KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3925 E., 2024/10153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1859 E.- 2022/1411 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bolvadin Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2019/15 E. -2021/38 K.
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. 23.06.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tescilsiz motosiklette yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığını, Bolvadin Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1247 sayılı soruşturma dosyasında bulunan kaza tespit tutanağı ve trafik bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda davalı .... nezdinde zorunlu trafik sigortası ile teminat altına alınan tır sürücüsü davalı ...'ın hız sınırını aşmaktan tali kusurlu,
davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün ise öndeki aracı geçme kurallarına riayet etmemekten asli kusurlu olduğunun belirlendiğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 15.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacı tarafın sigortalı araç sürücüsünün kusurunu kanıtlayamaması halinde davalı ... şirketinin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2017 tarih ve 2016/854 E. - 2017/848 K. sayılı kararı ile davanın reddine hükmedilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 12.12.2018 tarih ve 2018/1200 E.- 2018/1418 K. sayılı kararı ile iddia ve savunma hakkının kısıtlandığı, deliller toplanmadan Adli Tıp Kurumu'ndan rapor aldırıldığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında yer alan İstanbul Teknik Üniversitesi ve Adli Tıp Kurumu raporlarıyla davaya konu kazada dava dışı 3.kişi ...'in % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ın ise kusursuz bulunduğu sabit olup davacının maruz kaldığı yaralanması nedeniyle kusursuz bulunan davalı ... ve diğer davalı ... şirketinden herhangi bir tazminat talep etme hakkı mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın oluşuna uygun ayrıntılı ve denetime elverişli olarak önceki raporlar da irdelenmek suretiyle oluşturulan bilirkişi heyet raporunun benimsenmesinde istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, kazada kusuru bulunmayan sürücü, işleten ve ZMSS sigortacısının zarardan sorumlu tutulamayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar dosya kapsamında İTÜ, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ve Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonundan kazanın meydana geliş biçimi yönünden raporlar aldırılmış olsa da kazanın oluş şekli göz önüne alındığında davalı araç sürücüsünün hız limitinin, aracın tipine göre yasal sınırların üstünde olduğunun anlaşılmakta olduğunu, bilirkişi raporunun kural olarak hakimi bağlamayacağını, sadece dosya üzerinden eksik usul ve esaslarla düzenlenen raporlara itibar edilmiş olmasının yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalı ...'ın sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı 23.06.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı cismani zarara yönelik maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3925, K. 2024/10153, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama