KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/4052 E., 2023/10838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/151 Esas - 2015/368 Karar
- Hüküm/karar
- Ret
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkiline karşı görevli olduğu sırada haksız fiilde bulunduklarını, davalıların eylemleri nedeniyle İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandıklarını ve cezalandırılmalarına karar verildiğini, ayrıca İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/201 esas sayılı dosyasında da davalıların tazminata mahkum edildiğini, mahkeme kararına dayalı olarak davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğünün 2014/19388 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,
davalıların haksız olarak borca itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu belirterek İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğünün 2014/19388 esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından başlatılan İstanbul Anadolu 8. İcra Müdürlüğünün 2014/19388 esas sayılı dosyasında takip dayanağının mahkeme ilamı olduğu ve davacı tarafından ilama dayalı olarak ilamsız takip başlatıldığı,
alacaklının ilamlı takip yapmak yerine ilamsız takip yapmasının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 32 nci maddesine aykırılık teşkil ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre de tarafların dürüstlük kuralına uygun davranmak zorunda oldukları, ilama dayalı olarak ilamsız icra takibi yapılamayacağından bu şekilde yapılan takibin geçerli bir takip olmayacağı, ortada geçerli bir takip olmadığından geçerli bir itiraz da olamayacağı ve geçersiz takip ile geçersiz itiraz nedeniyle itirazın iptalinin talep edilemeyeceği,
icra takibinin geçersiz olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itirazın iptali istenilen icra dosyasının dayanağının ilam niteliğinde olmadığını, ilamdan bahsedebilmek için ortada gerekçeli bir karar olması gerektiğini, ancak takip tarihi itibarıyla henüz bir ilam söz konusu olmadığından takibin geçerli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edilmiş olması nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 32 nci maddesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 26.05.2017 tarihli 2017/2 Esas ve 2017/3 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 26.05.2017 tarihli 2017/2 Esas ve 2017/3 Karar sayılı kararı gereğince ilama dayalı alacağın ilamsız icra takibine konu edilemeyecek olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4052, K. 2023/10838, 16 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama