KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/6192 E., 2023/11286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/399 E. 2022/516 K.
- Hüküm/karar
- Asıl ve Birleşen Davanın Kabulüne
Karar Metni
2.262 kelime·11 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölümden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin asıl ve birleşen davanın yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairece kararın bozulmasına karar verilmiş; asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Dairece 02.12.2021 tarih, 2021/14240 esas,202179705 karar sayılı ilam ile karar düzeltme talebinin kabulü ilk mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Karar asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada sunduğu dava dilekçesinde; davacının eşi olan desteğin sürücüsü olduğu tescilsiz motosiklet ile dava dışı motosikletin 12.05.2012 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının desteğinin hayatını kaybettiğini belirterek desteğin sürücüsü olduğu motosiklet yönünden davalı ...'ndan dava tarihinden itibaren avans faizi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı birleşen davada sunduğu dava dilekçesinde; karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olan davalı ... (Halk) Sigorta A.Ş. aleyhine temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile davalı Halk Sigorta A.Ş. (Türkiye Sigorta A.Ş.) açısından sigorta poliçe limiti olan 225.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ve diğer davalı ... açısından 216.333,15 TL olmak üzere toplam 441.333,29 TL’nin temerrüt tarihinden (davalı ... açısından 08.06.2012, davalı Halk Sigorta açısından 18.07.2012) itibaren hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın motorlu bisiklet olduğu hususunun trafik kazası tespit tutanağı ile sabit olduğunu, kaza tespit tutanağın aksi ispat edilene kadar resmi nitelikte evrak olduğunu, bu nedenle sigorta yaptırma zorunluluğu olmadığını, davalı ...'nın sorumluluğuna gidilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ...
(Halk) Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının ancak poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında yer alan kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, desteğin ölü muayene tutanağında ölüm nedeninin çoklu kafa kırıkları, sağ omuzda ve her iki diz altında kanamalar olduğu bilgisinin yer aldığını, bu durumda desteğin kaskının ve koruyucu tertibatlarının takılı olmadığının sabit olduğunu, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının eksik evrakla davalıya başvuruda bulunduğunu, bu nedenle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini,
avans faizi talebinin yerinde olmadığını, desteğin gelirinin resmi evraklarla ve somut delillerle ispatlanması gerektiğini, davacının birleştirme talebinin yerinde olmadığını belirterek birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 23.05.2017 tarihli 2015/1799 Esas, 2017/364 Karar sayılı ilam ile; asıl davanın kabulü ile 441.333,15 TL destekten yoksun kalma tazminatının (kişi başı 225.000,00 TL olan ölüm teminat limitini aşmamak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 07.06.2012 (temerrüt) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Hesabından tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 441.333,15 TL destekten yoksun kalma tazminatının (kişi başı 225.000,00 TL olan ölüm teminat limitini aşmamak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 18.07.2012 (temerrüt) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... (Halk) Sigorta A.Ş.'den tahsiline karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı ... vekili tarafından kararın temyizi üzerine Dairenin 24.10.2019 tarihli, 2017/4986 esas ve 2019/9902 karar sayılı kararı ile. "Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.Güvence Hesabına başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır.
Anılan bu düzenlemeler gereği, davalı ...
Hesabının sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde, bu sigortası yapılmamış olan bir aracın, 3. kişinin zararına sebep olması gerekmektedir.Somut olayda, davacı taraf, asıl davadaki dava dilekçesinde; kazaya karışan her iki aracın da trafik sigortası bulunmadığını belirttikten sonra kazaya neden olan karşı aracın (...plakalı) kaza tarihini kapsayan ZMSS poliçesi bulunmadığından KTK 98. madde gereğince davalının sorumluluğu olduğunu ifade ederek... plakalı karşı aracın trafik sigortasız olması iddiası ile davalı ...
Hesabına husumet yöneltmiştir. Yargılama sırasında Halk Sigorta A.Ş. vekili, ...plaka sayılı araca ait 6815012 poliçe numarası ile 04.05.2012-04.05.2013 tarihini kapsar biçimde düzenlenmiş bulunan trafik poliçesinin bulunduğunu, davada taraf olmadıklarını, yalnızca ihbar edilen sıfatı ile taraflarının davalı sıfatı bulunduğunu, ihbar edilen sıfatıyla bulunduklarından aleyhlerine işlem yapılmamasının gerektiğini bildirmiştir.
Davacı taraf, bunun üzerine birleşen davayı açarak husumeti davalı Halk Sigorta A.Ş’ye yöneltmiştir. ...plaka sayılı karşı aracın kaza tarihini (12.05.2012) kapsayan 04.05.2012-04.05.2013 tarihleri arasında birleşen dosyada davalı Halk Bank Sigorta A.Ş nezdinde düzenlenmiş bulunan trafik poliçesi bulunmaktadır.
O halde, mahkemece, asıl davada kusurlu olduğu iddia edilen... plakalı karşı aracın olay tarihlerini kapsar zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunduğu gözetilerek asıl davanın davalı bakımından husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde asıl davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Bozma neden ve şekline göre asıl davada davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Tashih-i Karar Talebi Üzerine Verilen Bozma Kararı
Bozma ilamına karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili 20.01.2020 tarihli karar düzeltme dilekçesiyle; temyiz edilmeyen hususlar yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, davalı ... yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, bozma ilamının kaldırılması gerektiğini belirtmiş, Dairenin 02.12.2021 tarih, 2021/14240 esas, 2021/9705 karar sayılı ilamı ile.
"Tüm dosya kapsamının tetkiki sonucunda; davacı taraf, asıl davadaki dava dilekçesinde; kazaya karışan her iki aracın da trafik sigortası bulunmadığını belirttikten sonra kazaya neden olan karşı aracın (...plakalı) kaza tarihini kapsayan ZMSS poliçesi bulunmadığından KTK 98. madde gereğince davalının sorumluluğu olduğunu ifade ederek... plakalı karşı aracın trafik sigortasız olması iddiası ile davalı ... Hesabına husumet yöneltmiştir.
Yargılama sırasında Halk Sigorta A.Ş. vekili, ...plaka sayılı araca ait 6815012 poliçe numarası ile 04.05.2012-04.05.2013 tarihini kapsar biçimde düzenlenmiş bulunan trafik poliçesinin bulunduğunu, davada taraf olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Davacı taraf, bunun üzerine birleşen davayı açarak husumeti davalı Halk Sigorta A.Ş’ye yöneltmiştir. ...plaka sayılı karşı aracın kaza tarihini (12.05.2012) kapsayan 04.05.2012-04.05.2013 tarihleri arasında birleşen dosyada davalı Halk Bank Sigorta A.Ş nezdinde düzenlenmiş bulunan trafik poliçesi bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır, Ancak davacı asıl davadaki dava dilekçesinde talebini karşı araç sürücüsü... plaka sayılı aracın yanı sıra desteğin sürücüsü olduğu motosikletin tescilsiz olmasından dolayı da davalı ...
Hesabına yönelttiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece asıl ve birleşen davaların ... yönünden kabulüne dair verilen karar Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 24.10.2019 gün 2017/4986 Esas 2019/9902 sayılı ilamı ile asıl dava yönünden davacının desteğinin sürücüsü olduğu motosikletin tescilsiz olduğu gerekçesi ile davalı ... aleyhine husumet yönelttiği gözetilmeksizin... plakalı karşı aracın olay tarihlerini kapsar zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunduğu gerekçesi ile asıl davanın davalı bakımından husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile sehven kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme talebinde haklı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 24.10.2019 gün 2017/4986 Esas 2019/9902 sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına karar verilerek davacı vekilinin temyiz istemlerinin incelemesine geçilmiştir. Somut olayda, davacı, murisin kullandığı motosikletin tescilsiz olması sebebiyle davalı ... Hesabına husumet yöneltildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, asıl davada tescilsiz araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, yalnızca asıl dava yönünden davalı ...'nın sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yanılgıya dayalı olup bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü gerekmiştir.
Bozma nedenine göre asıl davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle karar düzeltme talebi kabul edilerek bozma kararı verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece karar düzeltme talebi kabul edilerek verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl dava yönünden, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile, toplamda 441.333,15 TL destekten yoksun kalma tazminatının (poliçe kişi başı ölüm teminat limiti olan 225.000,00 TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 07.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...
Hesabından tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile toplamda 441.333,15 TL destekten yoksun kalma tazminatının (poliçe kişi başı ölüm teminat limiti olan 225.000,00 TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 18.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den (Halk Sigorta A.Ş.) tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; desteğe yüklenen kusurun kabul edilmediğini, davacı zarar gören üçüncü kişi konumunda olduğundan kusur indirimi yapılmaması gerektiğini, faizin türünün hatalı olduğunu, yasal değil avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; desteğin sürücüsü olduğu araç ile karşı aracın da motorlu bisiklet olduğu hususunun trafik kazası tespit tutanağı ile sabit olduğunu, bu nedenle sigorta yaptırma zorunluluğu olmadığını, davalı ...'nın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, desteğin de kusurlu olduğunu, bu nedenle desteğin kusuruna denk gelen tazminatın ödenemeyeceğini, desteğin kullandığı aracın cinsi ve koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesap raporunda desteğin gelirinin hatalı belirlendiğini,
resmi evraklar ile ispat edilmiş olmamasına rağmen asgari ücretin 4.19 katı gelirin esas alınmasının isabetli olmadığını, davalının temerrüde düşmediğini, bu nedenle faizin ancak dava tarihinden itibaren başlayabileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davacının eşi olan desteğin sürücüsü olduğu tescilsiz motosiklet ile dava dışı motosikletin 12.05.2012 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının desteğinin hayatını kaybetmesi nedeniyle asıl davada ... aleyhine, karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olan birleşen davada davalı ... (Halk) Sigorta A.Ş. aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1. Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bir rizikonun meydana getirdiği zararın sigorta kapsamına girebilmesi için, o rizikonun motorlu araç tarafından karayolunda meydana getirilmiş olması zorunludur.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A.6 maddesi (1) bendinde, "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı haller içerisinde sayılmıştır. Yine Sigortacılık Kanununun 14. maddesinde, davalı ... Hesabının sorumluluğu Karayolları Trafik Kanunu ve 10.07.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21.12.1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak sınırlı şekilde belirlenmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlarla ilgili 3. maddesinde;
“Motosiklet : (Değişik: 12.07.2013-6495/13 md.) Azami tasarım hızı 45 km/saatten ve/veya silindir kapasitesi 50 santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiz iki veya üç tekerlekli motorlu taşıtlar ve net motor gücü 15 kilovatı, net ağırlığı 400 kilogramı, yük taşımacılığında kullanılanlar için ise net ağırlığı 550 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz. Bunlardan karoseri yük taşıyabilecek
şekilde sandıklı veya özel biçimde yapılmış olan ve yolcu taşımalarında kullanılmayan üç tekerlekli motosikletlere yük motosikleti (triportör) denir.
Bisiklet : (Değişik: 12.07.2013-6495/13 md.) Üzerinde bulunan insanın adale gücü ile pedal veya el ile tekerleği döndürülmek suretiyle hareket eden motorsuz taşıtlardır. Azami sürekli anma gücü 0,25 KW’ı geçmeyen, hızlandıkça gücü düşen ve hızı en fazla 25 km/saate ulaştıktan sonra veya pedal çevrilmeye ara verildikten hemen sonra gücü tamamen kesilen elektrikli bisikletler de bu sınıfa girer.
Motorlu bisiklet (Moped): (Değişik: 12.07.2013-6495/13 md.) Azami hızı saatte 45 kilometreyi, içten yanmalı motorlu ise silindir hacmi 50 santimetreküpü, elektrik motorlu ise azami sürekli nominal güç çıkışı 4 kilovatı geçmeyen iki veya üç tekerlekli taşıtlar ile aynı özelliklere sahip net ağırlığı 350 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz." olarak tanımlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacı, desteğinin sürücüsü olduğu plakasız ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi olmayan araç ile dava dışı sürücünün sevk ve idaresinde olan... plakalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu desteğin hayatını kaybetmesine ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olmadığından asıl davayı Güvence Hesabına yöneltmiştir.
Ancak dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden davacının desteğinin sürücüsü olduğu aracın motosiklet mi yoksa motorlu bisiklet mi olduğu belirlenememektedir. Bu nedenle öncelikle Karayolları Trafik Kanununda yer alan tanımlara göre kazaya karışan aracın niteliği araştırılarak Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yaptırma zorunluluğu olan araçlardan olup olmadığı belirlenmeli, sonucuna göre asıl davada davalı ...'nın sorumlu olup olmadığı hususu değerlendirmelidir.
Eksik inceleme ile davalının sorumlu tutulması hatalı olmuş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre, asıl ve birleşen davanın davacısı ... vekilinin tüm, asıl davanın davalısı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl davanın davalısı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan hükmün BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl ve birleşen davanın davacısı ... vekilinin tüm, asıl davanın davalısı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı (Asıl ve Birleşen Davada) ...'a yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'na iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6192, K. 2023/11286, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama