İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/451 K.2026/1299

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara…

Esas2023/451Karar2026/1299Tarih10 Şubat 2026Okuma6 dk · 1.281 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2023/451 E., 2026/1299 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Şubat 2026
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2593 Esas - 2022/1495 Karar
İlk derece mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/796 Esas - 2019/725 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.281 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Av. ... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karar bağlanması için uygun görülen 10.02.2026 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı .... San. Tic. Ltd.

Şti.'ye ait işyerinin 16.02.2017/16.02.2018 tarihli Kobi Paket Sigortası Poliçesi ile davacı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davalı şirket ile dava dışı sigortalı şirket arasında hidrolik yük kaldırma makinesinin montaj yerinin hazırlanması kapsamında bir kısım beton kesme işi için anlaşma sağlandığını, 10.01.2018 tarihinde sigortalı işyerinde davalı şirket tarafından hidrolik yük kaldırma makinesi montaj yerinin hazırlanması için beton kesme işi yapılırken hatalı ve kusurlu işlem sonucunda ...

Genel Müdürlüğü tarafından döşenen metal şehir şebeke su borusunun kesildiğini, davalı şirket çalışanlarının kestiği boruya kör tıpa dahi takmadan açık şekilde bırakarak olay yerini terk ettiğini, bu saatlerde genel su kesintisi olduğu için su sızıntısı yaşanmadığını, ancak 11.01.2018 tarihinde saat 07:00'de su akıntısının meydana geldiğini ve davalının kusurlu eylemi sonucunda sigortalı işyerinin ve diğer işletmelerin zarar gördüğünü, dava dışı sigortalı tarafından davacı şirkete başvuru yapılarak ödeme yapılması talep edildiğini,

eksper raporları ve yapılan incelemeler neticesinde 18.04.2018 tarihinde sigortalıya 460.461,54 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin rücuen davalıdan tahsilinin istendiğini, fakat taleplerinin reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dışı sigortalıya ödenen 460.461,54 TL'nin 18.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı sigortalının faaliyet gösterdiği işyerinde asansör yeri için betonarme döşemede kesim yapılması hususunda anlaşma yapıldığını, sigortalı tarafından projenin çizilerek müvekkiline verildiğini, belirtilen alanda betonarme kesim işinin yapıldığını, kesim işlemi sırasında yapılan işin niteliği gereği kesim yapılan alanda aynı zamanda su kullanılması gerektiğini, sigortalı tarafından kesim süresince kullanılmak üzere müvekkili şirket çalışanlarına hortum ile su temin edildiğini, su ve elektrik borularının karot makinesinin çalışması sırasında kesildiğini,

çalışma yapılan alanda elektrik ve su borusu olduğu yönünde müvekkili davalı firma yetkililerine bilgi verilmediğini ve firma yetkilisi tarafından su borusunda herhangi bir hasar olmadığı ve elektrik tesisatının da kullanılmadığının bildirilmesi üzerine çalışmaya devam edildiğini ve su seviyesinin artmasında sigortalı işverenin ağır kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket nezdinde sigortalı olan dava dışı şirkete ait iş yerinde davalı şirket tarafından yapılan hidrolik yük kaldırma makinesi montajı sırasında 10.01.2018 tarihinde beton içerisinde bulunan su borusunun kesildiği, ancak kör tıpa takılmadığı, bu işlem sırasında şehir şebeke suyunun bakım amaçlı kesilmiş olması nedeniyle sızıntı yaşanmadığı,

ancak 10.01.2018 tarihinde saat 20.00 civarında suyun gelmesi sonucu iş yerinin kapalı olduğu saatlerde suyun depoya dolduğu ve 11.01.2018 tarihinde saat 07.00'de site güvenliğinin iş yeri sahibini araması ile su baskınının öğrenildiği, eksper ve bilirkişi raporunda belirlendiği üzere deponun su ile dolu olduğu, davalı şirketin kesim yaptığı alanda iş güvenliği ile ilgili tedbirleri almadığı ve su borusuna kör tıpa tıkamadığı, teknik yönden üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği, bu nedenle oluşan zarardan sorumlu olduğu,

yüklenicinin üstlendiği edimi yerine getirirken iş sahibinin menfaatlerini gözeterek özenle hareket etmek ve basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranmak zorunda olduğu, ancak bu yükümlülüğü yerine getirmediği, zararın tespiti açısından da gerek ekspertiz gerekse bilirkişi raporlarında toplam zararın 460.461,54 TL olarak belirlendiği,

her ne kadar davalı tarafından tanık dinlenilmesi talep edilmişse ise de, somut olayda davalının yükümlülüğünün istisna sözleşmesine dayandığı ve teknik olarak davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirip getirmediği yönünden inceleme yapılması gerektiği, davacının su borusunun bulunduğu yeri bildirip bildirmemesinin davalının sorumluluğunu ve kör tıpa ile kesilen su borusunun kapatılması gerekliliğini ortadan kaldırmadığı, bu nedenle davalının bu talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve 460.461,54 TL'nin 18.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı firmanın su taşkınına sebep olan boruyu kestiğini tespit etmesine rağmen, bu boruyu herhangi bir teknik bulguya, belgeye dayanmayan, meslek disiplini olarak konuya hâkim olmayan 3. şahısların beyanları doğrultusunda, gerekli önlemleri almadan açık bırakarak mahalli terk ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 14 72... . maddeleri doğrultusunda davacı ... lehine rücu şartlarının oluştuğu, zarar genel toplamının 460.461,54 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği,

davalı vekili tarafından bilirkişinin projeleri incelenmesi gerektiği ve kesilen su borusunun sigortalı işyerine mi yoksa genel su hattı mı olduğunun belirtilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, bilirkişi raporunda, kesilen borunun bina içinde ana kolon hattı-branşman niteliğinde olduğu ve davalı şirket yetkililerince binanın projelerinin incelenmeden işe başlandığının tespit edildiği,

yine davalı vekili tarafından, dava dışı sigortalı şirket yetkilisinin kesilen su ve elektrik borularının atıl ve kullanılmayan tesisatlar olduğunu beyan ettiği, bu nedenle müvekkili şirket çalışanlarına kusur yüklenemeyeceği savunulmuş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, basiretli bir tacir olan davalı şirketin kesilen su borusunu kör tıpa ile kapatarak,

olası su baskınını önlemesi gerekirken, kesilen boruyu olduğu gibi bıraktığı, bu nedenle dava dışı sigortalıya ödenen bedel yönünden davacı şirketin davalıya rücu hakkının bulunduğu ve İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı temyiz dilekçesinde: dava konusu zararın oluşumunda tarafların zararın meydana gelmesinde kusurlu bulunup bulunmadıkları, kusurun kimden kaynaklandığı, davalı müvekkil şirket çalışanları tarafından su ve elektrik borusunun kesilmesi nedeni ile bu konuda dava dışı sigortalı şirket yetkililerine bilgi verilip verilmediği,

davalı müvekkili tarafından ihbar yükümlüğünün yerine getirilip getirilmediği ve tarafların kusur oranının tespiti uyuşmazlık konusu olup mahkemece bu yöne ilişkin tanıkların dinlenmediğini, bilirkişi heyetinin yeterli sayıda ve konusunda uzman bilirkişilerden oluşmadığını ve bu nedenle düzenlenen raporun da eksik ve hatalı olduğunu, imalatın yapılacağı yerin tespit ve değerlendirilmesi noktasında davalı müvekkilinin bir dahli olmadığını, davalı şirketin kendisine teslim edilen ve dava dışı işveren şirket tarafından işaretlenmiş alan ile sınırlı olarak imalat yaptığını,

kesim işlemi sırasında yapılan işin niteliği gereği kesim yapılan alanda aynı zamanda işin yapımı aşamasında su kullanılması da gerektiğinden dava dışı işveren tarafından kesim süresince kullanılmak üzere davalı şirket çalışanlarına su temin edildiğini, elektrik kablosu da kesilmesine rağmen elektrik kesintisi yaşanmadığını, tüm bu hususlar dikkate alındığında dava dışı firma yetkilisinin kesilen su ve elektrik borularının atıl ve kullanılmayan tesisatlar olduğu yönündeki davalı şirket çalışanlarına yapmış olduğu beyan birlikte değerlendirildiğinde davalı şirket çalışanlarına kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını,

davalı şirket tarafından ihbar yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği noktasında bilirkişi tarafından hazırlanan kök rapor ile ek rapordaki değerlendirmede açık çelişkiye düşülmesine rağmen bu mübayenet giderilmeden hazırlanan rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm tesis edildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş yeri sigorta poliçesi kapsamında davacı şirket tarafından dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin rücuen davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve özellikle kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/451, K. 2026/1299, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/451
Karar No
2026/1299
Tarih
10 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/464 K.2026/1768
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/469 K.2026/1770
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/483 K.2026/1782
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/499 K.2026/1767
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/507 K.2026/1779
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/519 K.2026/1642

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.