KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/5541 E., 2023/10561 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/341 E., 2023/58 K.
Karar Metni
1.421 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
ASIL DAVADA (2019-341 Esas Sayılı Dosyada)
BİRLEŞEN 2015 ESAS SAYILI DOSYADA
BİRLEŞEN 2015/1373 ESAS SAYILI DOSYADA
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların oğulları olan 1985 doğumlu ...'nun kendi yönetimindeki motorsiklet ile seyir halindeyken, 11.08.2010 tarihinde davalı ... yönetiminde olan beton mikserli kamyonun çarpması neticesinde vefat ettiğini, karşı aracın Kar Teknik Prefabrik Yapı Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğunu, davacıların müteveffanın desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile hem asıl ve hem de birleşen davada 7.000,00'er TL maddi ve 5.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olayın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, tazminat talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosya davalısı Kar Teknik Prefabrik Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2015 tarih ve 2013/28 E.-2015/561 K. sayılı kararı ile; her iki dava açısından; maddi tazminat talebinin kabulüne, davacı ... için 7.000,00 TL, ... için 7.000,00 TL olmak üzere toplam 14.000,00 TL maddi tazminatın 20.08.2010 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte asıl dosya davalısı ... ve birleşen dosya davalısı Kar Teknik Prefabrik Yapı Elem. ve İnş. Malz. San. ve Tic. Ltd.
Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile, davacı ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın 20.08.2010 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte asıl dosya davalısı ... ve birleşen dosya davalısı Kar Teknik Prefabrik Yapı Elem. ve İnş. Malz. San. ve Tic. Ltd.
Şti 'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2015 tarih ve 2013/28 E.-2015/561 K. sayılı kararı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 06.12.2018 tarih ve 2016/2499 E.-2018/11856 K. sayılı ilamında özetle "Eldeki davada, mahkemece iki ayrı hesap raporu alınmıştır. 10.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda müteveffanın 01.01.2015 tarihinde evleneceği ihtimaline binaen anne ve babasına gelirinin %20'sini ayıracağı, daha sonraki yıllarda azalarak önce gelirinin %15'ini, 2 yıl sonra ilk çocuğu olacağı ve gelirinin %10'unu ve 2. çocuğu olduktan sonra gelirinin %7,5'ini ayıracağı ihtimaline dayalı olarak hesaplama yapılmıştır. 22.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise anne ve babaya ilk 4 yıl %25 er, sonraki 19 yıl %12,5 ve yine son 3 yılda da babanın vefatı ile anneye %20 pay ayıracağı ihtimaline göre hesaplama yapılmış, Mahkemece ikinci rapor hükme esas alınmıştır.
Hayatın olağan akışına göre çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16 şar pay ayrılması,
desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14 er pay verilmesi, daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5 pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek, destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan ilkelere göre, Mahkemece alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve Daire’nin yerleşik uygulamalarına aykırı olacak şekilde hesaplanan tazminatın hükme esas alınması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. Bozma Sonrası Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrası aktüerya hesap bilirkişisinden alınan raporun hükme elverişli olduğu kabul edilerek, 2019/341 Esas sayılı asıl dosya yönünden; davacıların maddi tazminat istemine yönelik talebinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 21.162,47 TL, davacı ... için 15.141,66 TL, destekten yoksun kalma tazminatı ve 2.250,00 TL tedavi gideri, 1.125,00 TL cenaze giderinin 20.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (kesinleşen 2015/105 Esas sayılı dosyada tekerrüre sebep olmamak kaydı ile) davalı ...' den alınarak davacılara ödenmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat hususunda verilen karar bozma sebebi yapılmadığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, bozmadan sonra birleşen 2015/1373 Esas sayılı dosya yönünden; davalı Unico (Aviva) Sigorta A.Ş yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden derdestlik, Kar Teknik Prefabrik Yapı Malzemeleri Ltd.
Şti. yönünden kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, bozmadan önce birleşen 2015/105 Esas sayılı dosya yönünden temyize gidilmediğinden yeniden hüküm kurmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; öncelikle mahkemenin 2019/341 Esas sayılı dosyası bakımından ve ... açısından usuli kazanılmış hak oluştuğu yönündeki kanaatinin doğru olmadığını, bozma kararında ... lehine usuli kazanılmış hak doğuracak herhangi bir husus bulunmadığını, zira kararda bozma sebebi dışındaki hususların kesinleştiğine dair hiçbir ibare olmadığını, bozmadan sonra ıslahın mümkün olduğunu, 20.01.2020 tarihli raporun 2. alternatifi esas alınarak ve ıslahla talep edilen miktarlarda hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın birleşen 3 dosya yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... aleyhine aleyhe bozma yasağı nedeniyle, davalı aleyhine olacak şekilde hüküm tesis edilemeyeceğini, davacılar vekilinin, yargılama aşamasında diğer davalı ... hakkındaki davadan feragat ettiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472/1 inci maddesin de yer alan ''Sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.'' düzenlemesine göre sigorta şirketi yönünden davadan feragat edilmesinin diğer davalılar açısından da sonuç doğuracağını, bu husus değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müteveffanın meydana gelen olayda kusurlu olduğunu,
dosyada gerekçeli karara esas olan bilirkişi raporu denetleme cihetine gidilmeden ve detaylı olarak itiraz edilen hususlar göz önünde bulundurulmadan karar verildiğini, yine anne için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının net tutarı 18.528,35 TL olarak hesaplanmasına rağmen, bozmadan sonra alınan raporda 21.162,47 TL olarak hesaplanmasının raporlar arasında açık bir mübayenet oluşturduğunu, dosyaya daha sonradan temin edilen yeni bilirkişi raporunda müteveffanın 3,5 yıla kadar en az asgari ücret düzeyinde geliri olacağına, daha sonra ise en az asgari ücretin 1,5 katı düzeyinde geliri olacağına karar verildiğini,
müteveffanın asgari ücretin üzerinde gelir temin edeceğine dair delil bulunmadığını, bozma sonrası alınan yeni bilirkişi raporunda, daha önceki bilirkişi raporuna göre niçin daha yüksek oranda destek payı ayrıldığının gerekçeli şekilde açıklanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... yönetimindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427, 428 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90,91 ve 92 nci maddeleri, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin asıl ve birleşen davalarda tüm temyiz itirazlarının, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2015 tarih ve 2013/28 E.-2015/561 K. sayılı kararı sadece davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, dolayısıyla davalı ... yönünden usuli kazanılmış hak doğmuştur. Asıl davada davacı taraf hükmü temyiz etmediği halde ve karar adı geçen davalı lehine bozulduğu halde bozma sonrası davalı ... yönünden usuli kazanılmış hak gözetilmeden hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'e iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5541, K. 2023/10561, 11 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama