KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3640 E., 2025/992 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/153 Değişik İş, 2023/154 Karar
- Sayısı
- 2023/İHK-10339
Karar Metni
1.271 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Avukat ...
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2022/293515
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, yaya olan davacıya çarpması sonucunda 26.04.2014 tarihinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıya yapılan başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel artırım dilekçesiyle talebini 149.348,54 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline yapılan başvuru üzerine eksik evrakların sunulmadığını, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini,
müvekkilinin sorumluluğunun plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının kaza tarihindeki yaşı dikkate alındığında velilerinin bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu dikkate alınarak hesap olunan tazminattan indirim yapılması gerekiğini, kaza nedeniyle davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, PMF 1931 Yaşam Tablosunun kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini,
davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 149.348,54 TL tazminatın 23.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 23.402,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taleplerin zamanaşımına uğramadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun doğru yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına,
tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına göre bunlara yönelik itirazların reddine ve başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinin davacı vekil ile temsil edildiğinden,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesine göre tespit ve takdir edilen 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline yapılan başvuru üzerine eksik evrakların sunulmadığını, dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, uyuşmazlık konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin sorumluluğunun plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için alınan rapordaki kusur tespitlerini kabul etmediklerini, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını,
maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini nitekim alınan raporunun kaza tarihinden yaklaşık dokuz yıl sonra alındığını, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, yaya olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 28.04.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sağ tibia korpus kırığı yaralanmasına bağlı olarak %5.1 oranında olduğu kabul edilmiştir.
Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde ortopedi uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının dava konusu olay nedeniyle tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacının ikametgahına en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde ortopedi uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi gerekir ise de (Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği eki sadece %60 oranı üzerindeki maluliyeti belirlemek için düzenlenmiş olduğundan) Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit
İşlemleri Yönetmeliği hükümleri ile eklerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2. Dosya kapsamına göre, kazaya ilişkin olarak kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, işbu kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmış ve alınan bilirkişi raporunda; sokaktaki birkaç çocuğun sürekli olarak yolda karşıdan karşıya koşarak oyun oynadıkları ve davacının da karşıdan karşıya koştuğu sırada sağ taraftan gelen plakası ve modeli bilinmeyen bir otomobilin davacıya çarpması suretiyle kazanın gerçekleştiği, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesinde düzenlenen "araçların hızını;
aracın yük ve teknik özellikleriyle yol, hava ve teknik şartlara uydurmamak" kuralını ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu olduğu, davacının velilerinin küçük yaşta olan davacının taşıt yolunda oynamasına izin vermeleri sebebiyle kazanın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı ifade edilmiş ve Hakem Heyetince bu kusur oranları esas alınarak karar verilmiş ise de hükme esas alınan rapor oluşa uygun bulunmadığından oluşa uygun bulunmadığından hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası da dosya arasına alınarak dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3640, K. 2025/992, 27 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama