KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/5303 E., 2025/12460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/623 E., 2023/228 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/282 E., 2020/672 K.
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.02.2017 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan müvekkiline çarpması sonucu, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 2.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 23.06.2020 tarihli talep arttırım dilekçesiyle talebini geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 8.673,40 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur oranlarının tespiti gerektiğini, maluliyet oranının tespiti için davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna sevk edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olay tarihinde davalı ... şirketine ZMSS sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kullandığı aracın yaya olan davacıya çarparak yaralamalı trafik kazasına sebep olduğu, bu kaza nedeniyle hükme ve bilirkişi raporuna esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 21.06.2019 tarihli rapora göre davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca trafik kazasına bağlı olarak tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu,
iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, dolayısıyla davacının kaza sonucu sürekli maluliyetini gerektirir bir yaralanmasının bulunmadığı, bu yönden davanın reddi gerektiği, alınan bilirkişi raporunda 8.673,40 TL geçici işgöremezlikten kaynaklı maddi tazminat hesaplandığı, raporun Yargıtay içtihatlarına ve somut olaya uygun olduğu gerekçesiyle
davanın kısmen kabulü ile 8.673,40 TL geçici işgöremezlikten kaynaklı maddi tazminatın 06.03.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin ve davalı ...Ş vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu raporları arasında çelişki bulunduğunu, davacının ayağında ciddi hareket kısıtlılığı yaşadığını, dosyada mübrez İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nin 21.06.2019 tarihli raporunun müvekkilinin muayene edilmeden düzenlendiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5303, K. 2025/12460, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama