KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/4778 E., 2023/9555 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/213 Değişik İş-2022/209 Karar
- Sayısı
- İHK-2022/309
- Hüküm/karar
- Davacının itirazının kabulüne
- Sayısı
- K-2021/178592
Karar Metni
1.425 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya trafik sigortalı aracın 13.04.2018 tarihinde yaptığı çift taraflı kaza neticesinde davacının %4 oranında malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 08.02.2022 tarihinde talebinin 83.941,20 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu ve kusur oranını kabul etmediklerini, yapılacak hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, davacının müterafık kusuru nedeni ile indirim yapılmasını talep ettiklerini, hatır taşıması indirimi yapılmasını, temerrüde deşmediklerini, faiz ve yargılama giderinden sorumlu olmadıklarını, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davalıya sigortalı aracın 13.04.2018 tarihinde yaptığı kaza neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacının malul kaldığı beyanıyla sürekli iş göremezlik tazminatı talep edildiği, 08.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ile davalıya sigortalı aracın kazada %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, aynı raporda başvuranın son muayene bulguları değerlendirildiğinde kaza ile illiyet bağı bulunan arazı bulunmadığı, bilirkişi raporunun hukuka uygun ve denetime elverişli olduğu,
kaza tarihi itibari ile geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişide maluliyet oranının sıfır olduğu tespitinin yerinde olduğu gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili; dosyaya sunulu üniversite tıp fakültesi adli tıp anabilim dalı raporunun hükme esas teşkil etmesi gerekirken, yeni bir bilirkisi raporu alınması ve bu rapora itirazları değerlendirilmeden karar verilmiş olması gerekçeleri ile karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulu olan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden alınan 15.06.2021 tarihli raporun kaza ile nedensellik bağı kurulduğu ve fiziki muayenesinin yapıldığı söz konusu raporun hükme esas teşkil etmesi gerektiği, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca %4 oranında maluliyetinin olduğunun belirlendiği, hakem tarafından alınan bilirkişi raporunda ise davacının maluliyetinin olmadığının belirlendiği,
ancak Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden alınan 15.06.2021 tarihli raporun kaza ile nedensellik bağı kurduğu üç uzman tarafından imzalandığı bu nedenle itirazın kabulüne karar verildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve proğrasif rant yöntemi ile hazırlanan hesap raporunda 73.941,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının belirlendiği, davalının müterafık kusura ilişkin iddiasını ispatlayamadığı,
dosyaya sunulu ifadelerden sürücü ve yolcunun yakın akraba olduğu ve yakın akrabalar arasında hatır taşıması indiriminin uygulanamayacağı, başvuru sahibi lehine nispi tam oranda vekalet ücreti verilmesi gerektiği," gerekçesi ile davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, talebin kabulüne 83.941,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu. kusur oranına itiraz ettiklerini, olayda müterafık kusur ve hatır taşıması olduğunu, indirim yapılması gerektiğini, 1/5'i oranında vekalet ücreti verilmesi gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 13.04.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 218 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; progresif rant yönetimine göre hesaplama yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına, davacının yolcu olması ve kazaya etken davranışının olmamasına,
kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olarak işaretlenmiş olması nedeni ile müterafık kusur indirimi ve kolluk beyanlarına göre davacı ile sürücünün akraba olduğunun anlaşıldığı bu sebeple hatır taşıması indirimi yapılmamasında isabetsizlik olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 13.04.2018 tarihinde meydana gelmiştir.
Dosyanın incelenmesinde Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan Adli Tıp Uzmanınca tanzim edilen 08.11.2021 tarihli maluliyet raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca pelvis kırıkları için %0 oranında özür oranı verildiğini %4 özür oranı olması için kişide "iskial bursit" olması gerektiği, ancak davacıda bu şekilde bulgu olmadığından özür oranının %0 olduğu belirtilmiş ve davacının talepleri bu rapora dayanılarak reddedilmiş.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından karara esas alınan ve davacı tarafından ibraz edilen 15.06.2021 tarihli Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen maluliyet raporunda, davacının pelvis ve femur kırığı nedeni ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %4 oranında özür oranı olduğu belirtilmiş ve İtiraz Hakem Heyetince davacının talepleri kabul edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bu raporlardan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen rapora itibar olunarak hüküm kurulmuşsa da yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4778, K. 2023/9555, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama