KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/5628 E., 2025/16248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ...Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/15 61... /528 Karar
- İlk derece mahkemesi
- ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/5 19... /143 Karar
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin...Milletvekili olarak görev yaptığını; davalı ... Ajansı Basın Yay.
A.Ş.'nin yayın sahibi, diğer davalıların eser sahibi olduğu...Gazetesi'nde 06.08.2019, 10.08.2019, 15.08.20 19... .09.2019 tarihlerinde yapılan haberlerde yer verilen söz ve ifadelerle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, haksız isnatlarda bulunulduğunu, haberlere yönelik erişimin engellenmesine dair karar verildiğini, cevap ve düzeltme talebi davalı tarafa ihtarname ile gönderilmesine rağmen gereğinin yapılmadığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 06.08.2019 tarihli haber için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...
Ajansı Basın Yay. A.Ş.'den tahsili. 10.08.2019 tarihli haber için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı eser sahibi ... ve davalı ... Ajansı Basın Yay. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili. 15.08.2019 tarihli haber için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı eser sahibi ... ve davalı ... Ajansı Basın Yay. A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili. 21.09.2019 tarihli haber için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı eser sahibi ... ve davalı ... Ajansı Basın Yay.
A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; gazetecinin maddi gerçeği araştırma yükümlülüğünün olmadığını, görünür gerçeğe uygun şekilde dava konusu haberlerin kaleme alındığını; basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve yayın talebinde hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberlerde hakaret içerikli bir söz ve ifadenin yer almadığı, yayınların "iddia" kapsamında kaleme alındığı, davacının milletvekili olması sebebiyle haberlere yönelik kamu yararının bulunduğu, davacının bulunduğu konum itibariyle ağır eleştirilere katlanma yükümlülüğünün olduğu, iddia olarak aktarılan haberlerin bir kısım kayıtlara dayandırıldığı, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, haberlerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu yayınların basın özgürlüğü kapsamında kaldığı; halkın, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olma hakkının olduğu, basının da bu doğrultuda olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve sorumlu olduğu, haberlerin de bu ilke kapsamında yapıldığı, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı,
güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında kaleme alındığı ve davacının siyasi kimliği göz önüne alındığında eleştirilere katlanma yükümlülüğünün bulunduğu, kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Kişisel Verileri Koruma Kurulu ve İdare Mahkemesinin müvekkili yararına kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak işlendiği yönündeki kararlarının değerlendirmeye alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, Sulh Ceza Hakimliği tarafından haberlere erişim engeli kararı verildiğini, ifade ve basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkili hakkında haksız ve kasıtlı bir araştırma yapıldığını, haberlerin görünür gerçeğe uygun olmadığını, itibar ve saygınlığının zarar gördüğünü, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıların yayın sahibi ve eser sahibi olduğu...Gazetesi'nde 06.08.2019, 10.08.2019, 15.08.20 19... .09.2019 tarihlerinde yapılan haberler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu haberlerin yapılmasında kamu yararı ve toplumsal ilgi bulunduğunun, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağının;
yayınlarda yer verilen söz ve ifadelerin, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, yayınlara yönelik toplumsal ilgi bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, siyasetçi olan davacının konumuna göre eleştirilere daha fazla katlanma yükümlülüğü bulunduğunun,
açıklanan nedenlerle haberlerde geçen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5628, K. 2025/16248, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama