KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/4564 E., 2024/4512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/352 E., 2022/928 K.
Karar Metni
1.646 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait kasko sigortalı aracın, davacının kullanımında iken yoldaki mucur sebebi ile kayması sonucu yolun kenarındaki çukura girerek devrildiğini ve aracın kullanılmaz ... geldiğini oluşan zararın tazmin edilmesi istemi ile davalı sigortacıya yapılan başvurunun reddedildiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile araçta oluşan zarar bedeli 17.414,16 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 6.463,14 TL arttırarak toplam 23.877,30 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçe prim ödeme yükümlülüğünün yerine getirildiği iddiasının ispatlanması gerektiğini, yine dava dayanağı kasko poliçesinin kazadan sonra düzenlendiğini, bu nedenle hükmü olmadığını, ancak hasar ihbarı üzerine yapılan araştırmaya göre davacı tarafından verilen kazadan önceki araç fotoğrafları ile hasarlı olan araç fotoğraflarının birbirine uymadığı ve farklı araçlar olduğunun tespit edildiğini, gerçekte kazanın 08.07.2013 tarihinde meydana geldiği ve daha sonra poliçenin tanzim ettirildiği ve akabinde adli mercilere tutanak düzenlettirildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle hasarın teminat altında olabilmesinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemenin 05.05.2016 tarih ve 2014/72 - 2016/382 sayılı kararı ile; bilirkişi kök ve ek raporu içeriğine göre kazaya karışan araç ile sigortaya gönderilen araç fotoğraflarının uyumsuz olduğu her iki aracın birbirinden farklı olduğu, bu nedenle davalıların dava konusu hasardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 15.11.2017 tarih ve 2016/19707-2017/10588 sayılı kararı ile; "... sigorta poliçesinde gösterilen araç bilgilerine göre davacı aracı ile ilgili trafik tescil bürosundan aracın ilk tescilinden itibaren tüm bilgileri ve plaka değişikliği olmuşsa bununla ilgili belgeleri içeren tescil dosyası getirtilerek aracın esaslı unsurları (motor-şasi numarası vs.) yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılarak kazaya karışan araçla davacı aracının aynı olup olmadığı,
poliçe bilgileri ile uyum gösterip göstermediği araç üzerinde inceleme yapılmak üzere hükme esas alınmaya ve denetime elverişli uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; kazanın davacı tarafça iddia edildiği gibi 18.07.2019 tarihinde değil poliçe düzenlenmeden önceki başka bir tarihte meydana geldiği, davacı tarafından verilen kazasız araç fotoğraflarında görünen aracın kazaya uğrayan araç olmadığı, kasko poliçesinin kazadan sonra düzenlendiği, dosyada alınan tüm bilirkişi raporları ve dosya kapsamındaki belgelerden rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiği, davalı ... şirketin iddialarının yerinde olduğu, kaza tarihi itibariyle ortada gerçek ve geçerli bir kasko poliçesi bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
3. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2021 tarihli 2020/3052- 2021/2554 sayılı kararı ile; toplanan delillere göre ispat yükünün yer değiştirmeyeceğini, somut olayda ispat yükünün davalı ... şirketinde olduğunu, dosya kapsamında ise, gerek ilgili Jandarma personeli tarafından düzenlenen 18.07.2019 kaza tutanağı,kaza sonrasında açılan hasar dosyasında aldırılan eksper raporunda hasar ve kazanın uyumlu ve kaza ile ilgili eksper görüşünün olumlu olduğunun bildirilmiş olması,
Horasan Trafik Tescil Müdürlüğünün cevabi yazısı, davalı sigortacının kazanın poliçe tarihinden daha önce meydana geldiğine ilişkin iddialarının dayandığı kaza ile ilgili tanık beyanlarının Jandarma tarafından düzenlenen ve kazanın beyan edilen tarihte meydana geldiği iddiası yönünden güçlü karine niteliğindeki kaza tutanağının aksini ispat etmeye yeterli olacak ölçüde açık, somut ve tutarlı olmaması ve bozmadan sonra aldırılan bilirkişi raporlarında davalı sigortacının savunmalarını doğrular nitelikte net ve kesin görüş verilmemiş olması karşısında; davaya konu aracın söz konusu kaza nedeniyle hasarlanmadığı,
böyle bir kazanın meydana gelmediği veya kazanın poliçe tarihinden önce meydana geldiği hususunda sigorta şirketince sunulmuş somut ve yeterli delil bulunmadığını, bu durumda mahkemece, hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 4.03.2019 tarihli raporda, davaya konu aracın hurda halinde ve trafikten çekili olduğunun bildirilmiş olmasına göre; rapor tanzim eden makine mühendisi bilirkişiden, aracın kazadan sonraki sovtaj bedelinin tespiti hususunda denetime elverişli ek rapor alınması, hasarlı aracın kimin uhdesinde olduğunun araştırılması,
davacıdan hasarlı aracın kendisinde mi bırakılacağı, davalı sigortacı uhdesinde mi bırakılacağı hususunda seçimlik hakkının sorulması, davacının bu konudaki beyanına göre sovtaj bedelinin mahsup edilip edilemeyeceği hususu Kasko Sigortası Genel Şartlarındaki düzenleme değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve gerekçeyle, yazılı olduğu gibi hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı ... tarafından kazanın teminat dışında kaldığı savunulmuş ise de; ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından bu yönde bir delil sunulmadığından, kazanın teminat dışında kaldığına dair savunmaya itibar edilmediği, davalılardan Ofen Sigortanın sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı,
bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek bu davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, bozma ilamında aracın sovtaj bedelinin tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiği belirtilmekle alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davacı vekiline 29.09.2021 tarihli oturumda seçimlik hakkına dair beyanda bulunması için süre verildiği, davacı vekilinin 12.01.2022 tarihli beyanında aracın motorunun müvekkili tarafından satıldığını beyan etmekle seçimlik hakkını aracın hurdasının müvekkilinde kalması yönünde kullandığı,
bu nedenle bilirkişi raporunda tespit edilen sovtaj bedelinin tenzili ile bakiye bedele hükmedilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu araç davacıda kalmak kaydıyla, 5.414,16 TL'nin 02.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, Ofen Sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti'ye karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sovtaj bedeli tespitini 12.000,00 TL olarak belirttiğini, bu tutarın ne şekilde hesaplandığı, teknik açıklaması, izahının hiçbir şekilde yapılmadığını, tekrar alınan ek raporda da değişiklik olmadığını, bu durumun davacının zararına olduğunu, diğer davalı acentenin de sigorta şirketi ile müşterek müteselsil sorumlu olduğunu hakkında davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, temerrüt tarihi olarak hasar dosyasında tespit edilen en eski tarih olan 22.07.2013 tarihinde tespit edildiğini ancak faizin 02.08.2013 tarihinden başlatıldığını iki tarih arasındaki farkın giderilmesi gerektiğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacının aracında oluşan hasar bedelinin tazmini talebine ilişkindir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2.1 maddesi hükmü uyarınca, "Onarım masrafları, sigortalı taşıtın, rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği taktirde sigortacının malı olur."
Buna göre, davalı ..., meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup sigortalı araç hurdasını sigorta ettiren kendisine verilmesini istemedikçe, sigortacı tarafından, araç hurdası sigorta ettirenin uhdesinde bırakılıp, hurda bedelinin tazminattan indirilmesi olanaklı değildir.
Mal sigortalarından olan kasko sigortasında aslolan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Hasarlı aracın kimin uhdesinde kalacağı hususunda sigortalıya seçimlik hak tanınmıştır. Sovtajın sigortalı tarafından talep edilmemesi halinde, sigortacıda kalacağı anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükmüne uyulan son bozma ilamında ise; hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 04.03.2019 tarihli raporda, davaya konu aracın hurda halinde ve trafikten çekili olduğunun bildirilmiş olmasına göre; rapor tanzim eden makine mühendisi bilirkişiden, aracın kazadan sonraki sovtaj bedelinin tespiti hususunda denetime elverişli ek rapor alınması, hasarlı aracın kimin uhdesinde olduğunun araştırılması, davacıdan hasarlı aracın kendisinde mi bırakılacağı, davalı sigortacı uhdesinde mi bırakılacağı hususunda seçimlik hakkının sorulması, davacının bu konudaki beyanına göre sovtaj bedelinin mahsup edilip edilemeyeceği hususu Kasko Sigortası Genel Şartlardaki düzenleme değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası alınan ek raporda,kaza tarihi itibari ile ortalama hasarsız piyasa rayiç değerinin 34.000,00 TL olduğu, hasar miktarının ise ortalama 17.500,00 TL olduğu, dava dosyasında sunulan kaza resimleri, aracı kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ve yedek parça ve işçilik dâhil aracın onarım tutarı dikkate alındığında aracın kaza tarihi itibari ile sovtaj bedelinin ortalama 12.000,00 TL olacağı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Davacı vekili ise, 12.01.2022 tarihli beyanında aracın motorunun müvekkili tarafından 5.000,00 TL gibi bir bedelle satıldığını beyan etmiş, mahkemece davacının seçimlik hakkını aracın hurdasının müvekkilinde kalması yönünde kullandığı tespit edilmiştir. Ancak gerekçede, 04.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller son Yargıtay bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda belirlenen sovtaj bedelinin tenziline ve davaya konu araç davacıda kalmak kaydıyla, bakiye bedelin davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiş ise de bozma ilamının gereği yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verilmiştir.
Sovtaj bedelinin tespiti, hasar bedelinin tespit edilebilmesi için önem arzetmektedir. Zira bu nedenle bozma ilamında aracın hurdaya ayrıldığı tespit edildiği için sovtajının belirlenmesi gereğine değinilmiştir. Bu durumda alınacak raporda aracın sovtaj bedeli tespit edilip, olay tarihi itibariyle belirlenen piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile hasar bedelinin hesaplanması ve sovtajın yukarıda izah edilen hukuki olgulara göre değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olacak şekilde makine mühendisinden yeni bir rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4564, K. 2024/4512, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama