KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/5946 E., 2023/8518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/181 E.- 2023/174 K.
- Hüküm/karar
- İtirazın Kısmen Kabulü
- Sayısı
- 2019/34177
Karar Metni
1.618 kelime·8 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda ... tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz başvurusu sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın vekalet ücreti bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir.
... kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.02.2017 tarihinde, davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta (...) poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigortanın temerrüt tarihinden itibaren avans faiz ile beraber davalı sigortadan tahsilini talep etmiş; ıslahla talebini 97.961,52 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacıya zararını karşılayacak şekilde ödeme yapıldığını, bu nedenle davacının bakiye alacak talebinin yerinde olmadığını, yapılacak hesaplamada ödemenin güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur bilirkişisi tarafından kusur tespiti yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının avans faiz talebinin yersiz olduğunu,
uzlaşmaya ilişkin tutanakların dosyaya sunulması ve uzlaşma hususunun araştırılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, hesap raporunun açık, anlaşılır ve denetime elverişli olduğu, kısmi ödemenin güncellenerek tazminattan mahsup edildiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 97.961,52 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 04.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 21.06.2019 tarihli 2019/İHK-7424 ... kararı ile; "...davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu, maktu ücretin altında kalmamak üzere nisbi ücretin beşte biri oranında hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 19.04.2022 tarihli 2022/2740 esas ve 2022/7356 karar ... kararı ile; " ...Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise ATK veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Bursa Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 20.06.2017 tarihli engelli sağlık kurulu raporu Uyuşmazlık ve ... tarafından benimsenmiştir.
Ne var ki, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı, rapor tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir.
Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.
Bu durumda ... tarafından; kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları varsa temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, uzman bilirkişi heyetinden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle,
yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Dosya içeriğinden; kaza tespit tutanağında davalıca sigortalı araç sürücüsünün KTK 53/2.maddesinde yer alan sürücüler kavşaklardan sağa ya da sola dönerken yayalara ilk geçiş hakkını vermek kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu belirtilmiş, hakemce davalıca sigortalı araç sürücüsünün kusuru %100 olarak kabul edilmiş, davalının kusura yönelik itirazlarını içerir kusur raporu alınmadan hüküm tesis edilmiştir.
O halde hakem heyetince İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan oluşturulacak heyetten kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir. " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hakem kararına itiraz edenin Sigorta Şirketi vekili olduğu, temyize ise taraf vekillerinin başvurduğu , başvuranın tüm davalının belirtilen bozma sebepleri dışındaki itirazlarının reddedilmiş olduğu, kararın davalı lehine bozulduğu görülmekle davalı lehine oluşan kazanılmış hakların korunması gerektiği, kök rapordaki hesabın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve pogresif rant sistemi yerine TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesap yapıldığı,
ancak poregresif rant yöntemine göre hesap yapılması gerekirse de bilirkişinin %12 oranına ve progresif ranta göre hesapladığı miktarın, önceki miktardan fazla olarak 165.564,71 TL olduğu, başvuran vekilinin talebini 165.564,71 TL'ye ıslah ettiği başvurunun kısmi dava olarak yapmış olup, 09.04.2019 tarihinde talebini ıslah etmiş olduğu, bir davada 6100 ...
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 176/2 inci maddesine göre sadece bir kez ıslah yapılabileceğinden 2.ıslah konusundaki talep incelenmeden 2.ıslah talebinin reddine, ıslah ücretinin iadesine, bu bakımdan davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmesi gerektiği davalı vekili ıslahta zamanaşımı olduğunu belirtmiş ise verilen karar itibariyle bu yöne ilişkin itirazın incelenmesine gerek görülmediği Yargıtay bozmasında davacının tüm, davalının ise bozma ilamında yazılı hususlar dışındaki itirazları reddedildiğinden,
önceki kararda faiz cinsine ilişkin davalı itirazının reddine ve vekâlet ücretine ilişkin itirazının kabulüne ilişkin kararın kesinleştiği kabul edilerek hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ikinci ıslah dilekçesinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, belirsiz alacak davası olarak davanın açıldığını, kısmi dava olarak kabul edilse dahi bozma ilamından sonra esasa girildiğinden ikinci ıslah dilekçesinin dikkate alınması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin bozma sonrası ... karar tarihine göre belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada davacı tarafından sunulan maluliyet raporuna dayanarak hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığını, bozma ilamından sonra alınan maluliyet raporu ile önceki maluliyet raporu arasında çelişki oluştuğunu, bu durumun giderilmesi gerektiğini, davalıca sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de kusur oranının hatalı olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini ve davalı şirketin usuli kazanılmış haklarının gözetilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; yaya olan davacıya davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın 07.02.2017 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen ... kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan ... kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan nispi vekalet ücretine hükmedildiği, karara davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın vekalet ücreti bakımından kısmen kabulü ile davacı yararına hesaplanan nispi vekalet ücretinin 1/5'i maktunun altında kaldığından maktu vekalet ücretine hükmedildiği, tarafların temyizi üzerine Dairemizce kararın bozulması üzerine İtiraz Hakem Heyetince yine itirazın vekalet ücreti bakımından kısmen kabulü ile davacı yararına hesaplanan nispi vekalet ücretinin 1/5'i maktunun altında kaldığından maktu vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 21 inci maddesi "Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5946, K. 2023/8518, 4 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama