KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/5349 E., 2024/11871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/180 Değişik İş , 2023/197 Karar
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya kasko sigortalı davacıya ait aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu sigortalı aracın hasar gördüğünü davalının haksız olarak başvurularını reddettiğini ve belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek 5.001,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; itiraz aşamasında talebini 523.160,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazadan sonra sürücünün olay yerini terk ettiğini, sürücü konusunda çelişkili beyanların bulunduğunu, araştırma raporunda da olumsuz sonuç bildirildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya kasko sigortalı araç sürücüsünün olay yerini zorunlu durumlardan biri olmadan terk etmiş olduğu ve çelişkili ifadeler verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki beyanlarda çelişkili ifadeler bulunmadığı gibi, soruşturma evrakları ve hastane evrakları incelendiğinde sigortalı araç sürücüsünün kazada yolcu olan arkadaşının yaralanması nedeniyle hastaneye gittiği, akabinde polis karakoluna giderek ifade verdiğinin anlaşıldığı,
ayrıca kazanın kamera görüntüleri incelemesinde sürücü ...'ın sürücü olup olmadığının da emniyet görevlilerince tespit edilemediği ve sürücünün alkosüz olduğunun tespit edildiği bu durumda sigorta şirketinin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, davanın kabulü ile 523.160,00 TL hasar bedelinin 07.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; olayda gerçek sürücünün kimliğini gizleme durumu olduğunu, davalı şirket tarafından görevlendirilen uzmanın raporunda belirtildiği üzere sürücünün kaza yerini terk ettiğini, olay yerine kısa sürede giden görevlilerce düzenlenen kaza tespit tutanağında sürücünün olay yerinden firar olduğunu, araç sahiplerinin olay yerinde bulunmasına rağmen kimsenin kazayı ben yaptım demediğini, bilirkişi raporunun objektif ve hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, poliçeye göre rayiç bedelin davalı şirket tarafından belirlenmesi gerektiğini, davalı şirkete usule uygun başvuruda bulunulmadığını, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınan davacının aracında oluşan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle hükme esas alınan hesap raporunun ve hesaplama tekniğinin gerekçeli, mevzuata ve denetime uygun olmasına, davalının teminat dışı olduğunu ileri sürdüğü iddialarını ispatlayamamış olmasına, davalı kasko sigortacısı olup avans faizi takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5349, K. 2024/11871, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama