında kabul görmüşken bu hususun nazara alınmaksızın hesap raporu temininin hakkaniyete aykırı olduğunu,
Katma Değer Vergisi (KDV) talebinin yasaya aykırı olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'ye göre hesaplanacak ücretin 1/5'i oranında olması gerekirken tam hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 19.10.2021 tarihli trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen hasar tazminatı talebine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, uyuşmazlığın mahiyeti, toplanan delillerin durumu, olayın oluş şekli ile tarafların iddia ve savunmaları ve özellikle kaza tarihi ve saati ile poliçenin düzenlenme tarihi ve saati dikkate alındığında, tüm delillerin adil yargılanma hakkına uygun şekilde toplanmasından sonra davalının zarardan sorumlu olup olmadığının belirlenebilmesi için yargılamanın genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilmesi gerekmekle, İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava konusu olayda davacı, sigorta poliçesi kapsamında aracında meydana gelen hasarın tazmini için öncelikle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmuştur. Hakem heyeti tarafından davanın kabulü ile zararın tazminine karar verilmiştir. Dairemiz çoğunluğu tarafından uyuşmazlığın mahkemede çözümlenmesi gerektiğinden bahisle İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir. Bu durum, davacının temel bir hakkı olan adil yargılanma hakkını kısıtlamaktadır ve hukuka aykırıdır.
Kanunun 30. maddesi, sigortacılıkla ilgili uyuşmazlıklarda davacının iki farklı yola başvurma hakkı olduğunu açıkça belirtmektedir:
1. Genel mahkemelerde dava açmak,
2. Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmak,
Bu iki yol, davacının kendi iradesiyle seçebileceği alternatif yollardır. Davacının tahkim yolunu seçmiş olması, uyuşmazlığın esasının bu platformda incelenmesi gerektiğini gösterir.
Somut olayda, hakem heyetinin işin esasına girmeksizin dosyadan el çekmesi, davacının hukuki korunma ve adil yargılanma hakkına açıkça aykırıdır. Kanunun 30/14-F maddesinde belirtilen ve tahkim heyetinin el çekebileceği istisnai durumlar (örneğin, haksız fiil, dolandırıcılık gibi ceza hukuku gerektiren durumlar) mevcut değildir. Bu nedenle, hakem heyetinin el çekme kararı vermesi yerinde olmayacaktır.
Sonuç olarak, sigorta tahkim sisteminin amacı, sigorta uyuşmazlıklarının hızlı ve etkin bir şekilde çözülmesini sağlamaktır. Bu amaçtan saparak, hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde dosyadan el çekmesi, hem kanunun amacına hem de davacının haklarına zarar vermektedir. Bu sebeple, işin esasının incelenmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3403, K. 2025/2836, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama