KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/4805 E., 2023/9980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2021/345 Esas, 2023/112 Karar
- Hüküm/karar
- Davanın kabulü
Karar Metni
834 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; çift taraflı trafik kazası neticesinde davacıların sürücü olan murisinin vefat ettiğini, murisin sağlığında davalı nezdinde 73.260,00 TL vefat teminatı limitli ferdi kaza sigortası poliçesi yaptırdığını, davalıya yapılan müracatın murisin alkollü olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, trafik kazasında karşı araç sürücüsünün asli kusurlu murisin tali kurulu olduğunu, alkollü olsa dahi poliçe gereği teminatı ödemesi gerektiğini belirterek şimdilik 73.260,00 TL vefat teminatının davalı şirketin red cevabını verdiği 10.06.2014 tarihinden itibaren ticari-avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, ferdi kaza sigortası genel şartlarına göre aşikar sarhoşluk sonucu riskin gerçekleşmesi halinde bu durumun teminat dışı olduğunu, trafik kazasının sarhoşluk sonucu meydana gelmemesinin kabulü halinde ise olay anında kazalının alkol oranının yasal asgari sınırın çok üzerinde bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.03.2016 tarih ve 2015/135 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 73.260,00 TL vefat tazminatının 10.06.2014 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile 6102 sayılı TTK'nın 1494 maddesi uyarınca miras hisselerine bakılmaksızın tüm davacılara eşit olarak ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.03.2021 tarih ve 2021/1837 Esas, 2021/2472 Karar sayılı kararı ile davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...hükme esas alınan bilirkişi raporu kazanın salt alkolün etkisi ile gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden alınmıştır.
Ancak somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketinin murisin ferdi kaza sigortacısı olduğu dikkate alındığında, dosyada ferdi kaza sigortası kapsamında aşikar sarhoşluğun tevlit ettiği vefat halinin bulunup bulunmadığı yönünden rapor alınması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, murisin aldığı alkolün aşikar sarhoşluk hali olup olmadığı hususunda olayın oluş biçimi, murisin durumu vb gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle içinde nörolog doktorun da bulunduğu uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak toplanan toplanacak deliller ve Ferdi kaza sigorta genel şartlar 4/d md. birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma gereği alınan bilirkişi heyet raporunda aşikar sarhoşluğun tevlit ettiği vefat halinin bulunmadığının tespit edildiği, davalı şirketin davacılara ferdi kaza sigortası kapsamında ödemesi gereken tutarı ödememe gerekçesinin yerinde olmadığı ve kaza sonucu, ferdi kaza sigortası vefat teminatını davacılara ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 73.260,00 TL vefat tazminatının 10.06.2014 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile 6102 sayılı TTK'nın 1494 maddesi uyarınca miras hisselerine bakılmaksızın tüm davacılara eşit olarak ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalının vefat etmesi üzerine yapılan incelemede, aşırı alkolün etkisi ile yaptığı trafik kazası neticesinde vefat ettiğinin tespit edildiğini, bu sebeple, sigorta tazminatı talebinin reddedildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, sigortalının aldığı alkolün kazaya etkisinin araştırılmadığını, sigortalının aşırı alkollü olduğu, ayakta dahi duramayacağı düşünüldüğünde alkolün kazaya etkisinin bulunmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi bulunun davacıların murisinin trafik kazası neticesinde vefatı nedeniyle poliçe teminat bedelinin ödenmesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 4 üncü maddesinin (d) bendi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1507 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınana bilirkişi raporunun denetime, usul ve yasaya uygun olduğundan hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4805, K. 2023/9980, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama