KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/5794 E., 2025/3094 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/225 E., 2023/226 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-53719
- Sayısı
- K-2022/254171
Karar Metni
749 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 07.03.2014 tarihinde dava dışı araçla karıştığı trafik kazası sonucu karşı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 92.988,82 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, dava şartının yerine getirilmediğini, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmasını, kusur oranının tespiti gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 92.988,82 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporlarının hatalı olduğunu, medikal firma raporu ile çeliştiğini, çelişkinin giderilmediğini, kusur oranına itirazlarının bulunduğunu, hatır taşıması indirimi yapılmasını, tazminat hesabının PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılması gerektiğini, poliçenin tanzim tarihinin genel şartlarda yapılan değişiklik öncesi olduğunu, progresif rant esas alınarak yapılan hesabın hatalı olduğunu, başvuranın beyanına göre uyuşmalık konusunun trafik iş kazası olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan dosya kapsamında düzenlenen 16.06.2022 tarihli Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Polikliniği raporunda davacının sürekli maluliyeti oranı %6,1 olarak tespit edilmiştir. Davacı tarafından hakeme başvuru sırasında sunulan 25.01.2022 tarihli Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 25.01.2022 tarihli raporunda davacının %11 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince; raporlar arasında çelişkinin giderilerek davacının maluliyet oranının tespiti için tüm tedavi evraklarının temin edilerek davacının adresine en yakın Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden (içinde Göğüs Hastalıkları Uzmanı bulunan heyetten) olay tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun ayrı bir rapor alınarak, davacının bizzat muayenesi yapılarak davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5794, K. 2025/3094, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama