KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/523 E., 2023/2715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkındaki Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 10.11.2022 tarih, 2022/İHK-57998 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili 01.08.2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) olduğu aracın davacının sevk ve idaresindeki araçla çarpışması sonucu davacının yaralandığını, sigorta şirketi tarafından 17.01.2022 tarihinde 52.197,00 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin eksik olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile talebini 310.332,50 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre başvurunun kısmen kabulüne, 307.803,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.029,50 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 309.832,50 TL'nin 29.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Türkiye Sigorta A.Ş.'den alınarak başvurana verilmesine, 500,00 TL geçici iş göremezlik talabinin reddine, karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından, itirazın reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'nın 04.03.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen diğer bulgularla birlikte anksiyete bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 10 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır.
Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır.
Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “anksiyete bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı,
ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/523, K. 2023/2715, 1 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama